1. 1781'de hipnozu ilk kullanan önemli fransız aristokratlardan armand-marie-jacques de chastenet, marquis of puységur hipnozun oluşturabileceği zararları etkilerden bahseder. o dönemde sadece hipnozun sadece kişinin hür iradesi dışında bazı davranışlara yöneltebileceği üzerinde durulurken günümüzde hipnoz inthara eğilim, şizofreni gibi psikotik hastalıklar, depresyon, histeri krizleri, kusma vs gibi çok geniş yelpazede komplikasyonla suçlanmış.

    1950'lilerde hipnoz eğlence amaçlı kullanımı da iyice yaygınlaştığından daha çok geri bildirim alınmaya başlanmış. dilsizlik, körlük gibi sonuçlanan hipnoz terapileri üzerine intihar vakaları bildirilince hipnozun ününe iyice leke sürülmüş. 1984'de kleinhauz ve beran hipnozun komplikasyonlarını depresyon ve antisosyal kişilik bozukuluğu olmak üzere iki ana konuda incelemişler. 30 sene sonra körlük dilsizlik gibi suçlamalardan aklanmış ama travmatik süreçler yaşanabildiğinden bu sefer hipnoz depresyon ve antisosyal kişilik bozukluğu ile suçlanmaya başlanmış. daha sonra yapılan çalışmalarda hipnozun sebep olduğu düşünülen! komplikasyonlar şu şekilde sıralanmış.

    %60 anksiyete ve panik atak
    %28 aşırı bağımlılık
    %28 transa geçme güçlüğü
    %15 ise tetiklenen psikotik rahatsızlıklar, gerçek algısının bozulması

    günümüzde hala daha tartışmalı bir konu hipnoz. hipnozun bahsedilen komplikasyonlarla kesin bir bağlantısı olduğu saptanamadı. bazı otörler tamamen zararsız olduğunu, bir kısmı sadece depresyon ve histeri krizler gibi anlık komplikasyonlar olabileceğini, bir kısım bilim insanı ise hipnozu şizofreni, intihara eğilim ve çok daha ciddi psikotik hastalıklarla suçlamaktadır.

    bu tartışmalar arasında en çok konuşulan iddia ise var olan bir psikotik rahatsızlığın ortaya çıkmasını tetiklemiş olabileceği. yani genel olarak hipnoz, olmayan bir psikotik rahatsızlığa sebep olamaz. zaten var olanı tetikleyebilir. işin ehli olmayan kişiler tarafından, eğlence amaçlı yapılan seanslarda kişiler geçmişleri ile, korkuları ile travmatize olacağından bunlar üzerine gelebilecek depresyon, kişilik bozuklukları, hafıza kayıpları hipnozu uygulayan kişinin tecrübesizliğinden kaynaklı olacaktır. ama yeterli teorik ve klinik eğitim almış kişiler tarafından yapılan hipnozlarda da komplikasyonlar bildirilmiştir. 1961'de stanford hipnozun klinik ölçeklendirilmesi ile yapılan 220 kişilik çalışmada tek bulunan %8 kişinin baş ağısı ve kafa karışıklığı yaşaması saptanmış. gene 92 yapılan bir çalışmada aynı şikayetler dışında bir sonuç alınamamış. önceki bildirilen geniş çapta rahatsızlıkların sebeplerini hipnoz sırasında yaşanan sorunlarla baş edemeyecek kişiler tarafından yapılmasına bağlanmış.

    hipnoz 2 asırdır uygulanmasına rağmen hakkında çok az bilgiye ulaşılabilmiş esrarengiz bir yöntemdir. hala hipnoz anestezisi hakkında çalışmalar vardır. hipnoz ile birçok psikolojik rahatsızlık çözülebildiği söylenmektedir. hatta kulak çınlaması, uyku bozukluğu, sigarayı bırakma, obezite hipnozla ile çözülebilen rahatsızlıklardan.

    kaynak konusunda gerek pubmed gerek google scholarda araştırdım ama genel hatlarıyla durumu özetleyen en iyi bunu bulabildim.
    http://bscw.rediris.es/pub/bscw.cgi/d4522388/stanley-negative_consequences_hypnosis_inappropriately_ineptly_applied.pdf