1. haberlerde bir yeşilçam kelimesi geçer; bu bir dram, ya bir hüzün, bazen bir yoksulluk akla gelir. haber kanalları; türk filmlerinin tanıdık yüzlerinin son yıllarındaki yoksulluk öykülerini haberlere taşımaya bayılır. hiç unutmam sami hazinses ürkek ürkek bakarken trabzonspor klubü başkanı kendisine sahip çıktığını açıklamış ya reha muhtar yada bir türevine canlı yayınla bağlanmıştı. babamın bir lafını da çocuk aklımla unutamıyordum. "hulusi kentmen o kadar fakirmiş! ki zengin olmanın nasıl bir duygu olduğunu anlamak için fabrikatör rollerini tercih edermiş" o gün bugün hulusi kentmen'i takip etmiştim, hulusi kentmen, tarık akan ile halit akçatepe hergelelerini tokatlayan zengin babaları olduğu gibi yer yer de mahallede sukuneti sağlayan ağır komiser abi'yi canlandırıyordu. gel zaman git zaman bu oyuncular arasından birisi dikkatimi çekiyordu. bu kişi belertmiş gözlerinde komedi ile hüznü bir arada sunabilen cevat kurtuluş'tu.
    cevat kurtuluş görülebilecek ender yeteneklerinden birine sahip iken talihsiz bir coğrafyada belki de doğru zamanda doğmamanın mı bilinmez, bakışları ile birden çok şey anlatmaya çalışıyor büyük oranda da yüreğim dağlanıyordu. bir bakışa birden çok anlam yükleme konusunda benim havada kalmış olma ihtimalim de yok değildi. zira herkes benim gibi düşünmüyor olacak ki cevat kurtuluş şu açıklamayı yapma gereği duymuştu "ben bir soytarı değilim canlı arşivim" cevat kurtuluş

    "inanın yolda yürüyemiyorum rahatsız oluyorum neler demiyorlar ki.. salak adam, aaa aptal'a bakın, geri zekalı cevat kurtuluş gibi sözler. küfür edenler, alay edenler, tükürüp kaçanlar... öyle sanıyorum ki şöhretin zararını benim kadar çekenler yoktur." cevat kurtuluş'u tanıtmaya gerek var mı bilmiyorum, mutlaka denk geldiniz, ben bu akşam rüştü asyalı'nın keloğlan aramızda filmi'nde denk geldim,

    Cevat Kurtuluş ; Türk tiyatro ve sinema oyuncusu. Gençlik yıllarında Ankara'da Opera korosunda çalışmış, 1940'lı yıllarda gazinolarda taklit yaparak ünlenmiştir. 1947'de İstanbul'a gelerek filmlerde rol almaya başladı. İlk filmi 1947 yapımı Kerim'in Çilesi idi. Özellikle mimiklerle beslenen oyunculuğu ile, 1960'lı ve 1970'li yıllarda çok sayıda filmde irili ufaklı roller aldı. Yeşilçam filmlerindeki 'aptal uşak' kompozisyonunun yaratıcısı ve temsilcisi oldu. 80'lerde az sayıda filmde ve Gülünüz Güldürünüz gibi bazı TV programlarında yer aldı. 1992'de geçirdiği kalp krizi sonrasında 70 yaşında öldü. Mezarı Feriköy Mezarlığındadır.

    cevat kurtuluş'tan bu kadar bahsedip başlığın diğer isim hakkı olan geoffrey rush'tan bahsetmemek olmaz

    geoffrey rush Avustralyalı aktör. Üniversitede geçirdiği öğrencilik döneminde Mel Gibson ile aynı odayı paylaştı. 1996 yılında, Shine filminde oynadığı rol, Rush'a En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandırdı. Sonraki yıllarda Shakespeare in Love ve Quills filmlerinde gösterdiği performans ona iki Oscar adaylığı daha kazandırdı. Karayip Korsanları üçlüsünde Kaptan Barbossa rolünü canlandırdı. 2005 yılında, Peter Sellers'i canlandırdığı Peter Sellers'ın Yaşamı ve Ölümü filmindeki rolü Emmy ödülüne layık görüldü. 2010 yılında En İyi Film Akademi Ödülü kazanan Zoraki Kral filminde kendisine birçok ödül ve adaylık getiren yardımcı rolle birlikte aynı zamanda filmin yapımcılığını da üstlendi.

    benzer yeteneklere sahip bu iki değerli isim ekrana aynı şekilde yakışıyorken hayat bu ikisine aynı talihi sundu mu bilinmez? birisi cevat kurtuluş idi sokak bazen tebessüm gösterirken bir o kadar acımasız davranabilmiş diğeri ise geoffrey olup yeteneğini talihi ile birleştirip oscar'a uzanmış.
    geoffrey rush geoffrey rush 2