1. günebakan gibi keskindir bakışım
    çoğu zaman yollarda dolaşırım
    sağa sola, bazen de dönüp
    arkama bakarak.
    her an gördüğüm şeyi
    eskiden hiç görmemişimdir,
    dikkatliyimdir de bu konuda.
    bilirim bir çocuğun doğarken
    duyduğu o büyük şaşkınlığı.
    hissederim her an dünyanın
    o sonrasız yeniliğine doğduğumu.

    inanırım dünya'ya bir papatyaya inandığım gibi,
    çünkü görürüm onu. ama düşünmem.
    çünkü düşünmek anlamamaktır.
    onu düşünmememiz için değil,
    -düşünmek iyi görememektir-
    biz ona bakalım ve onunla uyum içinde
    olalım diye yaratılmıştır dünya.
    felsefem yok, duyularım var benim.
    doğadan söz ediyorsam, onu bildiğimden değil,
    sevdiğimdendir bu, onu sevmemin nedeni de
    sevenin neyi sevdiğini, niçin sevdiğini
    ve sevginin ne olduğunu asla bilmemesidir.

    sonu olmayan bir masumiyettir sevmek
    tek masumiyet de hiç düşünmemek.