• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
Yazar oruç aruoba
hani - oruç aruoba
bu kitabın ana gövdesini oluşturan hani adlı metin toplamı 27 kasın 1992 - 18 mayıs 1993 günleri arasında (istinya - çiiftehavuzlar) bundan önce yer alan şimdi 12 eylül - 20 kasım 1992 arasındaki günlerde (istanbul-stuttgart-yalıkavak-faris-istanbul), sonra yer alan notlar da 26 aralık 1981 - 17 ağustos 1983 günleri arasında (ankara-istanbul) yazılmış; yapısı 6 şubat 1993'te kurulmuş, mayıs 1993'te tamamlanmıştır. kitabın ilk baskısı bin adet ve numaralı olarak yapılmış; ikinci baskı için metni gözden geçirilmiştir. üçüncü baskı için metin bir değişiklik olmaksızın yeniden dizilmişitir. üçüncü baskı için metin bir değişiklik olmaksızın yeniden dizilmiştir bu dördüncü baskı için herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. burada s. 4'te (ilk baskıların kapağında) kullanılan çizim, yazarın yönlendirmesiyle serdar bal tarafından yapılmıştır. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. belli ki ancak yaşayarak edinilebilecek tecrübelerin izlerini taşıyan, harika tespitlerin kitabı. ve tabii o meşhur alıntı:

    "kendi olarak, sana gelen -
    sana gereksinimi olmadan, seni isteyen -
    sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen -
    kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan - -
    o, işte..."
  2. nerede okduğumdan kime ait olduğundan emin olamadığım bir söz var okumakla ilgili: "bütün kitaplar bir hikaye anlatır, ama çok azı seninkini dinler".

    bu cümle beni benden almıştı ilk okuduğumda. işte hani de, bana anlattığı hikayelerin, verdiği güzel mesajların yanısıra, benim hikayemi dinledi. yaşadıklarım, hissettiklerim, sayfalarına aldığım notlarımla, en sıkı dert ortağım oldu onu okuma sürecimde. yine benzer şekilde denir ya, "bu kitap bittiğinde yakın bir arkadaşımı yitirmiş gibi üzüldüm" diye, işte bahsettiğim sebepten ben de aynı hislesi yaşadım. gerçi ne zaman elime alsam yine öyle olacak biliyorum ama onu bitirmek hüzünlüydü yine de.

    sonuç itibariyle, benim onu okumamdan ziyade beni okuyan kitaptı hani. bunu da en güzel oruç aruoba başarabilirdi zaten. altını çizdiğim onca satırdan hangi birini yazayım? ama en özel olanları:

    "şimdi gene dışıma çıksam
    gitsem, eski yerlerime baksam
    kendimi bulamayınca korksam"

    ***

    “en iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi insan? düşer...”

    ***

    "kendi olarak, sana gelen
    sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
    sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
    kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan
    o, işte..."

    ***

    "hayallerinde gerçekten direnen kişiye 'gerçekler' ne yapabilir ki?"