1. bir kudret-i külliyye var ulvî ve münezzeh,
    kudsî ve muallâ, ona vicdanla inandım.

    toprak vatanım, nev'-i beşer milletim... insan
    insan olur ancak bunu iz’anla, inandım.

    şeytan da biziz, cin de, ne şeytan ne melek var;
    dünyâ dönecek cennete insanla, inandım.

    fıtratta tekâmül ezelîdir; bu kemâle
    tevrat ile, incil ile, kur'an'la inandım.

    ebnâ-yi beşer birbirinin kardeşi... hülya!
    olsun, ben o hülyaya da bin canla inandım.

    insan eti yenmez; bu tesellîye içimden
    -bir ân için ecdâdırru nisyanla — inandım.

    kan şiddeti, şiddet kanı besler; bu muâdât
    kan âteşidir, sönmeyecek kanla, inandım.

    elbet şu mezar ömrünü bir haşr-ı ziyâ-hiz
    tâkîb edecektir, buna îmanla, inandım.

    aklın, o büyük sâhirin i'câzı önünde
    bâtıl geçecek yerlere hüsranla, inandım.

    zulmet sönecek, parlayacak hakk-ı dırahşan
    birdenbire bir tâbiş-i burkanla, inandım.

    kollar ve boyunlar çözülüp bağlanacak hep
    yumruldar o zencîr-i hurûşanla, inandım.

    birgün yapacak fen şu siyah toprağı altın,
    herşey olacak kudret-i irfanla... inandım.

    2. abdülhamit dönemindeki yoğun baskıyı eleştirir. tevfik fikret oğlu haluk'a yazmıştır. haluk üzerinden ülkenin geleceği olan nesile anlatmak istediklerini aktarır.