• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
hijyenik aşklar - yılmaz erdoğan
kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. seviyorduk. sevmeyi seviyorduk. bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. hijyene önem vermiyorduk. beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anlıyorduk.
  1. girişte yazarın kısa bir biyografisinin ardından kitap içeriğindeki yazılar hakkında bilgi verilmiş. anlatıldığına göre yılmaz erdoğan'ın gürbüz vural adıyla aktüel dergisi'ne ve vatan gazetesine yazdığı köşe yazılarından derlenmiş bir kitap elimizdeki. bir de ilk ve sadece bu kitapta göreceğimiz yazılar varmış ama o yazılar hangileri belli değil.

    yazıların büyük çoğunluğu, herhangi bir köşe yazısı gibi dönemin gündemi ile alakalı. bir kısmı da gerçekten boş beleş, pazar ekinde yayınlanmak üzere çarşamba gününden yazılan bir pazar günü yazısı ne kadar samimi ise o kadar samimi yazılar. (bu cümleyi kurmam için gereken tüyoyu, yine kitabın içinden, yazarın kendisinden aldım.) ancak istisnasız her yazının içinden gerek aşka, gerek hayata dair alıntı olarak kullanabileceğiniz, facebook, twitterde paylaşabileceğiniz onlarca cümle var. bunu benim yazımdan da gayet rahat anlayabilirsiniz. bu kadar çok alıntı kullandığım başka bir yazım var mı hatırlamıyorum. yine de şunu itiraf etmeliyim; bazı uzun ve mükremin tarzı cümleleri anlamlandıramadığım için derin anlamlar içerdiğini sanmış da olabilirim, sonradan uyarmadı demeyin.
    vega
  2. shakespeare 'in meşhur bir şemsiye tamircisi hikayesi var dostlar, müsadenizle anlatayım :
    bir gün; şemsiye tamir eden adamın biri, şiirlerini shekepeare ' e götürüyor ve şiirleri hakkındaki fikirlerini soruyor. shakespare ölçüsüz, vezinsiz bu berbat şiirleri, içi sıkılarak okuyor. en sonunda şemsiye tamircisine dönüp, şöyle diyor:
    "dostum siz şemsiye tamir edin, her zaman şemsiye tamir edin, sadece ve sadece şemsiye tamir edin."

    yani diyeceğim odur ki, yılmaz erdoğan ın senaryoları gerçekten zevkli, espirileri güzel. ama bu adamın hayat hakkında, aşk meşk hakkında yazmaya yetecek kadar nayıf bir dünyası yok. o yüzden tırt işler çıkarıyor. bunları boş verip bildiği işi yapsa daha hayırlı olur.