• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.43)
gintama
edo dönemi sonlarında dünya ve uzaylılar (amanto) arasında bir savaş çıkmıştır. birçok samuray bu savaşta hayatını kaybetmiştir ve amanto'lar dünyayı ele geçirmiştir. kılıç kullanımını da yasaklamışlardır, böylece samuraylara ihtiyaç kalmamıştır.

eski bir samuray olan sakata gintoki, kagura ve shinpachi ile birlikte yorozuya adı verilen dükkanı işletmektedir. burada amaçları ödeme yapan herkesin isteklerini yerine getirmektir. tabii görevleri bu olunca başlarına pek çok iş açılmaktadır.

komedi, bilim kurgu, tarih, aksiyon şeklinde kategorilendirilmiş olan bu animede popüler diğer animelere pek çok gönderme yapılmıştır. birkaçını sayacak olursak; naruto, bleach, one piece, dragon ball, gundam, jojo's bizarre adventure şeklinde sıralayabiliriz.
  1. yeni sezonu başlamış en şahane anime. ingilizce altyazılı tabii, türkçesi için ne kadar beklemek gerekir bilemiyorum. her "bitiriyoruz, bütçemiz yok." dediklerinde yeni sezon sözü verilmiş kabul ediyorum, inanmıyorum artık biteceğine.
  2. genellikle troll ve komedi üzerine kafa dağıtmak için izlediğim bir japon animesi olmasına karşın bazı arkları oldukça ciddi ve kalitelidir.

    diğer animelerden ayıran en güzel yanı ise ciddi olayların olduğu arkların 5 veya 6 bölüm gibi oldukça kısa sürelerde başlanıp bitmesidir. arkların kısa olması kesinlikle sizi yanıltmasın konu anlatımı ve hikaye işleyici insanı izlemeye sürekler.

    ayrıca opening ve ending müziklerinin büyük bir bölümü çok güzeldir. neredeyse her karakter başlı başına efsanedir.

    komedi bölümleri olarak benim en çok sevdiğim düşmanların tuvalette mahsur kalma bölümü olan 79. ve 80 bölümleri, herkesin cinsiyet değiştirdiği 2015 yılındaki 10. ve 11. bölümler ile ciddi arklardan ise gintama four devas oldukça beğenmiştim.

    eğer genellikle komedi tarzı animelerden hoşlanıyorsanız kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim bir seridir.
  3. !---- spoiler ----!

    kendi mezarına bırakılan dangoları yiyen çilekli süt hastası baş kahramanımızın kaygısız tavırlarıyla iş yapışından kalan zamanlarda mükemmel karşılaşmalara imza attığı mangakasının ara ara kendini goril olarak animeye soktuğu şahane animedir.

    !---- spoiler ----!
    diyorsanız ki "ben öyle bir anime izleyeyim ki bazı sahneleri yüzünden başı ecnebi rtük ile belaya girsin bir dönem prime time den kaldırılsın, gülmekten yorgun düşürdüğü gibi epik savaş sahneleriyle ağlatsın" doğru yoldasınız.
  4. hala devam eden seri. 312. bölümün alt yazısı şu sıralar çıktı. samurayları anlatan aşmış yapım.

    !---- spoiler ----!

    ne yöne gittiğimizin bir önemi yok. kaybolursan, arkamdan gel yeter.

    !---- spoiler ----!
  5. bu sezonun en güzel bölümleri yayınlanıyor. "elveda shinsengumi" hikayesi devam ediyor.

    !---- spoiler ----!

    beyaz şeytan...onu kaç kez öldürsen de, o gün yüklendiğin karmadan kaçamazsın. cennetleri inkar ettiğin sürece kaderinde o adamı öldürmeye devam etmek var.

    !---- spoiler ----!
  6. hasegawa taizou nam-ı diğer madao.
    nasıl bir giriş yapsam bulamadım bir türlü. o yüzden direk söylemek istediklerimi söyleyeyim. umut ve yaşama sevinci kavramlarına eş değer bir yapım olan gintama adlı çizgi film/anime serisinin bazı fanlar için duygusal, bazıları için eğlenceli, bazıları için dram(dram derken komedi + trajediden bahsediyorum) yüklü bir bölüm. benim için ise tartışmasız serinin en çarpıcı bölümü. diğer fanlar tarafından şaşkın bir ifade ile karşılanabilir bu durum. zira (zaten) her bölümü bir şaheser olan bu yapımın nice epik bölümleri vardır ki bu bölümü insana hatırlatmaz bile. evet hepimizin büyük bir şevkle izlediği, izlerken yerinde duramadığı gintoki'nin devleştiği, kagura'nın hayvani yüzünün ortaya çıktığı, hijikata'nın yediği cipsin acısından kırıldığı, küçük bir şeytanın cennete meydan okuduğu ve (daha yeni gördüğümüz, tadına baktığımız, bakıp doyamadığımız) çocukluk anılarının birer kabusa dönüştüğü o bölümlerden bahsediyorum. daha de net olmak gerekirse bölüm 87'den, 142'den, 180'den, 211'den, 259'dan, 281'den ve 299'dan sonraki her bölümden bahsediyorum. bu bölümler varken 188 de neymiş!? ama yürek nerede durmak isterse orada durur. yürek bütün bu bölümleri soğurur coşar ve yine de bütün o 316 bölümün arasından kendisine aynaya bakarmış hissi uyandıran sadece tek bir bölümü seçer. işte 188. bölüm böyle bir bölümdür. içimizde yatan oblomov'u değil (çünkü ne kadar zengin olursak olalım soylu dölü olamayız biz) içimizdeki madao'yu gösterir bize... bilmiyorum belki ben abartıyorumdur. zira sakata gintoki, hijikata toshiro, kagura, katsura kotarou, okita sougo, kondo isao(ki kendisi favori karakterimdir) gibi karakterler varken niye madao'ya takar bir insan? çünkü gördüğü şey kurgusal bir karakterden ibaret değildir. kendisinin çizgiye dökülmüş halini görüyordur. çünkü o da zaman zaman kendine salıncak kurar. o da uyuyamadığı gecelerde rayların o rahat ve konforlu uzantısına vücudunu sermek ister ama yapamaz çünkü ankara'da metro dahil tüm ulaşım gece 12'den sonra bitiyordur. o da kendisini filizlendirecek küçük bir ilkokul çocuğu bekliyordur belki, hiçbir zaman gelmeyeceğini bile bile.. evet biliyordur gelmeyeceğini ama yine de o küçük kurumuş fındık ağacı dalına benzetir o umudu, tutunmaya çalışır kırmadan üç parmağıyla. ama bir fark vardır. hem de büyük bir fark. çünkü madao hayatın -273 derecesinde bile kendini feda edebilecek cesarete sahiptir. evet o cesarettir aralarındaki fark. o farktır diğer bölümlerden üstün kılan 188'i gözünde. neticede gözlerinden sake akmaya devam eder yüreğin hiç sake içmediği halde ve tekrar salıncak kurma hayallerine geri döner.

    belki 6 ay belki 1 yıl sonra gidebilecektir nihayetinde hep birlikte olmak istediği insanların yanına. ve orada gökten 3 elma düşene kadar mutlu mesut yaşayacaktır gözlerinden akan sake damlalarıyla...
  7. "madao ne zaman çiçek açacak?"