• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
Yazar sunay akın
geyikli park - sunay akın
falih rıfkı atay’ın ateş ve güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz:
“siz gençler ne tembelsiniz? hiçbir şey yazmıyorsunuz. çanakkale’ye bir torpido şair ve ressam gitti. daha bir kitap bile görmedik.”

oysa çanakkale’yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 temmuz 1915’te sirkeci’den trenle yola koyulur. davete, aralarında ibrahim çallı, enis behiç, hamdullah suphi, ömer seyfettin, ibrahim alaattin, nazmi ziya ve mehmet emin’in de olduğu on yedi kişi katılır. “heyet-i edebiye” olarak anılan grup, bir ingiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen namık kemal’in bolayır’daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.

davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı çanakkale savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. tevfik fikret, başucunda duran çanakkale’deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…

ve sunay akın, çanakkale’den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, geyikli park subaya geç kalmış bir özürdür adeta. ( kitap özeti işkültür.com sitesinden alınmıştır.)
  1. bir solukta okunabilecek gerçek hayat hikayelerine dair bir kesit. çanakkale savaşı'nın bilinmeyen yönlerini, tarihe tanık olmuş insanların anılarından kendi yorumuyla kaleme almış yazar. sunay akın'ın akıcı diline konuşmalarından ve dergi yazılarından bildiğim bir şey olsa da kitap cümlelerinde bulmak kendisini çok güzel. bazı hikayeleri var, o kadar güzel başlayıp bitiriyor ki..

    genelde savaş ve izleri kitapta anlatılanlar ve yakın tarihimizden ise gezi parkı olayları ve süreci hakkındaki düşünceleri yer alıyor. yine bu kitap sayesinde fazlaca okuyacak kaynak bulmanız mümkünken, müzelerin hayatımız için ne kadar önemli olduğunu da vurgu yapmış. tarihsel süreç içerisinde de yine, japonya ile olan bağlarımızı irdelemiş yine belgeler eşliğinde.