1. bir süre sonra gsm şirketlerinin telefonlarla baz istasyonları aracılığıyla bağın biteceğini düşünüyorum. halihazırda pek çoğu ev/iş interneti hizmeti veriyorlar. ben de evimde onlardan birini kullanıyorum. memnuniyetim devam ettiği sürece yurtdışına yerleşene kadar da kullanırım. yani telefonumla modemleri aracılığıyla bağlantı kurmaları devam edecek ileriki süreçte. peki neden baz istasyonunun biteceğini düşünüyorum? açıklayayım.

    baz istasyonlarının insan sağlığını nasıl etkilediğini hepimiz biliyoruz. ve buna rağmen her yere güçlü bir şekilde sinyal gönderemiyorlar. ne kadar güçlü sinyal istiyorsak o kadar fazla sayıda baz istasyonuna ihtiyacımız var. yani vardı. artık avmlerde, cafelerde, kütüphanelerde... neredeyse her yerde ücretsiz wifi hizmeti sunuluyor. gün geçtikçe daha fazla yerde wifi erişimimiz bulunuyor. direkt olarak telefon araması yapmadığımız sürece hepimiz internet bağlantısıyla çalışan uygulamalarlar iletişim kuruyoruz. whatsapptan mesaj atıyoruz, dmden yürüyoruz. yani yürüyorlarmış. duyuyoruz etraftan. yani internet erişimimiz olduğu sürece iletişimimizde bir aksama olmuyor. e mesajlaşma uygulamaları sesli/görüntülü arama özelliklerine de sahip artık. geçtiğimiz günlerde evinde telefon çekmediği için bir arkadaşımla whatsapp üzerinden konuştuk. e yurtdışındaki tanıdıklarımızla zaten whatsapp ya da google duo (bence whatsapptan çok daha kaliteli ses ve görüntü kalitesi var) üzerinden konuşuyoruz. e peki bir gün her yerde ama her yerde wifi ağı olursa kim tl harcayarak internet paketi alır? ve onun yanında verilen dakikalara kimin ihtiyacı olur? zaten internet üzerinden sesli de konuşabiliyoruz. internetin kalitesine göre ses biraz gecikmeli gitse de birkaç sene içinde o problem de kalmaz. sonuçta altyapımız gelişiyor sürekli. birkaç sene önce kullandığınız internetle şu an kullandığınızı karşılaştırın. birkaç sene içinde çok daha iyi noktaya gelmesi işten bile değil. peki bunun bize artısı ne olur? her yerde yine bir şekilde radyasyona maruz kalacağız. ne anladım ben bu işten. ama şöyle düşünün. bir modem ne kadar geniş bir alana etki edebiliyor? bir baz istasyonuyla karşılaştırılamaz bile. etki alanının düşük olmasıyla birlikte çevresine yaptığı zararlı etki de azalıyor. her yerde küçük ve zararsız vericilerimiz olacak yani. hem zarar görmeyeceğiz hem de bağlantımız sürekli olacak. teknoloji gelişiyor. sabit telefonlardan önce mobillere geçtik. şimdi mobiller yepyeni bir sürece giriyor. bununla ilgili yenilikçi ne yapılabilir bilmiyorum. en azından şimdilik. yok olmaya yüz tutan bir teknolojiden bahsediyoruz. çıkarılacak çok fazla mesaj var bence. ilgilenen için elbette.
    jimi
  2. yaklaşık 20 yıldır kullandığım daha doğrusu akıllı telefonlar çıkana kadar kartın takılı olduğu telefonu şarjı bitik halde sadece yanımda taşıdığım hattımı daha doğrusu numaramı taşıdım ya da henüz işlem bitmediği için taşıyorum diyeyim. cep telefonu kullanımım o yıllarda öyle bir haldeydi ki çoğu ay fatura gelmez, 2-3 ayda bir fatura gelirdi. akıllı telefonlarla bu durum değişti. iphone kullanmaya başladığımdan beri neredeyse bir uzvum.

    neyse, konumuza dönersek, 20 yıllık operatörüm kullandığım tarifeyi kampanyalı olarak yenilemeyi kabul etmedi. daha üst bir paket kampanyası almam gerektiğini, böylesinin benim için daha uygun ve avantajlı olduğunu bildirdi. şöyle bir düşündüm, neden üst paket alayım? 12 ya da 24 aydır devam eden taahhüdümde 1 hadi bilemedin 2 ay paket aşımım olmuştur olmamıştır. paketin smslerinin 1000'de birini belki 1-2 ay kullanmışımdır. dakikalarının ayına göre onda birini, en fazla 4'te birini kullanmışımdır. gblarımın paket aşımı yaptığım ayı saymazsak yarısından azını kullanmışımdır. hafızamı tazeledikten sonra onlara da paket aşımım olup olmadığını sordum ve hiç paket aşımı yapmadığımı söylediler. öyleyse daha fazla dakika, sms ve gba sahip paket teklif etmenizin anlamı ne, kullanmadığım bir şeyin daha fazlasını neden alayım dediğimde cevab veremediler.*

    başka bir operatörde hemen hemen yarı fiyatına daha fazla içeriğe sahip bir paket buldum. yeni operatörüme 444'lü numaralarından ulaşmak zor, çok zor. gelen ekip iyiydi ama. saha ekibi ve onun direktörü bizzat geldiler, sözleşmemizi yaptık ve cep telefonu numaralarını verdiler. efendi, çalışkan arkadaşlar belli. biraz önce yine şirketçe aranıp onayım soruldu.

    işte o an küçük bir soru işareti oluştu kafamda. yıllardır duymadığım bir tonlama, bir vurgu vardı kulaklarımda.

    uzun yol otobüslerinin mola yerlerinde işletme personelince yapılan ''evet sayın yolcular, istanbul'dan kalkıp adıyaman yönüne giden kamil koç firmasına ait 34 wq 000 plakalı aracımızın hareket saati gelmiştir...'' anonsunun kadın sesli versiyonu çınlıyordu kulaklarımda. aynı yuvarlama, aynı umarsızlık. 90'lardan hatta 80'lerden bir esinti, bir bahar meltemi. * ''anlamadım, tekrar edebilir misiniz?' dedim. bu sefer tane tane söyledi ve aklıma takılan bir şey olursa temsilcimi arayabileceğimi bildirdi, kapattık.