1. je:ben (jö)
    tu:sen (tü)
    il/elle:o (il/el) (il erkek için, elle kadın için)
    nous: biz (nu)
    vous:siz (vu)
    ils/elles:onlar (il/el)
  2. toujours: her zaman
    toujours jeune: eskimeyen, yaşlanmaz
  3. le robinet: musluk
    le soleil: güneş
    la fleur: çiçek
    le bateau: kayık/yelkenli
    le pasteque: karpuz
    la plume: kuş tüyü
    la fourchette: çatal
    la coeur: kalp
    une cou de foudre: ilk görüşte aşk - çarpılma anlamında kullanılan bir deyim
    le pain: ekmek
    la poupee: oyuncak bebek
    la poubelle: çöp (bu ikisini karıştırdığım için yıllarca anlamadığım bir alay konusunun ezikliğini çekmiştim)
    la miel: bal
    la farine: un
    la tete: kafa
    la pieds: ayak
    la main: el
    bcbg: beau chic beau geant dı sanırım bu biraz burjuvalara söylenen bir tabir
    ilk aklıma gelenler
  4. l'amour: aşk sevgi
    le flirt: sevgili
    j'adore: bayılıyorum
    je t'adore: ben sana bayılıyorum
  5. turque: türk
    turquie: türkiye
  6. avec: beraber
    mais: ama
    comme: gibi
    encore: yine
    malgré: rağmen
    quand: ne zaman
    ou: nerede (u üstünde accent var burada nasıl yapıldığını bilmediğim için yapamadım)
    qui: kim
    qu'est-ce que: nedir?
  7. la semaine : hafta
  8. une profession: meslek
    un(e) assistant(e): yardımcı,asistant
    un(e) boulenger/boulengére: fırıncı
    un(e) dentiste: dişçi
    un(e)directure/directrice: yönetmen
    un(e) étudiant(e): öğrenci
    un(e) photographe: fotografçı
    un professeur: öğretmen
    un(e) secrétaire: sekreter
    un(e) serveur/serveuse: garson
    yazdığım kelimelerin ilk kısmı yada e olmayan kısmı erkekler için kullanılıyor. ikinci kısmı ise o işi yapan kadınlar için örnek olarak un serveur dediğiniz zaman erkek garson une serveuse dediğiniz zaman garsonun kadın olduğunu anlıyorsunuz
  9. zlatan: domine etmek

    ibrahimoviç'in üst üste yılın en iyi futbolcusu seçilmesi üzerine "ödülü zlatanladı" tarzı bir manşet atıldı. sonrasında yetkili kurum (fransa'da artık hangisiyse) zlatan kelimesini bu anlamla kabul etti.
    jimi