1. aynı algı fakirliğini ilk basım kitap için de yaşıyorum. sıraya girmişsin, önündekileri sabırla beklemişsin, herkes sırayla selfisini de çekmiş, içinden sıra sana geldiğinde afallamamak için kimlik bilgilerini tekrar ediyorsun...

    -isim?
    -bıdı bıdı

    şansın varsa ufak bir gülümseme, belki birkaç cümle daha, hızla bir şablona yerleştirilen ismin, bir satır, imza...noterde de aynı keyfi alabilirsin biraz zorlarsan.

    çok da haksızlık etmeyeyim, sen o sıralarda ömrünü tüketmeden, gerçekten senin için imzalanmış olanları ayırmak gerek. yıllar önce bir yazarın "değerli arkadaşıma, sormaktan hiç bıkma" yazarak imzaladığı ve ben beklemezken elime tutuşturduğu o kitabı unutamam.
    mesut
  2. bazen yayinevleri yazarlardan hazir imzali kitap satiyolar. birkac kez almisligim var isme ozel olmuyorlar, tamam ama ne bileyim yalandan da olsa insan bir kelam eder. "sevgili okuruma" falan yazar. hadi hepsini gectim cok dandik imza atani var. dusunuldugunde tek tek ugrasmak, herkese gulucuk dagitmak gibi zorluklari olabilir ama bir yazarin okuru ile bag kurdugu anlardir bu imza gunleri ve imzali kitaplar. omur boyu saklanir. imzali birkac kitabimdan bahsedeyim;

    soylemekten pek haz etmiyorum ama ilk kez bir yazara imza attirmam ankara'da kocatepe'de kitap fuarindaydi. cok hayrani olmasam bile tek imza gunu duzeneleyen yazar oldugundan ahmed günbay yıldız'a bir kitap imzalatmistim. lise yillarimdi ve imzalattigim kitap ne oldu bilmiyorum, yazarin da baska kitabini okumadim bana hitap eden bir tur degildi.

    universite yillarimda okudugum fakultede ogretim uyesi idi nazan bekiroğlu ve imzali bir kitabini almistim canan tan ile beraber duzenledikleri bir imza gununde. universite yillarimda imzalatmistim, sonradan nazan bekiroglu'nun baska bir kitabini ise internetten aldim imzali olarak size yemin ediyorum yoldan gecen biri karalamis. o kadar fark vardi yani. belki de baska birine attirdilar imzayi.

    ahmet ümit imza konusunda cok mutevazi ve icten imzaliyor kitaplarini. herkese farkli bir sey yazma cabasini taktir ediyorum. bir isim dolayisiyla katilamadigim bir imza gununde benim adima bir arkadas imzalatmisti ve hala bakar samimiyetini hissederim.

    orhan pamuk'un bir konusmasina katilip konusma firsati yakalamistim ama elimde imzatmaya kitabim yoktu. icimde uktedir.

    tarihci kemal karpat ile cok gorusmem oldu ve elimdeki tum kitaplarini imzalattim. hala firsat buldukca yanina gider deneyimlerini dinlerim.

    yabanci yazarlardan matthew pearl ile tanisip butun kitaplarini imzalatmistim. cehennem konulu kitabini imzalarken "go to hell" seklinde imzalamasi istemis bir okuyucusu ve hosuna gitmis. ben de go to hell'li bir imza aliverdim.

    son olarak kuzularin sessizliginin basiminin 20. yili dolayisiyla yapilan cekiliste thomas harris imzali bir kuzularin sessizligi ilk basim kazandim ki elimdeki en degerli kitaptir gozumde.

    cok uzatmisim valla keske youserlarin kitap imzalattigin yazarlar diye baslik acip ekleseydim.
  3. arzulanmasını bir türlü anlayamadığım olay. imzalı kitap ama sırada bekleyip imzalattın ya da sitelerden aldın. yazarla olan bir anı değil ki. bunun anlamını çözemiyorum. herhangi bir özelliği yok. aynı imzayı atar herhangi biri de. keramet o yazıda mı? kitabevinde çalıştığım dönemde yazarın yeni kitap söyleşisine tüm kitaplarını getirip imzalatmaya çalışanlar vardı ya da yazarın kitaplarıyla ilgili sorular beklediği anda susup oturanlar vardı. bu mantığı anlayamıyorum. fotoğraf çektir, iki çift laf et. spesifik bir soru sor. o kitabın üzerinde imza mı olmalı illa. elimde hiç imzalı kitap olmadığı için kıskançlık yapıyorum belki de.
    sezgi
  4. şimdiye kadar üç kitap imzalattım. birisini kaybettim, birisini hediye ettim, diğerinide okumadım.