• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
grimm
polis dedektifi nick burkhardt (david giuntoli)'ın son 'grimms'lerden olduğunu keşfetmesiyle çeşitli maceralarına tanık olacağız. dedektif nick burkhardt, portland - oregon'daki cinayet çalışmalarında korkunç gerçeklerle yüzleşmeye hazırdır. ta ki tam olarak açıklayamayacağı bazı şeyler görmeye başlayana dek. muhteşem bir kadının aniden korkunç bir yaratığa dönüşmesini görmesi gibi...
  1. castle ile birlikte en favori dizilerimden.

    Portland polis departmanında görevli dedektif Nick Burkhardt adlı abimiz farklı, korkunç, tuhaf imajlar görmeye başlar. ailesinden sadece teyzesi kalmıştır * ve ziyareti ile gördüğü imajların kalıtımsal ve tehlikeli bir o kadar da gerekli rolü açığa çıkar. hem de bir karavan dolusu belge ile. nick, bir grimmdir. tıpkı ataları gibi. grimmler, yüzyıllar boyunca dünyaya korku salan wesenleri avlayan avcılardır. insanlarla mitolojik varlıklar arasındaki dengeyi korumakla görevlidirler.

    değişmiş bir wesen, vejetaryen bir kurt adam olan en yakın dostu monroe ve onun bir tilki olan ve bir baharat dükkanı işleten karısı rosalee, spoiler vermek istemediğim veteriner sevgilisi juliet, polis olan partneri hank ve yanlarında çalışan polis memuru wu, kraliyet kanı taşıyan bir wesen olan amiri sean renard, cadımsı bir wesen olan adalind ve farklı farklı wesenler ile kraliyet ailesi mensupları arasındaki fantastik-bilimkurgu öğeler taşıyan bir suç ve gizem dizisi olan grimm öyle böyle değil çok güzeldir.

    hepimiz grimm kardeşler ve onların almanya kırsallarında derlediği masalları az çok biliriz, gerçek hayata dökülmüş masal canavarları ve masal kahramanlarının beyaz perdeye yansıması. sizce de büyüleyici değil mi ?

    dizi 4. sezonunda ve 5. sezonu için şimdiden onay aldı. şurdan bilgi edinebilirsiniz.
  2. vasat bir son ile ekranlara veda etmiş dark fantasy dizisi.

    bundan altı yıl kadar önce, tek başıma yaşadığım o teras katı dairede otururken bulmuştum grimm'i. yeni bir şeyler arıyordum şöyle ilgimi çekebilecek bir konsepte sahip. nasıl gördüm, nereden gördüm bilmiyorum ama henüz birinci sezonu devam eden garip bir hikaye ile karşılaştım. işin içinde polisiye de vardı, fantastik bir dünya da. fragmanı görür görmez başladım grimm'i izlemeye. güzel bölümler arasına serpilmiş bozuk elmalarla doluydu bu dizi fakat alman folklöründen çıkmış bir evrende, fantastik yaratıkların insanlarla iç içe yaşadığı bu dünyada bir dedektiflik hikayesi izlemek eğlenceliydi. çoğunlukla bölümün sonunu tahmin ediyor olabilsem de, wesen dünyasına dair ilginç hikayeler anlatan bu dizi beni içine çekmişti çoktan. hele hele vejetaryen bir kurtadam olan monroe gibi bir karakterin içinde bulunduğu bir masallar serisini izlememem mümkün olmayacaktı.

    derken birinci sezon bitti ve bir takım sorular yükledi dizi, kitlesinin akıllarına. oyun içinde oyun gibi gidiyordu ki işin güzel yanlarından birisi de buydu. bir diğer yanı ise wesen-insan karmaşası içerisinde yaşanan siyasi vakaların bu hikayeye yansımalarıydı. soyluları vardı bu dünyanın, nereye çalıştıkları belli olmayan grimm'ler artık wesen'ların kendi çocuklarına anlattığı bir öcü masalından fazlası değildi, bir de kendi topluluklarında bir takım önemli kurallar çerçevesinde kültürlerini oluşturmuş, içlerinde en tatlı hikayesinden en pisliğine kadar tonlarca örnek barındırıyordu grimm. böyle böyle kültürel altyapısını oluşturmakla kalmamış, aynı zamanda bu dünyanın temellerini de sağlamlaştırmıştı.

    ikinci sezondan itibaren son sezona kadar hep böyle geçti zira; bir yandan polisiyenin dozu düşürülmeden, yeni yeni yaratıklar ve faktörler tanıtılırken bir yandan da ciddi siyasi çekişmeler yaşanıyordu. başroldeki grimm'imimiz yeni düşmanlar edinirken, yeni dostlar da kazanmaya başlamıştı böylece. başka grimm'lere duyduğu ilgi bir yandan, soylulara karşı koyan bir wesen direniş örgütünün gerilla mücadelesi, üzerine olaylara nötr kalmış grupların kendi hayatlarını idam ettirme çabası. bütün bunların ortasında birkaç bilinen grimm ve dostları.

