• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.74)
good will hunting - gus van sant
will hunting fazlasıyla yüksek bir zeka seviyesine sahip, üniversitede temizlikçi olarak çalışan biridir. temizlik yaptığı akşamlardan birinde, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir, çözülmesi neredeyse imkansız olan bu problemi rahatlıkla çözen will, sessizce ortadan kaybolur. kısa zaman içerisinde problemi yazan profesör tarafından keşfedilen will bu başarısını diğer sorularda da sürdürecektir. ancak bir kavga sebebiyle hapis cezasına çarptırılan will'in bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.
  1. fakir ama zeki, zeki ama zekasını heba etmeye istekli bir çocuk* ile onun psikoloğu* arasında geçer film. senaryosunu matt damon ve ben affleck birlikte yazmışlar.
    zgrkk
  2. -it's not your fault
    -i know.
    -will it's not your fault.
    -...

    diyalogunun olduğu sahne komaya girercesine ağlamama sebep olmuştur. kişisel terapi yöntemi olarak ara sıra izlemekteyim.
  3. bir ilizyon ile seyirciyi olaya çeken klasik amerikan abartması film.

    filmin içinde çok güzel ve sağlam mesajlar var, bunu göz ardı etmem asla. ayrıca robin williams abimiz de mükemmel oynculuğunu göstermiştir. ancak benim eleştirim yaratılan kahraman figürüne.

    her şeyi yapabilen bir genç, çok zeki, çok yakışıklı, ilgi odağı ve bununla birlikte umursamaz, egoist, kararsız, savruk. herkesin üzerine çabaladığı ama kimse için çabalamayan vs.

    bu karakterler her dönem yaratılmıştır. böylelikle zıtlıklardan ve kişinin kendi sınırlılığından dolayı bu karakterlere daima bir sevgi ve özenti beslenmiştir. onun için bu çzentinin sonucunda tuhaf bir kitle meydana geldi. örnekleri çoğaltmak mümkün, greg house (house m.d) misal ya da sherlock holmes vs. vs.

    film ne anlatıyor peki? mevlananın, yunus emrenin yıllardır söylediğini ne olursan ol git (en son sahne için konuşuyorum) ve sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz. mesajlar basit, sıradan.

    eleştirim film kötü olduğu yönünde değil aksine ben de beğendim. eleştirim filmin gereğinden fazla övüldüğüne. bunun gibi hatta daha sağlam mesajlar veren 20 film sayarım.
  4. içinde geçen diyalogları not etmek istiyorum. harika bir film.
  5. will karakteri super kahraman tadında bir karakter olmuş. uzun bir sure film karakterlerini olmak isteyip olamadiklarimiz olarak gördük fakat yakında kusurlu karakterlerin one çıkmasına tanık olacağız, olmak istediğimizi değil olduğumuzu izleyeceğiz ayna gibi filmlerde.
    onun dışında sean-will sahneleri cok iyiydi, birden bir gözyaşı süzülmuyor degil hani size bırakmadan ağlatıyor, aşkı da güzel anlatmış dostluğu da.
  6. bu filmden etkilenip ben de çay ocağında çalışan bir çocuğu yakasından tutup etüt odasına getirdim. çarpım tablosunu bilmiyor daha. istiklal marşı'nı oku bakayım dedim, andımızı okumaya başladı ama çocuk kürt. git bana çay getir dertleşelim deyip vazgeçtim efsane olmaktan. intihar edecek bir adam da değilim zaten. ölünce geri de dönemiyorsun ne bok yicen.