1. ingilizce konuşurken veya yazı dilinde fark etmeden yaptığımız hatalardır. bazılarını çok iyi içselleştirdiğimiz için hata olduğunu fark etmez, etsek dahi kullanım dışına çıkarmakta zorlanırız. öğrencilerimden gözlemlediğim, çoğumuzun gözünden kaçan kritik birkaç örneği sizlerle de paylaşmak isterim değerli arkadaşlarım!

    en çok dikkatimi çeken hatalardan biri, "according to me". sizler referans gösterilecek bir kaynak değilsiniz, fikir beyan edeceğiniz bir konuşmaya according to me ile başlamanız oldukça yanlış bir kullanım. according to the recent research diyebilirsiniz ama kendiniz için "in my opinion, i think, i have an idea" gibi daha günlük dil yapılarını tercih etmelisiniz.

    speaking club'ta gördüğüm en bariz problem ise "actually". evet, actually oldukça hoş bir filler görevi görüyor, sorun yaşadığınız yerlerde actually demeniz aklınızda söyleyeceklerinizi organize ederken size vakit kazandırıyor. ancak bunun gerektiğinden fazla kullanılması anlam bozukluğuna yol açıyor, actually bi konuda spesifikleşirken veya kendinizi daha iyi ifade edebilmek için kullanmanız gereken bir yapı. vakit kazanmak için, you know / let's say gibi yapıları da tercih edebilirsiniz.

    birkaç tane telaffuz hatasından, let's say, daha iyi telaffuz edebileceğiniz kelimelerden bahsetmek gerekirse; artık can'i /kn/ şeklinde söylemede hiçbir zarar yok, konuşmanızdaki farkı hemen göreceksinizdir. kendi başına anlam taşımayan yapıları (am/is/are - nesneler- a/an/the'lar) yutarak söylediğinizde de farkın ayrımına varacaksınızdır.

    tüm bunları söyledikten sonra şunu unutmamakta fayda var, ingilizce herkesin dili ama hiçbirimize ait değil, bu dünya diline hepimiz ortaklaşa sahip çıkıyoruz.
  2. mountain'i mountayin diye telaffuz etmek
  3. delegates delegeyts diye değil deligıts diye okunur

    *gates'lara dikkat.
  4. türkçe düşündüğümüzü kurallara, gramere ve var olan kalıplara aldırmadan birebir ingilizce'ye çevirmek.

    şuraya da bir örnek koyalım.

    "it doesn't matter for us, for me. big games easy than the other games, unfortunately. everytime is we have the control the games, under the control the games, during the games, we have the some possibility, some big chances, some big okazyon, something like that but, what can i do, sometimes. it is the football, that is the football. something happened everything is something happened. but anyway, now is in the tabele, we have to see the situation, now is second position, and, one point more..."

    for listening.
  5. "the" kullanımının bir türlü anlatılamaması...
  6. zamanında knight oynayanlar bilir. her internet kafede vardır bu oyuna gınayt, kınayt diyen bir çocuk. e haliyle böyle adım atınca ingilizceye kınow'lar falan havada uçuşuyor. genelde böyle telafuz hataları çok yapılıyor. mesela congratulations olsun rogue olsun ( direk olarak ro gü e diye okunur genelde) örnekler çoğalabilir.
  7. honest ı hanıst diye okuyanlar var
  8. yukarıda bahsedilmiş,biraz açalım.

    en sık kullanılan hata "the"'nın ota b.ka kullanılmasıdır,her şeye "the" .oldu. şimdi gelin the hangi durumlarda kullanılır,hangi durumlarda kullanılmaz biraz inceleyelim.

    1.belirli-belirlenmiş bir nesneyi tanımlarken

    masada duran bir kitap var,mesela ne olsun;1984. dün okumuşuz,bugün de okumuşuz,herkes biliyor kitabı,aynı mecliste . let's read the book dersem , herkes 1984'den bahsettiğimi bilir,çünkü kitap spesifik.
    ama oturuyoruz , kitap konusu açılmamış bile. eğer let's read a book dersem,bu herhangi bir kitap olabilir.

    2. coğrafi imlerde

    the world,the sun,the milkyway,the solar system vs

    3.ülke isimlerinde

    the republic of turkey,the kingdom of bhutan (ülke çoğul adalardan oluşuyorsa da the kullanılır,the antilles gibi,ancak the america olmaz)

    4.bir sanat eseri veya bir mimari yapıdan bahsedilirken

    the eiffel,the mona lisa,the pyramides

    5. gazete ve organizasyon isimlerinden önce

    the boston globe (spotlight'a sevgilerle) , the un , the ilo vb

    6. aile isimlerinden önce

    the obamas,the jacksons vb

    7. müzik aletlerinden önce kullanılır

    the guitar,the piano,the obua vb

    8. bazı hizmetlerden önce kullanılır

    call the police,call the ambulance,call the midwife, (bir selam da bu diziye)

    9. sürekli kullanılan ve karşınızdakinin bildiğine emin olduğunuz yerler için kullanılır

    i'm going to the mall,i'm going to the school,i'm going to the seaside

    10. insanları sınıflandırırken kullanılır

    the welthy people live here,the winners,the loosers ve hatırlayın "the good,the bad and the ugly" (bir selam da buraya)

    dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık.
    "the" end
  9. suffix'lerden

    -ful ; addan sıfat türetir burada hem fikiriz ama, colorful,helpful,handful gibi sıfatlara bürünürken dikkat dikkat tek "l" ile yazılır.