1. halbuki hayat kısaydı ve kuşlar uçuyordu. öyle okuduk yazarların iç sesinden.

    herkesin aradığı ve bulamadığı bir adalet var bir konuda, bazen birçok konuda. hep bir beslenme arzusu içinde insan ve anne şefkati beklediğimiz yerden çok uzaklarda. herkes çok yalnızken herkesin çok yalnız kalabildiği bir dünyada uzay keşfindeyiz. olduğu yerden memnun olmayıp, yeni yer bulsa da biraz da orada mutsuz olsa şeklinde bir iç yolculuğunda, arada bir denk düşerse hayat kurtarıyoruz. hayvan başı okşuyoruz, komşuya 1 fincan şeker veriyoruz, çocuklara kitap yolluyoruz bazen.

    bilmiyorum, bilmiyoruz. eminim bilsek birlikte döndürürüz bu dünyayı; uzaylılar kitap imzalatmaya gelir bize. bilsek şifalanır, yetinmez bir de şifalandırırız. iyi niyetinden ve iyi dileklerinden şüphem yok, yalnızca kendini düşünen insanlardan şüphem olmadığı gibi.

    daha da mı kandıralım kendimizi, sevgi duyamazken sevilmek peşinde darmaduman olurken. derken birileri uyanır buna. uyanır fakat nefretle, öfkeyle, alamadıklarını da kimseye yedirtmeyecek bir kararlılıkla. vermedikçe eksildiğini görmeyen kör gözlerle, acıyı bile paylaşamaz halde uyanır.
  2. hayatta şu ana kadar yaptığın hiçbir şeyin maya tutmadığını anladığın ve bir gün geberip gittiğinde hiçbirsinin de öneminin kalmayacağını anladığın zaman bi sigara yaktığın andır.