• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (4.67)
Yazar e l james
grinin elli tonu - e. l. james
romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

edebiyat ögrencisi olan ana steele, genç girişimci christian grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. toy ve masum ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğrayan ama bir yandan da heyecana kapılan ana tereddüde düşer. büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, ana, christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.
  1. !---- spoiler ----!

    kuzenim (yaş 17) gözleri parıldayarak

    -o bir aşk romanı dedi.
    üç kitaplık serinin tamamını okumuş.
    bütün arkadaşları da okumuş ayılıp bayılmışlar.

    ver bakem!! dedim, göreyim.
    şu aşk dediğin romanı.

    sado-mazo ilişkiyi çeşitli göz alıcı arka planlarla güya anlatan cümlelerin bir araya getirilmiş hali.
    (kız küçük -erkek büyük, kız deneyimsiz erkek her şeye vakıf, erkek çok zengin
    erkek kadınları bağlıyor kırbaçlıyor sopa-şaplak-kıç-vurmak, cinsel ilişki esnasında çeşitli oyuncaklar kullanmak,
    kızın cinsel ilişki sırasında erkeğe bakması yasak, diz çöküp bekliyor filan...
    erkeğe dokunması yasak cinsel ilişki sırasında;
    erkek ruhunu kişiliğini hiçe saydığı kadınlarla( hayır! nefes alıp verebilen canlı oyuncaklarla)
    efendi itaatkar ilişkisi yaşıyor,
    bunu zorla, alıkoyarak veya şantajla yahut -görünürde- para karşılığı yapmıyor,
    kadınlar razı.
    sonra şu küçük bakire kıza aşık oluyor...
    kız erkeğin yaptığı şeylerin bir kısmından memnun mutlu,
    nispeten efendi-itaatkar ilişkisinin sınırlarını yumuşaklaştırıp kendilerine uygun forma sokuyorlar.)

    iki insanın dört duvar arasında ne yaptığı
    beni hiç ilgilendirmez.

    herkesin kendi bileceği iştir ne tür cinsellikten zevk aldığı, alacağı.

    lakin bu kitapta anlatılan şeylerin son derece olağan-mış aşk-mış cinselliğin gerektirdikleri-imiş gibi anlatılması
    ve bu kitabı okuyan yeniyetmelerin olan biteni 'aşk' olarak algılaması tüylerimi ürpertti.

    bu kitap ebeveyn gözetiminden çıkmamış çocuklar için son derece yanlış yönlendirmelere yol açabilecek bir kitap.

    içinde o kadar çok 'kadın bedeninin zevk enstrümanı olarak kullanılması vurgulanmış ki' tüylerim diken diken.

    kitap yasaklansın yakılsın filan değil demek istediğim sakın ha!!
    satılmasın basılmasın hiç değil aman ha!!

    ama hizmet ettiği zihniyetten nefret ettim.
    bunu bu kadar şık arka planla vermesini çok sinsi buldum.
    uzun bir 'ateşli sırlar' hikayesinden ibaret, eline kalem almış 'x' kişinin yazabileceği.
    hayatta olmayacak şeyler mi? anlatılanlar?
    tabi ki hayır hayatta olmayacak bir şey yok çünkü.(sado-mazo kısmından bahsediyorum)

    ikinci kitabı da okudum karanlığın elli tonu!!

    kuzen üçüncüyü getirdi, gerek yok kızım dedim,
    benim gözlerim bu kadar değersiz değil anladım anlayacağımı.
    gel seninle dışarı çıkıp bu kitaplar hakkında biraz konuşalım!!
    ve aşk hakkında ve seks ve ne istiyorsan ve medyanın gücü ve erkekler ve dünyanın erkek oluşu ve her ne halt istiyorsan konuşalım;

    ama bu bir aşk romanı değil!!

    kitaptan ve öğretilerinden, buyurduklarından ve sezdirdiklerinden ve çaktırmadan bilinçaltına zerk ettiklerinden hiç hoşlanmadım.

    yetişkinler için zaman kaybı,
    yeniyetmeler için ise algı tuzağı.

    !---- spoiler ----!
  2. sonra bir gün ben de büyüdüm ve sinemaya grinin elli tonunu izlemeye gittim. bir cumartesi günüydü, öğleden önceydi. askerlerin çarşı günüymüş meğersem. salondaki tek kız bendim. o pahalı bilete verdiğim paranın acısıyla, 10. dakikada salondan çıktım. internete düşünce bi izleyeyim dedim, film berbattı. kitaba gelince neden bu kadar çok okunduğunu anlamadım. edebi değildi, o kadar da erotik değildi, bilmediğimiz fanteziler yoktu(kırbacı, sopayı ilk defa duyan varsa kendini bi sorgulasın) ... ayrıca salak kız " beni böyle mi görmek istiyorsun, acı çekmemden mi zevk alıyorsun " diyip çocuğun cinsel tercihlerine saygısızlık yaptı, üstüne de küfür etti. helikoptere binerken, pembe şampanya içerken aklı neredeydi bilmiyorum.
  3. üste para verseler okumam...
  4. ergenlik döneminde okumuş olmama rağmen seks kısımları baymıştı ve atlayarak okumuştum. düşünün ülkemizdeki erkek bir ergen kitabı erotik kısımları atlayarak okuyor o kadar baymıştı.
    wtf
  5. geçen seneye kadar kurumsal binalarda her 5 kadından 3 ünün etejerinin üstünde gördüğüm kitaptır. bir kadına bakıp bir kitaba "insan yapısı çok karışık yea" sonucunu çıkarmıştım.

    derin tespitim de dominant kadınlar daha çok okuyor bunu.