1. gitmek, farklı bir yerlerde kalma çabası, buna cesaret gösterebilme yetkinliğidir.
    vücudunun ihtiyaç duyduğu şey ile muhtaç olduğu kavramları görmezden gelerek, dibindeki taşlar hayal meyal görülebilen bulanık mavilikleri sevebilmektir.
    saçlarının uçlarında kırıklarla birlikte yaşayabilmektir bir kadın için ya da bir erkek için garantilerini terk edebilmektir.
    gitmek, tekrara düşmeden monotonluğu hissetmeyi öğrenebilmektir.
    bir sahil kasabasında yaşlanmayı dilemek, kendi domateslerini yetiştirirken toprak kokusunu kendine yakın görebilmektir.
    gitmek, paranın bir araç olduğunu fark edip şahsına duyulan saygının ölçü birimini değiştirmektir.
    şairin de dediği gibi bazen;
    "bana doğru değilse yolun, hep gidiyorsun."
  2. gitmek vazgeçmektir.

    veda edememe özürlüyüm. sevmem vedaları. kimbilir belki de hep gidenlerin son tanığı olduğum içindir. sevmem elveda kelimelerinin iki yüzlülüğünü.
    kişilerin hayatına nasıl sessiz sedasız girmişsem öyle giderim. anlamaz kimse gittiğimi. susarım içimdeki zilyon tane cümleyi susarak söylerim. gitmemek için çok uğraşırım. ama gitmek elzemse giderim. yıkıcı, yakıcı olmaz gidişlerim, toz duman bürümez her yani. sessiz, sedasız sakince kapıyı çeker çıkarım. duyulmaz kapının sesi. öyle valiz hazırlamam ben. oradan birşey taşımam. "ceketini alıp çıkmak" derler ya. çeketimi de almam ben.

    gitmek kolay derler. koca bir yalandır o söz. gitmek en zorudur. yolculukların en zoru, en meşakkatlisidir. kendine yolculuk yapar insan. bir sarmalın halkaları gibi kendi girdaplarında kaybolur. ruhu derin denizlerdeki anaforlar gibi döner, döner, döner.

    peki ya sonrası? sakin bir okyanus adasında kumların üzerine sırt üstü yatıp gökyüzünü seyretmek gibi, bazen bir çift göçmen kuşun kanadında uçmak herşeye kuşbakışı bakıp öylece süzülmek. bazen de mistik bir tapınağın duvarlarına çarpan mistik müziklere eşlik etmek gibi.

    zordur gitmek dününü, bugününü, yarınını alıp yola koyulmak kolay değildir. öyle işte.
  3. 1 kelime, 6 harf olan bir fiil. peki ya anlamı? gitmek bir kurtuluş mudur veya bir kaçış? hiç sanmıyorum. insan hayatını daimi ettirebilmek için gitmek zorunda yani bir nevi gelmek zorunda.

    gitmek ile gelmek aslında aynı anlamı taşır diyebiliriz. bir yere gidiş aslında o yere gelistir. bu eylem somut olduğu kadar soyutta olabilir ki asıl insana koyan soyut olara gitmek oluyor. ne olur gitme dersin bazen sevdigine ama o seni duymaz ve bir başkasına sana geliyorum der o sıra.

    bir kere gidildi mi geri dönüşü olamaz, olmamalı...
  4. bir yazısında umut sarıkaya "gittiğin yere kendini kendini de götürürsün" yazmıştı.
  5. bir kez gelsin, ben gitmeye razıyım.

    yeter ki bir 'an/ı' içinde bulunalım.
  6. hikayelerimizin vazgeçilmez fiili. hayatımızın da birkaç fazla hikâyeden teşkil ettiğini söylersek hayatımızın da parçası olur.

    gitmek ; umumi olarak bir şeyleri sonlandiran eylem. asla hareketle sınırlı değildir. bazen bir fikir gider bazan bir his. bazen varlığın-bedenin- bazen varoluşun. gidişlerin sonu olmadığı gibi oluş şekli de saymakla bitmez.

    gitmek ; birçok anlam, bircok fiil.

    dokunmak istediğim nokta ise insanın insandan gitmesi. bir çırpıda unutulan, uzun süreli çok anılı dostluklar, istenildigi kadar dolu olmadığı için bırakılan ilişkiler ve benzeri. bunlara unutmak demeyelim. yalan konuşmaya gerek yok. anılardan gitmek sadece, yaşanmış yaşamdan uzaklaşmak.

    tamam devam etmek için gerek anlıyorum ama sadece bana mı üzücü geliyor ? birbirimizden de bu kadar kolay gidersek birbirimize nasıl güvenecegiz ?
  7. son demde, sondaki 'k' düşüyor.
    eğilip alanlar ve yerine koyanlar gidiyor.
    almayanlar 'k' ile kalıyorlar
    oyacakları bir şey yoksa koyacakları bir şey oluyor ellerinde.
  8. en zor olanı.

    ver elini yüreğim, umudum, hislerim, emeklerim... gidiyoruz.
  9. her türlü bir kaçış ve vazgeçiştir. yeni bir başlangıç bile olsa eskiden kaçmak, arkada bırakmak vardır işin içinde.
    wtf
  10. her gidenin bir kalanı, her gelenin bekleyeni vardır.
    kalandan ayrılıp bekleyene varmaktır gitmek.