1. bazı belirtilerini yaşadığım bakteriyel bir rahatsızlıktır. ancak henüz muayene olacak vakit bulamadığım için emin olamıyorum. internetteki bilgi kirliliğinden okuduğum yorum ve deneyimlerle irkildim. pazartesi muayene olacağım. umarım şüphelerim yersizdir.
  2. kimi zaman apandisit ile karıştırılabilir. bir kaç yıl önce şiddetli bir ağrı yaşadım. belirtiler apandisit gibi duruyordu, bir ihtimal de kist yırtılması-ağrısı olması durumu diye inatçı bir ağrı ile başa çıkmaya çalışıyordum ama hayatımda o biçim bir ağrı yaşadığımı hiç anımsamıyorum.

    bir kaç saat direndim, o acıyla kıvrandım hatta. ağlaya ağlaya acile gittim en sonunda. bu arada bizimkiler daha önce götürmek istedi ama ben bu konuda çok inatçıyım. fobimi yenmek hiç de kolay olmuyor. acil de o olsa belli bir sırada olmanız gerek, benim payıma düşen sarı hatlarda yer almaktı. yani ne çok kötüyüm onlara göre ne de iyi sayılırım.

    sonrasında eveti doktorlar da apandisitten şüphe edip bir dizi işlem uygulanmasını istediler. ilaçlı tomografi mi ne deniyor sanıyorum. ama korktuğum gibi olmadı, zamanla o ağrının şiddeti de geçti. benimse sorunum idrar yolu enfeksiyonuymuş.
  3. efendim öncelikle iğrenç duygular yaşatabileceğini belirterek başlayayım. çok tekniğe girmeden yüzeysel bilgilerle yetineceğim.

    kısaca iye denilmektedir. tıbbi açıdan idrarda bakterilerin ve savunma hücrelerimiz olan lökositlerin bulunması durumudur (bakteriüri ve pyüri). yani idrarın sterilitesinin bozulmasıdır diyebiliriz. semptomlar ise uyarırlar, bak saldırı altındasın güzelcene doktoruna git, şikayetlerin artacak demektedirler. asemptomatik ilerleyerek tarama testlerinde ortaya çıkabilirler. her yaş grubunda görülmesi mümkünse de yaşla ve kişinin kendine bakacak yeterliliğinin düşmesiyle sıklığı artar. yani kateterizasyonda, felçli hastalarda, uzun nekahat dönemi gerektiren hastalıklar sırasında veya operasyonlardan sonra artış görülebilir. çocuk yaş grubunda ve anüs ile üretra arasındaki mesafenin darlığının da etkisiyle tuvalet eğitimi eksik çocuklarda çok görülüyor. uzun süreli kateterizasyonda, yapılan birçok çalışmada enfeksiyon oranı %100 olarak verilmiştir. normal hastada komplike olmayan, genel durumu bozuk, idrar yolu anomalisi vs. olan hastada ise komplike iye şeklinde adlandırılır. idrar yolunun prostat, taş veya başka bir nedenle tıkanmış olması, vezikoüreteral reflü, nörojenik mesane, üretral darlık, diyabet gibi rahatsızlıklar, korunmasız cinsel ilişki iye zeminini hazırlar.

    idrarda her bakteri veya lökosit görülmesi enfeksiyon anlamına gelmez. verilen idrarın kontamine (kirli) olması ihtimali de değerlendirilmelidir. bakıda 5-10 lökosit ve 10 üzeri 3 ve üstünde bakteri görülmesi genel kabuldür. semptomatikse çoğu zaman bağıra çağıra ben iye'yim der zaten. yayılımı yukarıya doğru idrar yollarından, kandan veya lenfatik yoldan gerçekleşebilir. e.coli denilen kaka bakterisinden bulaşı çok olur. (yeri gelmişken e.coli için (bkz: lenski deneyi) ) tabi e.coli dışında birçok bakteri türü ve diğer patojenler de iye yapabilir. önemli olan kolonizasyona müsait ortamın sağlanmasıdır. ortam müsaitse idrar yolunuza en cici patojenleri yerleştirebilirsiniz.

    dizüri (idrar yaparken yanma), urgency (sıkışma hissi), ateş, alt karından başlayıp kasıklara yayılan ağrı, yan ağrısı, hematüri (idrarda kan), mide bulantısı, kusma gibi bulgular verebilir. ağrılar yüzünden, acilde kendinizi zıp zıp zıplarken bulabilirsiniz. çok ileri vakalarda hasta kana geçen bakterilerin de etkisiyle sepsis tablosuna girebilir. yaşlı hastada dikkatli olmak lazım.

