1. herkes söyler ya hayırlısı olsun diye, işte hayırlı olan nedir, acaba diye merak ediyor insan. ki halimiz iyi dileklerin keyfine kalmasın.
  2. hayirli olan senin icin iyi olandir. kotu seyler basina geldiginde isyan edersin ya hani neden hep beni buluyor diye sonra aradan zaman gecer cok guzel bisey olur ve gecmisi dusunup iyi ki o kotu sey olmus dersin yoksa basina su an o cok iyi bisey gelmezdi. iste hayirli olan odur. basina bugune kadar gelen iyi ve kotu hersey seni su anki noktaya getirdi. steve jobsun noktalari birlestirmekle alakali konusmasini izle veya oku ne demek istedigimi daha iyi anlayacaksin.
  3. iyi ve kötü kavramlarının üstünde bir kavramdır. zira bazen ic içe geçen bu kavramları topyekun içerebilir. kur'an da kehf süresinde hz. musa ile hızır'ın yolculuğu kıssa olarak anlatılır. bu ayetler mevzunun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir diye düşünüyorum. takdirlerinize takdim edeyim.

    !---- spoiler ----!

    65. derken, kullarımızdan bir kul buldular ki, ona katımızdan bir rahmet (vahiy ve peygamberlik) vermiş, yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

    66. musa ona: sana öğretilenden, bana, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tâbi olayım mı? dedi.

    67. dedi ki: doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.

    68. (iç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin?

    69. musa: inşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. senin emrine de karşı gelmem.

    70. (o kul:) eğer bana tâbi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma! dedi.

    71. bunun üzerine yürüdüler. nihayet gemiye bindikleri zaman o (hızır) gemiyi deldi. musa: halkını boğmak için mi onu deldin? gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi.

    72. (hızır:) ben sana, benimle beraberliğe sabredemezsin, demedim mi? dedi.

    73. musa: unuttuğum şeyden dolayı beni muaheze etme; işimde bana güçlük çıkarma, dedi.

    74. yine yürüdüler. nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında (hızır) hemen onu öldürdü. musa dedi ki: tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmaksızın (kimseyi öldürmediği halde) katlettin ha! gerçekten sen fena bir şey yaptın!

    75. (hızır:) ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi.

    76. musa: eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.

    77. yine yürüdüler. nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (hızır) hemen onu doğrulttu. musa: dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi.

    78. (hızır) şöyle dedi: "işte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. şimdi sana, sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."

    79. "gemi var ya, o, denizde çalışan yoksul kimselerindi. onu kusurlu kılmak istedim. (çünkü) onların arkasında, her (sağlam) gemiyi gasbetmekte olan bir kral vardı."

    80. "erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mümin kimselerdi. bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk."

    81. (devam etti:) "böylece istedik ki, rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin."

    82. "duvara gelince, şehirde iki yetim çocuğun idi; altında da onlara ait bir hazine vardı; babaları ise iyi bir kimse idi. rabbin istedi ki, o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. ben bunu da kendiliğimden yapmadım. işte, hakkında sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur."

    !---- spoiler ----!
  4. 1- olan olmuştur; olacak olan da olmuştur. (ahmed amiş efendi.)
    2- olmuş olan; olacak olanlar arasında en hayırlı olandır (muhyiddin ibn arabî)

    yukarıdaki iki söz, benim söylediğim sözler. parantez içine yaşasın kötülük yazmak isterdim ama benden önce söylemişler.
    neyse efendim, durum bundan ibaret.

    bu durumda "hayırlısı olsun" sözü de;
    - amaan, ne olacaksa olsun,
    - koy götüne rahvan gitsin,
    - görelim mevlam neyler; neylerse güzel eyler
    vb.

    sözleriyle anlamdaş bir hâl almakta oluyor olacaktır.