• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.50)
har - murat uyurkulak
dumanı tüten bir kıyametin romanı har. gökte melekler, cinler, "ben"ler, şeytanın ta kendisi, yerde numune, onüç, otuzbeş ve bütün yamuklar, tekmili birden aynı alametin üzerinde. ne diyelim, büyük a hepimizi korusun!
  1. "bu ülke, ki netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. biz oradaydık, gördük her şeyi. kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilimler misali, kadim suyun ortasına seriverdi. ejderha olgun bir armut gibi yere düşerken, macunkilim de hızla katılaştı, kabarcıklarından dağlar vadiler denizler hasıl oldu, bu ülke böyle vücut buldu.

    üzerinden her daim ekşi kokulu dumanlar tütmesi ondandır."
  2. hafif ve değişik başlayıp bu ne biçim karakter ismi, bu ne biçim mekan ismi derken yavaş yavaş sizi tokatlamaya başlayan ve finali aparkatla yapan çok güzel bir kitap. çünkü okudukça fark ediyorsunuz ki hiç de bilinmeyen veya yabancı bir şeyleri anlatmıyor, tam dibimizde olan biteni anlatıyor.

    murat uyurkulak daha çok yazsın. yani benim dememle olacaksa derhal yazsın. koca yazara emir vermiş gibi oldum. gaza gelince çok fena dağıtıyorum.
  3. inanılmaz bir üslup kullanılan güzel roman. harika diyaloglar, akıcı bir dil, müthiş göndermeler ve ince espriler. 200 küsür sayfalık romanın tamamı sanki bir manzum eser gibi okunuyor ve hemen de bitiyor.

    kitabın son 2 3 cümlesi metrelerce yüksekten kafanıza düşen bir tuğla etkisi yapıyor. aslında ilk defa duyduğumuz şeyler yazmıyor kitabın sonunda ama murat uyurkulak nasıl yapmışsa yapmış işte. hala anlayamadım nasıl bu kadar etkili olduğunu ama tuğlayı yedim kafama.
  4. son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. dili, anlatımı, kurgusu hem değişik hem güzel. kesinlikle tavsiye edilir. okuyun, okutun. pişman olmazsınız.
    “insanın ruhuna erişeceksen, deliğinden değil yarasından gireceksin.
    yeryuvar’da biz ilk bunu öğrendik.”