1. yedi büyük günah dışındaki her yanlış hareket yalnızca hatadır. hayata dair yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizden başka ne biliyoruz ki? yaşayarak öğreniyor insan. aslında bir denemesi olsaydı hayatın. bir kaç yıl kendimizi deneyip ondan sonra “tamam hazırım başlayabiliriz” diyebilseydik. ya da ne bileyim hayata yeni başlarken hızlı bir şekilde hayatın nasıl olduğunu tanıtan bir bölüm olsaydı.
    böylesine önemli bir sürece hiçbir şey bilmeden atılmak ürkütücü geliyor. hata yapmadan yaşamak kaçınılmaz gözüküyor. nasıl hata yapmasın ki insanlar?

    yapılan hataların bedeli bir şekilde ödeniyor. ders alıp olgunlaşanda var, hata üstüne hata yapanda var. bana göre en büyük hatayı başkalarının hatalarını yargıyanlar yapıyor.
    hani şu etrafındaki herkesin her davranışını yargılayan “ben olsaydım asla yapmazdım” diyen insanlar. işte o insanlara çok acıyorum ben.
    ya hu sen onu hataya götüren çıkmazı yaşadın mı da “asla yapmazdım” diyorsun. yaşamadan nasıl tepki vereceğini nereden biliyorsun?
    garip geliyor bana insanoğlunun bu yargılama tutumu.

    ölümcül hatalar vardır onları ayrı tutuyorum. afedilebilen hatalar vardır onlarıda ayrı tutuyorum ama bazı hataların affı yoktur. aslında o hataları yapıp yapmamakta insanın kendi elindedir. sponten gelişmez karekter meselesidir.

    kısaca bir hata en fazla bir kez afedilir. bazı hatalara ikinci şans verip yanıldığımızda olmuştur ama denemeye değmiştir eminim.
  2. öğrenmenin en çabuk ve etkili yolu.
  3. hata yapmak insana mahsustur.
    ne demiş üstad:
    bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım. ama dün yaptıklarımı yapmasaydım, bugünkü aklım olmazdı.