hayko bağdat

Kimdir?

1976 yılında istanbul’da doğdu. ilköğrenimini esayan, orta ve lise eğitimini mıhitaryan ermeni okullarında tamamladı. istanbul edebiyat fakültesi tarih bölümüne devam etti. babasının vefatı sebebiyle eğitimini tamamlayamadı.

2002 yılında yaşam radyo’da azınlık sorunlarını gündeme taşıyan ve türkiye’de ilk kez gerçekleşen “sözde kalanlar” adlı programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. 2003 yılında marmara gazetesi’nin türkçe bölümünde haftalık köşe yazmaya başladı. 2007 yılında hrant dink’in ardından kurulan ve bu cinayete adalet arayışını sürdüren “hrant’ın arkadaşları” ekibinin kurucularındandır. çeşitli gazete ve dergilere makaleler yazan bağdat, 2012 yılında imc tv’de roni margulies ile beraber “azı karar çoğu zarar” programının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi.

ilk kitabı salyangoz 2014’te yayınlandı.

bağdat, halen taraf gazetesi’nde köşe yazısı yazmaya devam etmektedir. evli ve iki çocuk babasıdır.
  1. twitterı aktif kullanan yazar
  2. salyangoz* adlı kitabını okuma fırsatı buldugum kaliteli insan. ancak kitabında, twitterda ve tvde çizmiş olduğu farklı 3 profil multi-karakter bir kişiliğe mi yoksa zekâsına mı delâlet bilemiyorum*
    itidalli çizgisini bozmadan devam eder umarım...
    pirus
  3. yeri gelince avrupalı siyasetçileri eleştirebilen nadir sol-liberallerdendir kendisi. örneğin en son almanya şansölyesi angela merkel’i eleştirmiştir:

    !---- spoiler ----!

    Almanya’da basın özgürlüğü elbette çok daha iyi durumda. Fakat burayı yönetenler, bizlerin dönemediği Türkiye’ye, saraylara konuk olarak gidiyorlar. Mesela Merkel, Erdoğan’la son anlaşma yapacakları silah ticaretini, tank yapımı meselesini, Suriyeli mültecileri para vererek rehin tutmaya devam ediyor.

    Madem ki Türkiye’nin basın özgürlüğü demokratik ülkeler için çok önemli. Neden bu politikacılar, Deniz Yücel’i hapse tıkmış ve mahkemesi görülmeden 'ajan' demiş, 'terörist' demiş bir liderle bu kadar sıkı fıkı ilişkiler içinde? O zaman Avrupa’nın basın özgürlüğüne bakışının samimiyeti nerede?

    Burada bir şey yazdığımızda başımız belaya girmiyor diye Avrupa’da basın özgür diyebilecek miyiz? Tartışılması gereken konular bunlar.

    !---- spoiler ----!
  4. nankörlük nedir ve nasıl yapılır sorusunun cevabını göstermiştir. daha güzel gösterilemezdi herhalde.
  5. hayko gırgır adamdır, biraz da morali bozuk almanya'da. bahsi geçen tweetin "demirtaşı serbest bırakın" kısminı her gün atıyor nerdeyse. nankörlük büyük bir sıfat, neye nankörlük diye sorarlar, ölüm tehditlerinden ve hakkında açılan davalardan dolayı yurt dısına cıktığında pek arkasında duran olmadı. kaldı ki ilk tur için konuşmuş, demirtas ile ince arasındaki seçimden bahsetmiş.
  6. hayko bağdat ne bu toprakların ezilen halklarının sözcüsü, ne hdp sözcüsüdür. her ne kadar kendisini bu sıfatlarla pazarlamaya çalışsa da aslı kritik dönemeçlerde provokasyon için kullanılan, cemaat beslemeliğidir. dün yine bir yazı yazmış, buradan paylaşmayı gerekli görmüyorum, gırgır bir adam ya da siyasi yetkinlikte bir teorisyen olduğunu düşünecek naiflikte olanlar dilerlerse sosyal medyada bulabilirler. geçmişi fetö'nün abant toplantıları, yetmez ama evetleri, gezi direnişinde eline polis telsizi verildiğinde yaptığı (yaptırılan) anonslar ile dolu. sinek ufak ama...
    mesut
  7. vatan hainleri bile, vatan üzerinde konuşma hakkı buluyor. ne günler yaşıyoruz.
  8. evet gırgir adam, sorun şu ki; icerde kalan korkuları dile getiren biri, size oldugundan büyuk gorünür. hayko kim ki seçmen konsolide etsin? anlamiyorum bunu. bu adam teorisyen değil, bu adam siyasetçi değil, kanaat önderi değil, nedir sıkıntı? 2 gündür adamı konuşuyorlar. bir yazı yazmıs, bir yazının bu kadar önemli olabileceği hiç aklıma gelmezdi, kaldi ki yaziyı okuyanlar görebilirler, adam şunu diyor; eğer ince hdp'den bise almak istiyorsa önce demirtaş'ı çıkarmak için uğraşsın. böyle bir zamanda edilecek laftır ya da değildir, bu kimseyi düşman yapmaz, bunlar fikirdir. yazıyı okuyan 1000 kisi olsa 10 kisi etkilenip de bişe yapmaz belki.

    şu seçimlerde yıgınla yapılan tartışmayi anlamıyorum. iktidar öyle bir noktaya geldi ki; bunca zulme karşın hala biri kendisine oy veriyorsa 1 ayda oyunu değiştirip muhalefete vermez. ve iktidar tarafındaki bunca imkana karşı orda durmamış ve "reis" dememiş biri oyunu iktidardan yana kullanmaz. insanlar rte karşısına sandalye koysan oy verecek pozisyonda zaten.

    gelelim diğer noktaya ilk turda mv seçimlerinde hdp barajı geçerse zaten meclis çogünlugu oluştugundan bi motivasyon oluşacak. o vakit ince kalırsa demirtaş da bir çağrı yaparsa, "aa ama hayko böyle demisti" mi diyecek. ilk tur öncesi hdp barajı aşsın diye oy verecek chp'li bu yazıya bakıp mı oyundan vazgeçecek? ya da ilk turda ince'ye verecek bir hdpli var da şimdi vazgececek mi? komik olmayın. "vay şerefsiz" manştleri atıp birileri gibi hain aramayın. sizle benle haykoyla değişecek şeyler değil bunlar.

    edit: ha hdp baraj altı kalırsa, "nehaliniz varsa görün" diyebilir.