1. jean luc nancy kavramı.

    neden '-ile olmak' değil de, 'ile -olmak'tır peki bu? irdeleyelim.

    nancy bu kavramı, être singulier pluriel(*:tekil-çoğul olmak) kitabında şöyle açıklar;

    '' varoluş esas olarak ortak varoluştur, yani ile -olmaktır. varlık ile'dir, ile'si suretindedir birbirleriyle var olma bir'den çok ile olmaktır, ile içinde çoğul olmaktır.
    dolayısıyla 'ile -olmak' 'olma'nın ikincil ve rastgele bir nitelemesi değildir 'ile' olmaya sonradan eklenen bir ek değildir; aksine 'ile', olma'nın tam kalbindedir. onun çoğul kurucu niteliğidir: '' iki şey vardır – bir şey değil- ve bu şeyler birbirleri ile’dir. ''

    yani bir varlık ancak başka bir varlık ile var olur. ancak bu -ile olmak değil ile -olmak'tır. nedir farkı?
    - ile olmak'ta bu var olma koşulu öznelmiş gibi tınlar, fakat ile -olmak'ta varolma koşulu yadsınamaz şekilde varlıksal, materyaldir. yani nancy'e göre biz istesek de ile'siz var olamayız. varlığımız başka varlığa, varlık başka'ya içkindir.

    '' an'a dair bir açıklık alanı, verili ya da koyulmuş olmayan yalnızca şimdide mevcut olan dünyanın nihai kavramı olarak 'ile -var olma'yla ortaya çıkar:
    ' ile var olma olarak ve ile var olma içinde biz her zaman hâlihazırda anlamı kavramaya, kendimizi ve dünyayı anlam olarak kavramaya başlarız. '' (*:a.g.e.)

    bu heidegger'in dasein'inin içeriğindeki;
    ' ben başkalarıyla var olurum ve başkaları da başkalarıyla. ' ya benzer. hatta benzemeden öte buradan direkt olarak alınmış ve geliştirilmiş gibidir.

    nancy bu geliştirmesine devam ederek böyle bir varlıksal devinimde 'dünya'yı yaratmak' diye bir olgu ile düşüncesini serimler.
    bu dünya'yı yaratma'yı, ile -olan varlıklığın tekil-çoğul 'eşleşikliğinden' hareketle kurar.

    '' tekil çoğul: öyle ki her birinin tekilliği kendi bir çokları ile -olma’sından ayrılamaz
    ve bu sebeple de , genel olarak, bir tekillik bir çoğulluktan ayrılamaz. '' (*:a.g.e.)

    yani her varlık ile -olmaklığının katiliğinde tekil bir varlık da olsa çoğul bir varlık da olsa birbirlerine bağlılaşıklığın tezahürleridir. ve bu bağlılaşıklık dünya'yı yaratma'da tekil varlığa bir fırsat sunar nancy'e göre. işte burada dünya'yı yaratma fikrini ileri sürer, tekil-çoğul bağlılaşıklığını ilişkisel bir düzlemde varoluşlaştırarak ;

    '' ilişki içinde olmak, paylaşım olarak varlığı, yani varoluşun varoluş olarak doğumunu ya da salıverilmesini kendine ölçü almaktır. ''

    bu ilişki içerisinde oluş'ta varoluşlaştığımız an'ın sorumluluğunu alarak varlık birliğini dünya'yı dünyasallaştırmak üzere 'organize edebiliriz' nancy'e göre. böylece dokusu bozulmuş dünya'yı sıhhatine kavuşturabiliriz.
    bu sıhhat, dünya'yı yaratma meselesi siyasi değil, ontolojik bir imlemedir nancy'de.