1. aklın yolu birdir. eskiden beri dilenciler kendini acındırmaya çalışır. yerde sürünerek dilenen adamın kalkıp mersedese bindiğini eskişehirli pek çok yazar görmüştür. kendini sakat bırakıp dilenen insanların varlığını duydum.

    annem kanser benim evimi yenileyin diyerek bile para toplanabiliyor.

    ancak benim gördüğüm en etkili dilenen çocuk izmir alsancaktaydı. aslında dilenmiyordu bile ama kaç lira topladığını tahmin edemezsiniz. çocuk rezil delik deşik kıyafetlerle bir elektrik direğinin altında oturuyor. ayağında ayakkabı yok. eline almış bir defter kalem ödev yapıyormuş gibi yapıyor. her geçen insan abartmıyorum her geçen insandan para aldı. napıyorsun sen burada diye soranlara ödevimi yapıyorum evimizde elektrik yok. ödevimi yapmazsam öğretmenim kızar. babam dilen diyor ama ben dilenmem diyor çocuk. kitapları çok sevdiğinden ama alamadığını söylüyor ve ağlıyor. bir saatte üç yüz lira topladığını gördüm. lanet olsun profesörlüğe de atom mühendisliğine de dedim ve yoluma yürüdüm.
  2. ofis binamın kapısındaki dilenci teyzenin yaptığını yapmamak olabilir tavsiyem.

    ilk gün, biraz da tatil sebebiyle daha rahat kıyafetlerle işe gittiğimden olacak, öğrenci sandı galiba "allah zihin açıklığı versin, tez amanda mezuniyetlerini göstersin" dedi. (mezun olalı çok oldu teyze)
    ikinci gün, baktı ki hergün işe geliyorum anladı çalıştığımı başka yerden vurayım dedi. allah sevdiğine bağışlasın dedi. (sevdiğim yok, bu da olmadı)
    ertesi gün azimle deneme yanılmaya devam etti. allah oğluna bağışlasın dedi. (bir de söyledikten sonra yüzüme bakıyor her defasında; tuttu mu, ne tepki verdi diye? güldüm sadece)
    herhalde gülüşümden anlam çıkarmış olacak, doğru yoldayım ama cinsiyeti tutturamadım diye düşündü ki, sonraki gün "kızına bağışlasın"ı denedi. (teyzem, evli değilim, çocuğum yok)
    bugün baktı ki olmuyor, "allah güzelliğine zeval vermesin, güzelliğinin hatrı için" dedi.

    yapma teyzem, bu kadar çeneye gerek yok. yalnızca dilenen insanlara para vermediğimizi anla. en azından mendil, yara bandı sat ki, bir anlamı olsun. trafik ışıklarında su satan çocuklardan su alırım ama dilenen çocuğa para vermem. bu kadar basit.

    bu arada (bkz: aldığınız en güzel iltifat) başlığına yazsam da olurdu ama dilenen çocuklardan bahsetmişken, kırmızı ışıkta beklerken yanıma gelen çingene kızın "bir kar tanesi kadar güzelsin ablam" dedikten sonra para falan istemeden gitmesi bunun bir iltifat olduğunu düşündürdü (:
    sen daha güzelsin, keşke hepiniz için birşeyler yapabilsek hayatınız da güzel olsa.
  3. suriyeli dilencilerin bol olduğu bir ortamda dilenin türk olduğunuz da belli olsun ve gelsin paralar
    wtf
  4. ilk dilencilik deneyimimi anlatayım o zaman. umarım bir daha yapmak zorunda kalmam. şehirlerarası otobüs terminalinde otobüs çok kısa bir duraklama yaptı. her an kalktı kalkacak. hemen wc'ye gitsem beklermisiniz dedim. tmm dediler. koşa koşa taaa terminalin öteki ucundaki tuvalete gittim. bi baktım turnike yapmışlar 1tl atarak giriliyor. ancak çanta cüzdan herşey otobüste. onca yolu geri koşamam beklemez otobüs. wc'ye de girmesem olmaz kaç saat yol çekicez. etrafa bi bakındım başka çarem yok. ilk gelen delikanlıya 1 tl'niz varmı diye sordum. suratıma öyle kötü baktıki. etrafa bakıyorum kime rica etsem diye. neyseki wc ye gelen bayanlardan biri durumu anladı bende var dedi. öylece girdim.

    yani çok şükür durumum iyi, dilenmek zorunda değilim, işim var gücüm var ama işte o an olmayınca olmuyor. o 1 tl olmadan tuvalete girilmiyor. ama turnikenin üstünden atlamak hiç aklıma gelmemişti onuda sonradan akıl ettim ama yinede atlarmıydım bilmem. yakalasalar bide ona uğraş dur.

    o günden beri de mümkün olduğunca geri çevirmem hiç bir dilenciyi.
  5. benim gibi salakları bulup yolda kaldığınızı söyleyin, aklıma hep o sekiz saat yürüyüp ayaklarımın kanadığı gün gelir, mutlaka ellerim cebime gider, çantama gider. bir de taktik önemli, geçen gün iki tane suriyeli dilenci kardeşim arasında şöyle bir tavsiye konuşması geçiyordu, '' ben türkçe konuşcam, sen de arapça konuş tamam mı? ''