1. efendim maalesef var böyle bir zihniyet.
    faşizmin kökenleri hakkında fikir veren başlık. faşizm, böyle hümanist temellere dayanarak kendisine göre biçimsel manada farklılıkları ön plana çıkarıp diğer canlıları yok sayma hatası, kendini bütün canlıları lideri olarak görme algısı, diğer canlılar arasında zeka, duygu ve beceri bakımından "üstün" sayma benlik sanrısının tezahürüdür. oysa buna dair her hangi bir bilimsel dayanak da olmadığı halde. hatta karşıt argümanlar bile var, bir insanın bir filden, bir inekten, bir kediden, bir maymundan, bir yunustan, bir tavuktan daha duygusal olduğuna dair bir kanıt yok.
    bu düşünce subjektif olarak, insan perspektifinden, dış dünya algısı yorumundan ibaret.

    nihayetinde bu türler arası farklılıklara dayandırılarak ortaya çıkarılan hümanist algı, zemine doğru parçalanarak yayıldığında faşizm, ırklara, cinsiyetlere, ülkelere, kabilelere, ailelere sirayet ediyor.
    canlılara yardım edeceksem, dünya üzerindeki 7 milyar nüfuslu ve ekosistemi mahvetmekten, tahıl ezmek için evrilmiş künt dişleri ve pençesiz elleriyle dünyadaki neredeyse tüm canlıları öğütmekten başka bir gayesi olmayan, agresif ve istilacı bu canlıyı neden diğer türlere tercih etmem bekleniyor?
    bu canlılar çok mu muteber canlılar, yok olma tehlikesi altındalar mı, doğaları gereği barışçıl yaratıklar mı, gezegeni daha yaşanılır kılmak adına varlıkları elzem mi?
    yardım etme gibi müspet, erdemli bir fiilde bile bir mukayese söz konusu. kime yardım edeceğini bile bir başkasının fikrine göre tayin etmek zorundasın.
    işte bütün bunların nedeni zaten doğası gereği absürd olan yaşam hakkının kutsiyetini tanımamaktan, hayata değer vermemekten kaynaklanıyor. bu zihniyeti hala değiştirmemiş toplumlara bir bakın.
    bu toplumlarda insan, hayvan, nebat ve canlılara dair bütün haklarının en alt seviyede olduğunu göreceksiniz.
    dünya üzerinde 300 milyon ton insan olmasına rağmen, 700 milyon ton evcil, tarımsal sanayi ürünü hayvan, belkide hiç yaşamamaları gerekmesine rağmen adına canlılık diyemeceğimiz koşullarda yaşam hakları ve kutsiyetine aykırı bir vaziyette üretiliyor. nerede kaldı insanlığımız?
    baraka ve samsara belgesellerini izlediğimde, özellikle baraka belgeselinden sonra televizyonu kapatıp, kendi iç dünyama çökmüş, saatlerce hareketsiz kaldıktan sonra uyumak için yatağa gittiğimde başımın, kollarımın, bacaklarımın yükünü hissederek bu varoluş ağırlığı altında ezilmiştim. buna rağmen ben de herkes gibi tüm bu gerçekleri bilerek, çaresizce kendimi ve çocuklarımı beslemek, bu acımasız yaşam rekabetinde bir adım öne itelemek için öldürülmüş başka bir hayvanı "hayvansal ürün" olarak satın alıyorum maalesef. ama kimsenin bunu doğallaştırmaya ve ya da "bu işin fıtratı gereği böyle" demeye hakkı olmadığını düşünüyorum. daha iyi insanlar olmak için hayvanlıktan çıkıyoruz resmen. bu gezegende insan nufüs artış sorununa bir çözüm üretilmeli, insan, hayvan, bitki, mavi gezegen refahı için uluslar arası sınırlamalara ihtiyaç var, aksi durumda bu kafalar nedeniyle birbirimizi yiyeceğiz.
    hepsini geçtim, madem ki tüm canlılar bu saçma hayat olgusuna kendi tercihleri dışında adımını atmış
    o halde bırakın bu ruhsuzluğu ve dilinizden düşürmediğiniz "üstün insanın" erdemini ve ahlakını, bilincini, düşünüyor olma kabiliyetini ve yapay kutsiyetlerini yaşama haklarına da saygı duyarak yansıtın da görelim.
    biraz saygı.
  2. insanlar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadırlar. bunun için de yetiştirdiği sebze, meyve veya bahsedilen 'hayvansal ürünlerden' besin almak zorundadırlar. yani bunu bir doğanın kanunu olarak görebiliriz/görebilirsiniz.(bende hayvansal ürünler tükeyen bir insanım)

    buraya kadar anlaştıysak gelelim başka bir bakış açısına, tüketmek demek hayvanları ve doğayı katletmek değildir. ama günümüzdeki çarklar ne yazıkki böyle işlemiyor, ne doğayı koruyabiliyoruz ne de hayvanları birer 'canlı' olarak görebiliyoruz. en basit örneğinden vericek olursak

    http://www.hayvansevergazetesi.com/2015/06/kopegin-kafasina-sopa-vura-vura-oldurdu/

    evet düşünebilen varlıklardır insanlar bu yüzden üstün görülür diğer canlılardan, ama üstteki linkte de verebileceğimiz gibi adına 'insan' denilen varlıklarda düşünebiliyor ne yazıkki ve hayvanların yaşam haklarını elinden alabiliyorlar.

    iki türlü bakılabilir olaya hayvansal ürünler tüketmeniz sizi hayvanlara karşı düşman yapmaz (benim şahsi fikrim bu yönde) ama siz katletme yoluna giderseniz kusura bakmayın ama benim gözümde insan değilsinizdir. bu zihniyetteki insana saygı da göstermem, tepkimi de belli ederim.
  3. doğru olan zihniyet.hayvanlara yardım etmeyi bırakın da doğal seçilimin tadını çıkaralım yav