• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.25)
güz sancısı - tomris giritlioğlu
1955 yılı güz mevsimine doğru yol alırken, beyoğlu'nun ışıltılı güzelliğinin üstüne türkiye'nin gerginleşen siyasi ortamının gölgeleri düşmeye başlamıştır. antakya'daki güçlü nüfuzu yüzünden dp'nin yakından ilgilendiği, babasının tek oğlu olan behçet, istanbul'da hukuk fakültesi'nde asistanlık yaparken, yetiştiriliş tarzı ve babasının etkili kimliğinin gölgesinde marjinal düşüncelere doğru sürüklenmektedir.behçet'i sürüklendiği yolda tökezleten tek şey, oturduğu dairenin karşısındaki bir başka dairenin penceresinde gizlice izlediği kadın olacaktır. behçet tarafından izlendiğini bilen bu kadın elena?dır. elena, beyoğlu'nun kozmopolit güzelliğini oluşturan eşsiz parçalardan biridir. genç kadın, kendisi de eski bir fahişe olan babaannesi tarafından, üst düzey bürokratlara sunulan bir fahişedir. babaanne ile torun arasında, yaşadıkları toplumda gayrimüslim olmanın getirdiği dayanışmanın ötesinde, gizemli bir bağımlılık ilişkisi vardır.
gayrimüslimleri taraf olarak belirleyen ve günden güne coşan siyasi dalgaların ortasında, elena ile behçet arasındaki karşı konulmaz aşk, kendini savunmaya çalışmaktadır. iki genç, aşkın topraklarında 'aynı', yaşadıkları ülkenin topraklarında 'farklı' taraflardadırlar. behçet, militan bir kalemin günbegün koyulaşan renklerle çizdiği politik çizgide yürürken; attığı her adım onu, düşman uyruğundaki elena'dan, yani aşktan biraz daha uzaklaştırmaktadır. elena ise, babaannesinin ona biçtiği, çıkışı olmayan yazgının duvarlarını behçet'e duyduğu aşkla zorlarken, başka bir çıkışsız yazgının; sevgilisini teslim alan marjinal siyasetin duvarlarına çarpacaktır...
  1. yılmaz karakoyunlu'nun aynı adlı romanından uyarlama, başrollerinde murat yildirim, okan yalabik ve beren saat'in olduğu 2009 yapımı film.
    xama
  2. konu itibariyle etkileyici,oyuncu kadrosu sağlam gayet. küçük bir sıkıntı var ki film hiç olmamış.bir hikaye nasıl mahfedilir sorusunun cevabı.demek ki neymiş böyle dönemsel,malzemesi bol hikayeler insanı rezilde eder vezir de.
    mavi
  3. 6-7 eylül olaylarını anlatan bir filmdir. oldukça düz ve sığ bir anlatıma sahiptir. bu film 6-7 eylül zamanı azınlıkların yaşadıklarına değinmiyor. yüzeysel, düz az buçuk siyasi ve milliyetçi ögeye yer veren sığ bir film. olmamış bence. nedenlerine geçersek;

    filmde toplumun bakış açısını yansıtmak adına seçilen karakterler yüzeyseldir.beyni yıkanan ve farklı akımlara giden behçet karakteri, sert bir türk erkeği olarak yaratılmıştır. zaten bu karaktere uygun olarak da yaratılan behçet'in türk sevgilisi namuslu, cinsellikten uzak edepli ve karakterli türk kızıdır. bunun aksine behçet'in uzaktan baktığı ve gönlünü eğlendirdiği rum kızı da bir fahişe rolüyle karşımıza çıkıyor. elbette bu fahişenin babaannesi de mamalık yapıyor. orospu rum kızı ve mama babaannesi ikilisi yani.

    burada yapılan ahlaki gönderme, özellikle türk toplumunun gözünden yapılan ahlaki değerlendirme "yetersiz" ve "başarısız". bu basmakalıp gönderme ve karakterle sadece türk toplumunda karakterlerin ahlakının o şekilde olduğu algısını pekiştirebilirsin. bu kapsamda algıya yönelik bir ima anlaşılmıyor, tam tersi bir anlam çıkıyor.

    gayrimüslimlerin ne kadar masum olduğunu anlatmak istiyorsanız, bir bebek ile oynayan fahişeden daha yaratıcı bir karakter koymanız gerekiyor. bebeksi konuşması ve bozuk türkçesiyle konuşan gayrimüslim karakterler hem klişe hem de sığ geliyor. keza çoğu gayrimüslimin ana dili türkçe olmuştu. çoğu zaten türk isimleri almıştı ve bir şekilde türkleştirilmişti. buna ilişkin bir vurgu da zaten yoktu.

    6-7 eylül olayları anlatılacaksa eğer, komşunun komşuyu nasıl sattığı anlatılacaksa eğer, siyasi arka planı verilecekse eğer bu film olmamış. bu film, sadece siyasi işaretlerle bir anlık gaza gelmiş bir türk toplumunu anlatıyor. bu filmde gerginliği göremiyorsunuz, tansiyonun ne kadar yükseldiğini fark edemiyorsunuz. sanki türk toplumu anaokulu çocukları ve öğretmenleri bir şey dediği için gaza gelip alt sınıfları dövmüşler. maalesef olay bu değil, onlar ve bizler ayrımını topluma yaptıran sebep sonuçları göstermeden çekilen bu film, 6-7 eylül olaylarını anlatmaktan daha çok iki taraflı bir özür gibi.