1. "argumentum ad populum" "genel kanı safsatası"

    bir fikrin doğru ya da yanlış olduğunu öne sürerken genel kanıyı ispat olarak ortama yuvarlamak.

    ör: herkes bilir ki bütün belediye başkanları ihaleleri tanıdıklarına verir, ahmet de belediye başkanı, demek ki o da tanıdıklarına ihale veriyor.

    (bkz: ad hominem)
    abi
  2. günümüzde en çok kullanılan aldatmacadır ve beni aşırı rahatsız eder. yok şu kesim şöyledir, şu burçlular böyledir. tanımadan yargılamaya çok meraklıyız. sebebine gelecek olursak bana kalırsa ihtimal, seçenek fazlalığı insanları çıldırtıyor, daha çok düşünmeye sevk ediyor ve insanların çoğu düşünmeyi sevmiyorlar, kendilerine yük olarak görüyorlar, napıcam şimdi kendimi yorup diyen çok kişi duydum. bu sebeple ortak noktaları hemen birleştirip sonuca gitme aşkı daha ağır basıyor. fakat insanların farklılığı göz ardı ediliyor; zevklerimiz, konuşmamız, düşünme sistemimiz hep farklı. yaftalamadan önce tanımaya özen göstermeli.
  3. (bkz: malumat)
    (bkz: mahmudat)

    bu konuda iki kitap önermek isterim. terim tanımları için osmanlı geleneğinde belagati ve ahmet hamdi'yi etraflıca ele alan, osmanlıca örneğini de birebir yansıtan ilk kitap : belagat-ı osmaniyye

    ibn sina felsefesinde retorik, isimli ikinci kitapta, m.ö 5. yy'da sofistler ile başlayan retorik geleneği, platon'un ömrünün ikinci yarısında çokça karşı çıktığı ve safsata olarak nitelendirdiği, sofistler ile bir dönem doktrin haline gelen bu 'paralı felsefi eğitim' sistemlerini, aristo ile gürleyen meşşai felsefe öğretisini (farabi, ibn sina ve ibn rüşd de bu tariktendir.) inceleyebilirsiniz. genel kanı aldatmacası'na 11. yüzyılın başlarında esaslıca değinmiş olan ve "havâss"tan ziyade "avam" için icra edilen retoriğin en güçlü silahı mahmudat'a (övülen) yer veren bu kitaplarda antik yunan savlarının dünyada dinlerden felsefelere, edebiyattan ve sanattan toplum ahlakları ve hukuka, birey ilişkilerinden fizik, matematik, geometri ve tıpa ne denli güçlü tesir etmiş oldukları bir kere daha doğrulanıyor.