1. akşam köyden indim şehire filmini izlediğimde nick ine bir anlam verebildiğim, yüzümde bir gülümseme oluşturan youser
  2. kadın haklarını savunmak için bu konuda kendisinden farklı düşünenlere ''anası ezik, bacısı gizli işler yapar'' diyen youser. tabii alışmadık dötte lastik durmaz. kafa bu kafa, kadın haklarını savunuyormuş gibi yapmanın nedeni mama beklentisi. iki kelam etmekle olmuyor o işler, içselleştirmek gerekiyor.

    şu yazdığımı anlaması hardware ve sofware olarak mümkün değil. bunu başaramaz.

    ne yapacağız sizinle bilmem ki? hayır sussanız sadece dinleseniz, sadece okusanız, sadece gözlemseniz sıkıntı yok ama siz hiç aynaya bakmadan aleme nizam vermeye çalışıyorsunuz. sıkıntı burada başlıyor işte. hayata 10-0 geride başlamışsınız ve evet öğreneceksiniz, gelişeceksiniz ama okuyarak, izleyerek, dinleyerek, susarak. elaleme don biçmeye çalışırsanız, akıl öğretmeye, akıl vermeye çalışırsanız bunları başaramazsınız, gıdım ilerleyemezsiniz. 100 dinleyecek 1 konuşacaksınız. o bir de soru sormak için olacak, analiz sentez yapmak için değil. yoksa 40 yıl geçer hala koyduğumuz yerde otlarsınız.

    donanım ve yazılımınız bunlar için uygun değil. ben de varım diye ortaya çıkınca zaten düşük olan seviyeyi daha da aşağı çekiyorsunuz. çok temel, çok basit şeylere dönüp sıfırdan başlamamız gerekiyor. hayır hem kendinize güldürüyorsunuz hem de bizi paçalarımızdan aşağı çekiyorsunuz.

    neyse ben cevabını verdim. ağlıyordur şimdi.

    ekleme: yanlış anlama olmasın, bir açıklama yapayım. bir zümreyi, bir sınıfı değil bir kafa yapısını değerlendirdim. kırmak, üzmek de istemiyorum, bir kafamı çeviriyorum, iki başka yöne bakıp ıslık çalıyorum. cık anlamıyorlar ''aleme nizam vermeye'' çalışıyorlar. elbette bir insan kendini ifade edebilir, üstelik ne kadar saçma ne kadar abuk olursa olsun kendini ifade edebilir, istediğini söyleyebilir. ama saçmalarken bir yandan varsayımları üzerinden hakaret ederek kişiselleştirirse yani ad hominem yaparsa üstelik öğreten adam havalarına girerse alacağı cevabın şeklinin ve dozunun değişmesine hazırlıklı olmalıdır.
  3. kimseye şahsi olarak "anası ezik, bacısı gizli işler yapan" dememiş youser. genele hitap etmiştir, bundan kasıt; cinsinin egemen algısınin farkındalıgı olmayandır. cümlede şu şekilde geçmiştir; "... sormaz anam neden sinmiş, bacım her şyini neden gizli yaşamak zorunda kalır..."
    yazıyı okuyanlar adhominem olmadıginı göreceklerdir. çarpıtma üzerine 8 paragraf döşeyince karsıdakini ağlatacağinı düsünüp, karsısındakinin tartışma algısını eleştirip üzerine "off nası soktum lafı" sonucuna erişen sefilliğe aynı sefillikte cevap vermez. zaten "kafamı çeviriyorum uf hiç de umrumda değil" yaklaşımı yanlışı yüzüne vurulduğunda kalbine hançer saplanan patolojinin ta kendisi.
    cevap niteligindeki entrynin her yerinden "ben yanlış düsünüyorum" realitesi cıkıyor zaten.

    buraya bakanlar önce eleştirenin yazdıgına baksın. (#231997)
  4. kişisel bir görüş olmasından hareketle subjektif olabileceği eleştrisini baştan kabul ederek heyecanlı bir youser diye tanımlarım.

    oysa kendisi öyle yapmaz. tabiat kuralı, matematik formülü gibi sunduğu, haşa allah kelamı gibi sunduğu kendi sığ dünyasıyla ve bakış açısıyla aleme nizam verir.

    yemedik ama hadi yedik diyelim ve o paragrafı çıkaralım. zaten 3 paragraf.

    ''feminizm algısını ancak gözüne görünen üzerinden, sol algisını sağcıların kendisine gösterdiği, ya da okulda gördügü kişilerden, herhangi bi azınlıga ait duyarsamasını çoğunluğun leş egemen algısıyla edinen, güclünün bakır bir tel gibi eğip büküp devreye taktığı tipler için slav memesinden ibarettir.''

    what is ad hominem? this is ad hominem. zaten esas karın ağrısı bu paragrafta çıkıyor ortaya. sadece stalinistlerin anlayacağı şekilde stalin'in bencil mi olduğunu sordum. hop feminizm başlığında bunlar geldi. bakın varsayıyor, kafasında bir streotip var. o kalıba sokmak için kendince aşağılıyor. benim bu güne kadar nerelerde olduğumu, neler okuduğumu, neler izlediğimi, kimlerle konuştuğumu vs vs bilmiyor.

    bakınız bu entry

    genç arkadaşımız yani en azından ruhen aklen genç youserımız maddi gerçeklikleri benim uğradığım sağcı politikalara bağlamış. adhominem'in dibine vurarak varsaydıkça varsaymış.