    sadece idrar tahlili yeterli değil, antibiyotik tedavi başlanacağından tedavi öncesi idrar kültürü alınması gerekir. eğer ampirik (nedeni belirlemeden) tedavi başlanacaksa patojenin vereceğimiz antibiyotiğe dirençli olma ihtimalini düşünerek kültür aldırırız ki sonradan ilacımızı uygun olanıyla değiştirebilelim.

    tedavide sıvı alımının artışı düşünülebilir. kanallardan sıvı geçişi kolonize olmuş bakterileri de beraberinde götürebilir. su temizliktir, sıvı alın dediysek de bokunu çıkarmayın tabi, çaydan kahveden alkolden uzak durun bu süre zarfında. spazm çözücü olarak buscopandan fayda görülebilir, semptomların şekline göre semptomatik tedavi verilecektir. tekrarından uzak durmak için temizlik çok önemlidir.

    ben tedavide en ciddi noktayı antibiyotik kullanımında görüyorum. ülkemizde en sık ampirik kullanılan antibiyotiklerden siprofloksasine (cipro) direncin %47'ye ulaştığına dair yayınlar var. antibiyotik direnci bizleri zorlamakta, seçeneklerimizi azaltmaktadır. ileride sıradan bir iye yüzünden ölmek istemiyorsanız antibiyotik kullanımınızı aksatmayın, bakteri direncini artırmayın. aynı bakteri tekrar kolonize olup yine kıvrandıracaktır, unutmayın.

    geçmiş olsun.

    edit: ufak tefek düzenlemeler
  4. ürogenital sistemlerinin yapısı sonucu kadınlarda sık görülür ve genelde tekrarlar. kronik hale gelme olasılığı bile vardır.

    yazilmiş ama tekrarı akilda kalici olmasini sağlayabilir; reçete edilen ilaçlari tavsiye edilen tedavi süresinden önce birakmayinız.
  5. eğer idrar yolu enfeksiyonu geçiriyorsanız, antibiyotik kullanmak istemiyorsanız şöyle bi toplanalım.

    sevgili arkadaşım,öncelikle o 3 litre suyumuzu içiyoruz. ne demişler işleyen demir ışıldar.

    sonrasında yapacağımız şu: yapılan araştırmalara göre yaban mersininin idrar yolu enfeksiyonunun en sık sebebi olan e.coli bakterisinin doğal antibiyotiği olduğu kanıtlandı. bunu öğrenen maligndoc durur mu? bizzat denedim oldukça başarılı. kaç kere bu şekilde antibiyotiksiz geçti. alıyoruz yabanmersinini içine su katıp demleyip içiyoruz. tadı da çok güzel. bunu gün içinde bir kaç defa sıcak şekilde ve bir kaç gün tekrarlıyoruz.

    ha baktınız hala geçmiyor. abartmayalım, erinmeyelim, tıpış tıpış doktora gidelim. iye önemli.
  6. eğer alternatif tıp denenmemesi gereken bir konu varsa işte o da budur. özellikle kadınlar daha sık yakalanır hatta bir araştırmada her kadının hayatında en az bir kez idrar yolu enfeksiyonu yaşadığını okumuştum. mesela başın ağrır, tamam hemen gidip ağrı kesici içme ama enfeksiyonlu şeylerde önlemini alacaksın.
    örneğin ben çok takmadım, su içeyim güzelleşeyim dedim. zaten çok rahatsız etmeden de geçti gibi oldu. sonra sabahları yanlarım ağrıyarak uyanmaya başladım, yataktandır diye düşündüm, birkaç gün de öyle salladım. en son yanlarımın ağrısından uyuyamayacak hale geldim, ateş falan derken hastaneye gittik. meğer bu e.coliler hep benim böbreklerime doğru yürümüşler. sol böbreğimde şişme yapmışlar, hatta ulturasoncu abi " hmm belki ameliyat gerekebilir " diye beni korkuttu ama 3 gün hastanede yatıp iyileştim.

    neyse bugün de içimdeki -hastalıklarıyla hava atan anneanneyi- konuşturdum.
    " a yavrularım hastalık şakaya gelmez, bak ben gençken hiç kendime bakmadım şimdi dizlerim ağrıyo. çorap giymediğim için de takma diş takıyorum..."