1. çek cumhuriyeti, avusturya ve slovakya sınırlarının kesişiminde, çek cumhuriyeti'nde yer alan küçük bir kasabadır hodonin. yaklaşık 25.000 insan yaşar burada. 2. dünya savaşında burada küçük bir toplama kampı da bulunmaktaydı. bizim için önemi ise burada 1. dünya savaşında galiçya cephesindeki türk askerlerden hasta ve yaralı olanlar hodonin hastanesine getirilmiş ve burada şehit olmuşlardır. 333 askerin mezarının bulunduğu bir şehitlik yer almaktadır. şehitliğin keşfi ise 1960'lı yıllara denk gelmektedir. asala tarafından öldürülen paris büyük elçisi ismail erez prag büyükelçiliği görevini yürütmekteyken şehitlik ortaya çıkarılmıştır.

    konuyla ilgili büyük elçinin kendi kaleminden yazdığı mektup şöyledir:

    prag’da türkiye büyükelçisi sıfatıyla görevime başladıktan bir müddet sonra dışişleri bakanlığı’ndan, milli savunma bakanlığı’nın müracaatına atfen, bir yazı geldi. çekoslovakya’daki türk şehitliklerinin durumu hakkında bilgi isteniyordu. konuyu bizzat ele aldım. büyükelçilikteki dosyaların tetkiki neticesinde, birinci dünya savaşı sırasında galiçya cephesinde çarpışan kuvvetlerimizden bazı yaralıların muharebe hattı gerisinde bulunan ve o zaman avusturya – macaristan imparatorluğu’na dâhil çekoslovak topraklarındaki askeri hastanelere nakledildiklerini, bunlardan bir kısmının tedavi sırasında vefat ettiklerini, bir kısmının ise tedavi süresi içinde, hastanelerin bulunduğu bölgelerde çıkan salgın hastalıklara tutularak öldüklerini ve mahalli mezarlıklara gömüldüklerini tesbit ettim. bu arada, ölülerimizin hemen hepsinin çekoslovakya’da moravya bölgesini merkezi olan brno şehrinin takriben 45 km. cenubundaki hodonin kasabası mezarlığında olduğunu öğrendim. dosyalardaki kayıtlara göre, hodonin’de “türk şehitliği” diye anabileceğimiz bu bölgedeki türk mezarlarının muntazam ve bakımlı olduğu, mezar taşlarının dahi bulunduğu yazılı idi. bununla iktifa etmeyerek hodonin’e bizzat gidip şehitliğimizin durumunu görmek ve müşahadelerimi dışişleri bakanlığı’na nakletmek istedim. bu ziyareti yaptığımda hodonin kasabası mezarlığı bekçisi beni, fevkalâde bakımlı, her mezarı bir küçük bahçe manzarası arzeden kabristanın sonundaki bir sahaya götürdü. mezarlık bekçisi türk şehitliğinin yeri olarak bana burayı gösterdi. bu sahada türkler’in medfûn bulunduğunu gösteren en ufak bir işaret yoktu. önce, bekçinin ifadesine inanamadım. hodonin belediyesine müracaat ettim. bekçinin ifadesini teyid eylediler. kontes mari lubinska yine bize ait olduğu anlaşılan sahada muntazam bir mezar ve taşında kitabesi mevcuttu. bu mezarın ise mari lubinska adında bir kadına ait olduğu anlaşılıyordu. yaptığım tahkikat neticesinde, bu kadının polonyalı bir kontes olduğu, birinci dünya savaşı sırasında gönüllü hastabakıcı sıfatıyle hodonin hastanesinde çalıştığı, bu arada hastaneye getirilen türk yaralılarına da baktığı, hastalanıp genç yaşında öleceğini anladığı zaman hodonin mezarlığındaki türkler’in yanına gömülmesini vasiyet ettiğini ve bu vasiyetinin yerine getirildiğini öğrendim. büyükelçilikteki arkadaşlarımı zaman zaman hodonin’e gönderdim. bu ziyaretlerde, hodonin belediyesi kayıtlarından kabristan’da medfûn 333 türk’ün isimleri ile defin tarihlerini bulmak ve bunların bir listesini almak mümkün oldu. ama maalesef şehitlerimizin memleketteki doğum yeri ve doğum tarihi kayıtlı değildir. ayrıca, birinci dünya savaşı sonlarına doğru hastanelerdeki türklerle anlaşmayı temin için bir küçük “türkçe-çekçe” ve “çekçe-türkçe” lûgatçık hazırlandığı öğrenildi. hodonin belediyesi kayıtlarında sadece 333 türk’ün isimleri bulunmakla beraber hodonin mezarlığında bir rivayete göre 1000-1500, hattâ 2000 türk’ün medfûn olduğu söylendiği tesbit edildi. öte yandan, bölge hastanelerinde tedavi gören, türkler’den bir kısmının hodonin’de çek kadınları ile evlenerek yerleştikleri, bunların çocuklarının okullarda “turco” diye anıldıkları anlaşıldı. bu son hususu aslen moravyalı olan ve ilkokul tahsilini hodonin’de yapan çekoslovakya dışişeri bakanlığı protokol genel müdürü büyükelçi dr. jaroslav jecny de teyid eyledi. hatta kendi sınıfında bunlardan bir iki arkadaşı olduğunu belirtti.

    iki nineden gelen mektup:

    kocalarını bekleyenler hodonin’deki türk şehitliği konusu, prag’dan gelip geçen gazeteciler vasıtasıyla türk basınına da intikal etti. böylece şehitlerimize karşı olan hizmetimizi gönül huzuru içinde bir noktaya kadar getirmiş oluyorduk. bu tarihten sonra edirne’den iki nineden birer mektup aldım. ikisi de ayrı ayrı kocalarının birinci dünya savaşı sıralardı galiçya’da çarpışırken yaralanarak hodonin askeri hastanesine kaldırıldıklarını, kendilerine gönderdikleri mektupların kesildiğini bildiriyor ve kocalarının hatırasına sadık kalarak 1917 yılından beri evlenmediklerini de belirterek, eşlerinin hodonin şehitliğinde medfûn olup olmadıklarının tahkik ve tesbiti ile kendilerine malûmat verilmesini istiyorlardı. şehitlik kayıtlarının tetkikınde, bunlardan birisinin hodonin’de medfûn olduğu anlaşıldı. diğerlerinin ismi tutmuyordu. ikinci ninenin kocasının ismine benzer olanlar da vardı. her hâlukârda tahkikatımın neticesini birer mektupla kendilerine bildirerek, listelerden birer nüsha ve şehitlik fotoğraflarından birer adet gönderdim.