1. her ne kadar devlet kontrolünde olsada mutlaka kondom kullanın.

    orda çalışanlara abla demeyin.

    ilk kez gidecekseniz maksimum 20 sn süreyecek iş için arkadaşlarınıza ben yaptımı 20 dk deyip arkadaşlarınızla iddiaya girmeyin.
  2. bahşiş bırakın, 3 e 5e bakmayın.
  3. özele gidin beyler. özelde eğitim iyi.
  4. zorda kalmadıkça oraya gidip seviyenizi düşürmeyin. cinselliğe başka yolla erişemiyorsanız son çare olarak gidin. parayı verirken on dakikadan erken çıkmam diye şart koyun. çıkarken kadına iyi günler deyin.
  5. gitmeyin !!günah!! gitmeyin
  6. deneyimlemem sonucunda tek tavsiye: yanlışlıkla gitmeyin.

    istanbul'a geldik geleli üniversite için bir geyik dolanır gider. karaköy'ün adının alakasız bir cümle içinde kullansanız dahi hemen ergen muhabbeti yapılır. elektronik devre parçaları vs. almak için sıklıkla giderdik ve her gidişimiz de muhakkak arkadaşlardan biri bu saçma geyiği yapardı: "ooo karaköye gidiyorsunuz". üniversitenin o ergen dönemlerinde bunu benim de bir kaç kere yapmışlığım var (hatırlayınca kendimden soğudum *).

    bizim hikayenin arka planı pek tabii ki bu kısımdı. o kadar yıl boyunca yüzlerce muhabbette zürafa sokak lafı geçmiştir ama gel göster desen neresi olduğunu bilmem. neyse, geçen yıl bir arkadaşımla fotoğraf çekmeye çıktık. arada çıkarız ve eminönü, sirkeci, karaköy, galata, sultanahmet taraflarını fotoğraflardık. eğlenceli aktivite. hem çok bilinmeyen yerlere, hanlara filan da girip yeni hayatlar görürüz, yeni kimseleri tanırız, bilmediğimiz şeylere tanık oluruz (evet arka planda gizli bir davet var, bu tarz aktiviteleri yapan arkadaşlarla beraber de çıkabiliriz). konuyu çok dolandırmayayım.

    o gün şişhane'de buluştuk. amaç, tünel'den aşağı karaköy'e inip o kısımlarda zaman geçirmek ve ardından karaköy, galata köprüsü takılmak. karaköy'e indik sayılır bir sokak gördüm soldan hafif kavisle böyle eğimli tatlı bir yol. paket taşları yerde, üst tarafının bir kısmını kaplayan asma ya da sarmaşık gibi bitkiler vs. havada da sonbaharın sakinliği ve sıcaklığı. hadi dedim ayıbalığı gel şu yoldan inelim. tamam abi dedi, daldık. ilk 3 metrede solda bir tezgah, üzerinde bir dünya prezervatif. dedim herhalde çok ortalık yerde satmasın diye buraya girmiş. sonrasındaki bir kaç metrede solda yine küçük bir dükkan ve tabelada "emanetçi" yazıyor. daha aşağı baktım "sıhhi banyo" vs. biz hala uyanamadık. garip bir yermiş diyorum kendi kendime. sağa baktım. kocaman bir han gibi bir yer. kocaman metal bir kapısı var. içerisi geniş ve gri bir avlu. gayet ruhsuz, soğuk bir yer. xray gözüme çarptı, ardından memur bey. hala anlayamadım ama. kapının dışında duran girişken bir abimiz bizi durdurdu, tekti zaten orada. gençler hoş geldiniz, alalım sizi içeri dedi. misafir edelim. biz hala burası neresi ulan filan diyoruz. tak o anda benim jeton düştü ama ayıbalığı çoktan sormuş bulundu. "gençler burası mektep. var mı kaydınız? gelin bir siftah yapın yoksa" dedi. biz yok abi işimiz olmaz, sadece geçiyorduk denk geldi filan dedik. "gençler gelin papaz her gün pilav yemez" ile devam etti ikna çalışmaları. biz sıvışmaya çalışıyorduk, adam da bizi içeri sokmaya. neyse bir şekilde devam ettik yolumuza. paket taşlı sokağın sonuna geldik hala arkamızdan bağırıyordu "gençler gelin ayarlarız bir şeyler. papaz her gün pilav yemez".

    bizim papaz her gün pilav yiyor. bu da böyle bir anıdır. gidecekseniz en azından yanlışlıkla gitmeyin

    edit yapma gereği görme editi: pek çok yazar arkadaş sadece "gitmeyin" demiş. fark etmiyor gerçi sadece "gidin" de deseler aynı yorumu yapardım. bence argümanlarla beraber sunsalar girilerini daha tatlı olurdu.

    diğer bir edit: hayatımda hiç geneleve gitmedim bunun pek çok sebebi var. yukarıdaki olayda da o ergen geyiklerini yaptığımızdan bir 6 sene sonra önünden geçiyorum zaten yanlışlıkla. şahsi önerim geneleve gitmemeniz yönünde. merak da ediyorsanız gidin bir kapısının önünden geçin. burada esas soru neyi merak ettiğiniz. bu yüzden şahsi önerim malum iş içindi.
  7. "gitmeyin"
  8. kesinlikle "gitmeyin" ...
  9. kapının önünde bir x-ray cihazını göreceksiniz, yanında ise formalite icabı orada duran bir polis, biraz ilerlediğiniz zaman sizi içeri davet etmeye çalışacak sokakta görseniz yüzüne bakmayacağınız kadınların davet seslerini duyacaksınız, biraz ürkeceksiniz, devam edeceksiniz yürümeye, göz ucuyla onlara bakacaksınız, sonra geri döneceksiniz, bir karar verme aşamasında olacaksınız, 'ulan gelmişken giriyim, ne olacak sanki.' diyeceksiniz, bunu demeyin. girmeyin, oralar pislik dolu yerler, oraya gideceğinize o parayla iki üç kitap alın okuyun, yemin ederim daha çok faydasını görürsünüz.
  10. girdileri görünce şaşkınlıkla hala var olduğunu öğrendiğim yer..