    bir paragrafı inkar etti. ikinci de patolojik hançer neresine girdi bilmiyorum. gelelim 3. paragrafa;

    ''memeyi bu kadar seviyorsanız bilin ki sizi besledigi günlerin huzurunu arıyorsunuz diyedir. o memedeki şefkate şefkat üretmeden onu sevemezsiniz. ya da iyi bi arkadasınız olmaz mesela, beslenmekle huzur buldugunuz her kisi bir şefkatli bir memedir. şefkatsiz sevmeyiniz baylar... lütfen''

    was ist das? das ist ad hominem. yine varsayıyor youserımız, kendince kabuller yaratıyor. kafasında oluşturduğu streotip üzerinden ekmek kavgası veriyor.

    sayın yousera tavsiyem; her yazının her konuşmanın kendisine hitap etmediğini, bazıları için yeterli donanım ve bilgiye sahip olmayabileceğini. işine bakması gerektiğini, kimsenin ona açıklama yapmak, öğretmek, bilgilendirmek zorunluluğu olmadığını, onun ufkunu açmanın insanların umurunda olmayabileğini saygılarımla bildiririm.

    neden uzun yazmak zorunda kalıyoruz? çünkü anlamıyor bazılarımız. ben bazılarımıza göre 10 paragraflık olabilecek bir şeyi 3 cümlede anlatırım. çevremde ki benim seçtiğim insanlar da anlar.

    hadi şimdi patolojiye devam. selametle.

    ekleme: bir insan, bir youserın entrysinin bir altına o entry ve aynı gün yazdığı başka entryler üzerinden işine geldiği gibi oluşturduğu varsayımlarını baz alarak adhominemin dibine vurarak o yousera hakaret edip sonra da ben genel yazdım diyorsa bence ağlamalıdır. yazık la kimin çocuğuysa.

    bu kadar temel, bu kadar basiti kabul etmiyor. hala daha öğreten adam havalarında. ben gülüyorum, bence birilerinin ağlaması gerek. hala daha sefilliğe sefillikle cevap vermem bla bla bla diyerek kendini üst bir yerlere konumlandırmaya çabasıyla rezillik yaratıyor. ağla sayın youser ağla.

    ekleme: tekrar ediyorum. kimseyi kırmak, üzmek istemiyorum. bundan sakınıyorum, kaçınıyorum. lütfen...o şemsiye açılmaz. açmaya çalıştıkça anatomik zararlar oluşur.

    uff kafamı çeviriyorum ama direkt üstüne. burada ühühühhü diyeceksiniz sayın youser. sakin olun derin derin nefes alın, kendinizi kasmayın. ağlayın rahatlarsınız.
  5. müthiş, çok yaratıcı komik bir nick sahibi youser.

    insanlar özellikle ulaşıp diyorlar ki ''uymayın extracts bey. herkesi düzeltemezsiniz, sizin işiniz değil.''

    diyorum ki kendi kendime haklılar iqları ayakkabı numaramdan küçük insanlar bunlar. sonra bakıyorum. ya sabır çekip, kafamı çevirdiğimi söyleyince bunu '' zaten "kafamı çeviriyorum uf hiç de umrumda değil" yaklaşımı yanlışı yüzüne vurulduğunda kalbine hançer saplanan patolojinin ta kendisi.'' diye değerlendirip, yazıyorlar.

    sonra da sidik yarıştırmıyorum diyorlar.
  6. kırmızıyı yakıp ulaştı.

    benim tepki koyduğum entryde beni ve kafasında ki konuyla ilgili diğer bütün sorunları tek bir potada eritip sallamış.

    senin ışıklar altında parlayan bir yıldız olma gayenin mesnetsiz iddialarla mezesi olma rolunü bana biçersen bu durumun ifşasını yaparım. karşılığını alırsın.

    youser kafasında ki gölgelerle benim üzerimden kavga ediyor. ben bu ne böyle deyince, bana patolojik vaka diyor.

    ifşadan bahsediyor. ben etmem, kimseyi ifşa etmem.

    ama senin yerinde olsam dikkatli olurum. dünya üzerinde interneti olan herkes burada yazılanları okuyabilir. kendi adıma şikayetçi de olmam, sana söz. ama tutar birisi ''dur ben de onu ifşa edeyim.'' der, sonra yazın yediğin hurmalar rahatsızlık verir.
  7. ilginç bir youser.

    kendi ifadesine göre, beni referans göstererek genele sallıyormuş.

    baştan beri aynısını söylüyorum. okumak, okuduğunu anlamak gerek. kafasında ki streotiplerle beni birleştirip karikatürize etmeye çalışıyor. sonra ''ufff, sen de üstüne alınma. aman, sen de, ufff salak şey'' diyor.

    yazık gerçekten yazık.

    bu kafada ki insanların gözünde diğer insanların böcek kadar değeri yoktur. hep haklılardır, hep en bir süper. yeter ki o biricik egoları zarar görmesin. de ego boşsa çekilmiyor. hiç rahatsız olmam egodan ama boş olmayacak. daha önce de yazdım altı boş ego ergen tribi. ergen tribi çekmem.

    yeter ki insanları meze yapıp ''hani bana mama? ama ben de açım!'' diye dolanabilsinler.