• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
il fiore delle mille e una notte - pier paolo pasolini
binbir gece masalları, 1974 italya - fransa ortak yapımı erotik fantastik filmdir. özgün adı il fiore delle mille e una notte olan film abd'de arabian nights adıyla gösterilmiştir. "binbir gece masalları", mart 1992'de 11. uluslararası istanbul film festivali'nde yönetmenin hayat üçlemesi'ni oluşturan diğer iki filmiyle beraber gösterilmiştir.

filmin özgün adı binbir gecenin çiçeği anlamına gelmektedir. film, orta çağ'da kaleme alınmış binbir gece masalları adlı orta doğu kökenli ünlü edebi eserin oldukça serbest bir uyarlamasıdır. bu masallar dizesinin ingilizce konuşulan ülkelerdeki karşılığı arabian nights (arabistan geceleri) olduğu için de film abd'de bu adla gösterilmiştir.

ayrıksı italyan yönetmen pier paolo pasolini'nin yönettiği filmin senaryosunu da yine pasolini, dacia maraini ile birlikte yazmıştır. yapımcılığını alberto grimaldi'nin üstlendiği filmin müziklerini pasolini'nin daha birçok filminin de müziklerini yapmış olan ennio morricone hazırlamıştır.

çekimleri iran, nepal, yemen, etiopya, hindistan ve eritre gibi egzotik ülkelerde yapılan "1001 gece masalları"nın tamamlanması iki yıldan fazla zaman almıştır (pasolini medea filmini de 1969'da kapadokya'da çekmişti) . filmin sansürlenmemiş 155 dakikalık versiyonu tam 10 masaldan oluşmaktadır. cinsellik dozu çok yüksek sahnelerin ayıklanmış olduğu versiyonu ise 130 dakikadır. her filminde olduğu gibi, pasolini'nin bu filmi de büyük tartışmalara neden olmuş, bir kesim tarafından baş tacı edilirken diğer bir kesim tarafından da tepkiyle karşılanmıştı.
ilk gösterimi 20 mayıs 1974'te cannes film festivali'nde yapılan film altın palmiye ödülüne aday gösterilmiş ancak jüri özel büyük ödülü'nü kazanmıştı.[7] festivalde sansürsüz olan 155 dakikalık versiyonu gösterilmiştir.

abd'de 1979'da önce x (pornografik) film değerlendirme kategorisine sokulan film 1991'de bu kez nc-17 (17 yaş sınırlaması) ile ruhsatlandırılmıştır. bazı ülkelerde (ör: singapur) gösterimi yasak olan filmin birçok ülkede de abd'dekine benzer derecelendirmelerle gösterilmesine izin verilmiştir.

pasolini'nin hayat üçlemesi:

"binbir gece masalları", pier paolo pasolini'nin klasik metinlerden yola çıkarak cinselliği irdelediği ve eski çağlarda cinselliğe gösterilen hoşgörüyü vurguladığı, hayat üçlemesi olarak anılan (rekin teksoy buna eros üçlemesi diyor) üç filminden sonuncusu ve en çok tartışma yaratmış olanıdır. üçlemeyi oluşturan ilk iki film 1971'de çektiği il decameron (dekameron'un aşk öyküleri) ve 1972 tarihli i racconti di canterbury (canterbury öyküleri)'dir. "binbir gece masalları", aynı zamanda yönetmenin sondan bir önceki filmidir. pasolini 1975 yılında çektiği salò filminin tamamlanmasından hemen sonra esrarengiz bir cinayete kurban gitmişti.

pasolini üçlemenin ilk iki filminde bizzat rol almıştı. bazı oyunculara da her üç filminde de yer vermiştir, örneğin franco citti üçlemenin tamamında vardır. (wikipedia)
  1. italyan yonetmen pier paolo pasolini'nin uclemesinin sonuncusu.

    bilindigi gibi escinsel yonetmen-sair-yazar pasolini filmlerinde cinselligi on plana cikarir. oldukca curetkar sahneler iceren filmleriyle bir hayli tepki almis olan pasolini edebiyat uyarlamalariyla da dikkat ceker.

    14.yy ingiliz sairi chaucer'in canterburry hikayeleri , 14. yy italyan yazar boccacio'nun dekameron'u ve yine tahminen sonradan yaziya gecirildigi sanilan binbir gece masallari'nin olusturdugu bu uclemede , yapitlarda varolan hikayelerin cinsel boyutu on plana cikarilir. ama bu kuru cinsellik degildir, kişide (tabi eger azman degilse) cinsel dürtüleri uyarmaz ve zaten pasolini'yi buyuk yapan da budur. sanatsal bir zemine oturtur filmi pasolini ve ardindan ironi yuklu sahneler ve diyaloglar filmin icine serpistirilir.
  2. pasolini'nin hayat üçlemesi bir başka çerçeve hikayeyi, binbir gece masallarını filme alıyor.

    öncelikle il decameron filmiyle ilgili bir anekdottan bahsetmek istiyorum. çekim için seti hazırlarken sanat yönetmeni filme alınacak merdivenlerin 14.yy'da orada olmadığını daha sonra inşa edildiğini söyler. pasolini belgesel değil, film çektiklerini belirtir. başka filmlerine de dikkat edilirse teknik olarak başarılı olmayan(senkron kaydırmak gibi bilinçli müdaheleleri saymıyorum) ama baştan aşağı samimi bir yönetmendir ppp. oyuncular amatör, vücutlar yağlı, kıllı, dişler yamuk, dökük, çürüktür fakat doğal olan bu değil midir? bu açıdan bakıldığında sanayi öncesi toplum manzarası içinde insani karakteri vurgulayarak bize bir şeyler fark ettirmeye çalışır, zamanın ruhunu yedirir. kendisi affedersiniz komilisttir biraz. bir belgeselde (ingiliz yapımı adı aklımda değil) ön tarafta takma dişlerini oynatan bir adamla arkada spor salonunda koşu bandı üzerinde ter döken bir adam gösterildiğini hatırlıyorum pasolini'yi anlatırken. pasolini sonrakini değil, öncekini anlatmak ister deniyordu. kendisi de bu özete karşı çıkmazdı sanırım. bir röportajında da benzer şekilde cahil köylüyle (onurlu vahşi gibi) - aydının bilincinin orta sınıfta yok olduğunu ancak iki uçta tezahür ettiğini söylüyordu.

    filme gelirsek üçlemenin diğer bölümlerindeki gibi ana hikayeden çeşitli seçmelerle karşılaşıyoruz. masallardan nureddin karakteri ve kölesinin ayrılması ve tekrar buluşması irdelenirken farklı hikayeler ikisinin başından geçmiş gibi anlatılıyor. pasolini'nin olmazsa olmazı davoli ninetto'da bu filmde aziz ile azize hikayesindeki aziz olarak yer buluyor. teknik olarak zayıf dediğim üzere nureddin'in aslanla karşılaşması veya cin pek iyi işlenememiş (bütçenin düşüklüğünden muhtemelen).yine de binbir gecenin masal ruhunu oldukça başarılı yansıtmış. üçlemeyi kapatan ve sımsıcak hatırlanacak bir filmdir benim için.
    zei