• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
goethe öleyazıyor - thomas bernhard
"(...) ülkem hep sapkın bir çoraklık ve korkunç bir duyarsızlık olarak göründü bana. sadece gri, kötürüm şehirler ve insanı yıldıran bu manzara içinde hain ve yalancı ve alçak insanlar. bu şehirleri öyle kötürümleştiren, bu toprağı o kadar çoraklaştıran, bu insanları o kadar hain ve alçak yapan ne idi, anlaşılamıyordu. manzara da insan kadar haindi, öyle kötürüm, öyle alçak, o da beriki gibi tamamen, ölümüne yıldırıcı, açık söylemek gerekirse (...)"
("alev alev yandı, kül oldu. sabık bir arkadaşa gezi raporu" adlı öyküden)
edebi öfkenin çocuksuz babalarından thomas bernhard, yapıtında ana izleği olan yalnızlık, anne babaya duyulan nefret ve ülkesi avusturya ile aşk-nefret ilişkisini goethe öleyazıyor'da da aynı ısrar, dirençle işliyor, trajik anlar ve komik durumları ustaca bir ironiyle yazınsallaştırıyor.
goethe öleyazıyor'da, thomas bernhard'ın belirli bir dönemde yazdığı (ilk olarak seksenli yılların başında gazetelerde yayımlanan), eskiyi ve yeniyi buluşturan, bize epey tanıdık gelen dört öykü, başka bir deyişle bildik hikâyeler yer alıyor.
"goethe öleyazıyor" başlıklı ilk öykü anakronik biçimde, ünlü alman yazın ustası johann wolfgang von goethe'nin ölüm günü olan yirmi iki martta, avusturyalı felsefeci ludwig wittgenstein'la yüz yüze tanışma isteğini üçüncü kişiler aracılığıyla aktaran, ironik bir üslupla goethe'nin diline de öykünen ve onu hicveden bir öykü. anne baba ile çocuk arasında yaşanan çatışmayı, yarayı işaretleyerek anlatma yolunu seçen "montaigne" ve "yeniden görüşme" başlıklı öyküler çocuğun gözünden, anne babaya duyulan öfkenin dışavurumu olarak da okunabilecek birer taşlama. "alev alev yandı..." öyküsünde ben-anlatıcının ülkesi avusturya ile yaşadığı gelgitli ilişki kısa ve öz biçimde rapor ediliyor.
bu dört öyküden oluşan toplamda yer alan iki uzun öyküden ilki "goethe öleyazıyor" anakronizmi ve üslubundaki olağanüstü hicvetme başarısıyla öne çıkarken, "yeniden görüşme" başlıklı öbür uzun öykü de bütün yapıtında aile temasından hemen hiç kopmayan thomas bernhard'ın öyküleri arasında bir doruk sayılabilir.
fatih özgüven'in yetkin çevirisiyle goethe öleyazıyor, biçem ustası ve "kara hikâye" anlatıcısı thomas bernhard'ı bütün sadeliğiyle okuyabilmek için kısa metrajlı ama heyecan verici bir patika.
(tanıtım bülteninden)
  1. huzursuz yazarımız thomas bernhard'ın alışıldık üslubuyla yazılmış dört öyküden oluşuyor kitap. öfke, nefret, ebeveyn çatışması, kendi kendine söylenme hali.

    !---- spoiler ----!

    "durmadan huzur arıyoruz ve tabii bulamıyoruz çünkü biz huzursuzluğun ta kendisiyiz."

    !---- spoiler ----!