    grimm'in sorunları yok muydu? vardı elbette. ilk sezonunda kamera problemleri yaşıyorlardı kavga sahnelerinde mesela. klişe bir anlatımı vardı giriş olduğu için. daha sonraları "baharat dükkanı" dedikleri eczanemizde, içine düştükleri neredeyse her sorun için bir çözüm üretebiliyorlardı ve rosalee ve monroe karakterleri bilge dede moduna giriyorlardı. ki bu hiç de hoş değildi, son bölümde de kendini gösterdi bu sorun. evet, aydın ve kültürlü bireylerdi bunlar ama "mary sue" olmak için biçiliyorlardı ne yazık ki. her ne kadar böyle problemler doğurmuş olsalar da, günün sonunda yaptıkları hataları şirin gösterecek bir gelişme ile karşı karşıya bırakıyorlardı izleyiciyi. zaten insanların bu diziyi izlemesinin sebeplerinden birisi de buydu.

    peki nerede hata yaptılar? fazla büyülü, gizemli bir dizi olmaya çalıştılar.

    elimizin altında soylular ve soyluların entrikaları akabinde anahtarları bulmak için önlerine çıkanı ezme çabaları vardı; bir yanda direniş, soylulara karşı geliyor ve soğuk savaş bir anda sıcak çatışmaya dönüşüyordu; grimm'lerin soylulardan yana olup olmadıkları konusu bir tartışma başlığı idi; bütün bunların ortasında kalan kaos içerisindeki wesen'lar bulunuyordu. bu harikulade fikri boşa harcamaya çalışmanın altında yatan mantığı ben çözemiyorum açıkçası. büyüye, sihire ihtiyacı yoktu ki dizinin; yeterince fantastik idi. zaten en başından beri amacınız, böyle fantastik bir konseptin günümüz dünyasında nasıl işleyeceğini, tersine mühendislik ile sağlamlaştırıp ortaya zengin bir dünya çıkarmak değil miydi?

    "black claw" diye bir fikriniz vardı, world of darkness'ın sabbath'ından çıkmış gelmişti resmen. soylular düşünce direnişçiler bu aşırıcılar ile kapışmak zorunda kalmışlardı. direnişin yanında bir de grimm ve meisner gibi müthiş bir karakter vardı. - pekala soylu hikayesini bu kadar kısa kesmeseydiniz o zaman; en başından beri renard için soylu kanı taşımasına bağlı olarak güç delisi görünümü verdiniz ve bir anda yok olup gitti bu işçilik. söndü. ışıldatmadınız.

    eve neden geldi, adalind neden bu kadar uzadı, trubel neden bu kadar az göründü? wu'nun hikayesi niye kısa kesildi, meisner o arada nelerle uğraşıyordu? bu soruları bırakıp gitmek hoş değildi. soyluların geri kalanı vardı elbette, wesen'lar black claw ile ne tür sorunlarla karşı karşıya kaldılar? direniş ne kadar örgütlü olmaya başladı soylular güç kaybedince?

    yani, evet, günün sonunda "reyting düşünce bitirdik" kafasına varıyoruz. fakat dizinin bitmesi demek, hikayeyi bir anda kesip atmak için bir neden değil. geri dönebilir diziler; kapanış yapacağınıza, bir sonraki fırsat için açık kapı bırakın ve bu noktaya getirip de saçmalamayın. adını dahi hatırlayamadığım yaratık, birkaç bölümdür vardı sadece. kimsenin umrunda oldu mu? hayır, hikaye yüklenmedi çünkü. bir anda olayları geliştirmeye çalışmak için oradan oraya koşturttular sadece. hiçbir şey de elde edilmedi.

    kısacası grimm ortalama bir bölüm ama berbat bir son ile veda etti bizlere. izleyici kitlesini iyi sezemedikleri için böyle bir sona ulaştılar. insanlar izlemedi çünkü cinayetlerden, çekişmelerden ve güç kavgasından, yani alternatif bir gerçeklikten uzaklaşıp monoton ve sıradan bir fantastik dizi halini aldılar. - supernatural'da bu yer, çünkü o zaten "over the top" kafasında en başından beri; adamlar tanrıya falan kafa tutuyorlar. fakat grimm, ayakları yere basan bir evrende geçiyordu en başından beri. insanların ilk sezondan şüphe etmesinin nedeni de, sonra kült bir kitleye ulaşmasının sebebi de bu idi. siz işin içine her şeyi anlatan kitaplar, ota boka iyi gelen iksirler ve abartı kavgalardan çıkan karakterler eklerseniz kimse sizi ciddiye almaz.

    neyse. bu da böyle bir rant. bu diziyi ilk defa izleyecekseniz, 6. sezon bir hayal kırıklığından fazlası olmaz. sonunu da sevmezsiniz o kadar ilgi duyduktan sonra. benden söylemesi.

    her şeye rağmen bize güzel zaman geçirten bu dizide emeği geçmiş herkesi gönülden kutluyorum. angel, buffy'den beri bu ekibin en iyi işi oldu grimm. nicelerini görmek ve grimm'in yarattığı evrenin gelişimini izlemek üzere.

    https://www.youtube.com/watch?v=FLsW4Q7WvKQ