1. tam olarak ihtiyacım olan öğüt, tavsiye, yol gösterme ve yardımcı olmaların bütünüdür.
    lise ve üniversite hazırlıkta görmeme rağmen ne sınav ingilizcesi var ne de akıcı konuşma ingilizcesi. yurt dışına çıkma fırsatım yok. bolca vaktim var diyen birine verilecek tavsiyeler olmalı?
  2. eğer bir öğrenci evi yada bekar evinde kalıyorsaniz internetten yurtdışından gelen gezginlere konaklama için evinizi minik bir ucret karşılığında açabilirsiniz (bedava olmasının guvenlikle alakali sakıncaları olabilir. siz önce güven veren bir profil çizmelisiniz). değisim öğrencisi olur vesaire. benim yapma şansım olmadı ama yapabilen arkadaşlarım bu konuda çok fayda gördüler. abd den ziyaretçi için craigslist diye bir site var. daha çok avrupa dan ziyaretçi için couchsurfing gibi bir site olacaktı.
  3. eğer kolejli değilsen, anne babandan biri ingiliz değilse, yaşadığın yerde ingilizce sokakta konuşulan bir dil değilse hayatta öğrenemezsin. su bile isteyemezsin bakkaldan. hele hele "tense"ler şeklinde dil öğretmeye çalışan kurslara temas etmişseniz tamamen sıçtınız. bildiğiniz de gider.
  4. birazcık ta olsa faydasının olacağını düşündüğüm site duolingo
  5. geliştirme denildiği için doğrudan buraya çıkıyor: konuşmak.

    yabancı şarkı dinlemek veya dizi izlemek bunun kadar etkili olmaz. konuşmak apayrı bir konu bana kalırsa. öğrenirken sanki sana malzemeleri veriyorlar, ürünü konuşarak çıkartıyorsun.
    iyi seviyede ingilizce bilgim(*:grammer, kelime vs. ) var ama konuşma alışkanlığım olmadığı için kendimi eksik hissediyorum.

    bir chat programı arıyorum aslında sırf bu amaçla kullanabileceğim, önerebileceğiniz varsa mesaj atın lütfen.
  6. input - oütput olayidir..

    input= read + listen

    output = write + speak

    ana kural budur..yöntemlerini kendine göre olustur..

    sadece oturup gramer calisanlardan olma..tabi grameride ihmal etme lütfen..

    not:ingilizce bilmiyorum..almanca ögrenirken ögretmenim dil ögrenmenin mantigini kisaca özetlemisti..

    tesekkürler bütün mezeleri sayan alman ögretmenim..
  7. çokça emek harcadığım, ancak bir türlü fiile dökemediğim eylem içeren konudur. şöyle ki; yaklaşık 2 yıl boyunca online kurslara katıldım. mümkün olduğunca da disiplinli çalışmaya gayret ettim. neyse kurs sonlarında ve başlarında ilerlemeler görüldü fakat kendimde hala o yetiyi hissedemiyordum.

    bir süre ne yalan söyleyeyim kendimi geri zekalı gibi hissetmeye başladım(bu tehlikeli bir düşüncedir). bir süre sonra istanbul'a seyahat etmem gerekti ve bir hostel ayarladım. gece vardığımda türkçe bilen kimse yoktu. basit gelebilir ancak hiç zorlanmadan rezervasyonumu yaptım, bir kaç soru sordum ve kısa olsa dahi sohbet edebildim. tabi reel hayatta o ana değin kullanma fırsatı edinemediğim için epey mutlu olmuştum.konakladığım süre boyunca epey deneyimleme fırsatım oldu bu anı.

    velhasıl işin özü biraz kendine inanmak, biraz da eyleme geçmekte gibi. gerisi bolca kelime öğrenmek, dilin yapısını da boşvermemiş olmak. akademik dil ise bambaşka bir derya, ona da çalışıyorum bakalım.

    son olarak rica ediyorum şu utanma evresini, ay yanlış konuşursam nolurları aşalım. işi çok zorlaştırıyor. (bkz: hala aşamadı)
  8. -grammer falan çalışayım deme
    -kelime öğren ,öğrendiklerini kullanmaya çalış
    -ingilizce dizileri ingilizce altyazı ile izle (anlamıyorum diyip izlemeyi bırakma)
  9. pc oyunu oynamak ciddi bir artı kazandırıyor bu konuda...
    müzik dinlemek de faydalı tabii sözlere bakarak...
    bir de "where is the sultanahmet?" bağlamında eminönü, karaköy gibi turistik yerlere gidip konuşmak gerek ki animatörleri düşünün her dili tarzanca da olsa gayet anlaşabiliyorlar...
    dizi izlemek de faydalı...

    ben nasıl mıyım?
    fifty fifty...
  10. başlıktan kasıt, doğal bir şekilde konuşabilecek seviyeye gelmek ise, a.j. hoge'u takip etmenizi (sayfalarında paylaşımları var) ve kendisinin "effortless english" setini önerebilirim. yalnız, bu seti aldığınızda, pratik yapmayı aksatmamanız gerekiyor çünkü setin amacı, pratik yapa yapa,sizin türkçe'sini düşünmeden, dilbilgisi endişesi yaşamadan otomatik cevaplar vermenizi sağlamak. setteki öyküler gerçekten basit(*:fabl gibi genel olarak) ama a.j. hoge öyle coşkulu ve anlaşılır anlatıyor, soru soruyor ki siz de kapılabiliyorsunuz ;) set sadece öykülerden oluşmuyor, o öykülerle ilişkili ve sadece ingilizce için değil, genel olarak kişisel gelişiminiz için faydalı kısımlar da var.
    bir de a.j.hoge öğrencilerin yazışabileceği bir platform oluşturmuştu(*:hâlâ vardır herhalde),öğrencilerle arada canlı video bağlantısı yaparak da konuşma pratiği yapıyordu(*:bu konuda çekingen olduğum için kaçtım gerçi ondan;))