1. umarım kişiden kişiye değişir tarzında değilde daha somut, işe yarayan yorumlar yazılır çünkü bir çok insanın (ben dahil) bu konuda sıkıntıları var.
  2. "azimli olmadığım doğru ama azimli olmayanların da yaşayabilecekleri bir yer olmalıydı, mevcut yerlerden daha iyi bir yeri kastediyorum. sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesiyle uyanıp yataktan fırlayan, giyinip zorla bir şeyler atıştıran, sıçıp, işeyip, dişini fırçalayan, saçını tarayan, başka birine büyük paralar kazandırdığı bir yere ulaşmak için trafikle boğuşan ve tüm bunlara sahip olma fırsatı bulduğu için müteşekkir olması istenen biri hayattan nasıl keyif alabilir?" charles bukowski.

    (ekşi sözlük'te "massive inferno" adlı yazarın bir entry'sinde rastlamıştım bu paragrafa. tam yerine rast geldiği için buraya yazdım. )

    belki de doğal olan azimsiz ve motivasyonsuz olmaktır. hatta belki işe yarayan.
  3. bir amaca sahip olmak ile.

    hayattan bir beklentisi olmayan biri ne için çalışır? neden çabalama isteği duyar? çünkü gerçekten istediği bir şey yok. nefes alır sadece o da çaba gerektirmiyor zaten.
    eğer insan bu durumdaysa ve hiçbir şey yapamıyorsa; gerçekten oldurmak istediği bir şey yok demektir.

    insanın hayattan beklediği şeyler olmalı. gözlerini kapatınca hayalini kurabileceği istekleri olmalı. ve bu kurduğu hayaller ve olmasını istedikleri şeyler için uğraşmalı. çaba göstermeli.

    bir yorumumda bahsetmiştim "her isteğin ucu mutluluğa çıkıyor diye" amaç mutluluk olursa gerekli azim de motivasyon da beraberinde gelir.

    yoksa sadece nefes alarak yaşanmıyor.
  4. öncelikle başlığın türkçesi şöyle olacak: (bkz: insan, azmi ve motivasyonu nasıl kazanır) ya da (bkz: azim ve motivasyon nasıl kazanılır)

    azim:
    bir işteki engelleri yenme kararlılığı.
    motivasyon(güdüleme):
    bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba.

    azim ve motivasyonu kazanmanız için öncelikle bir hedefinizin olması gerekir. bu klişe bir laf gibi görünebilir, ancak eğer bir hedefiniz yoksa neden azmedip, uğraş veresiniz değil mi?

    hedefinizi belirlemek için de, ne istediğinizi bilmelisiniz. hedefiniz; örneğin, bir sınava girip başarılı olmaksa sizi motive edecek şey tabiki de başarı olacaktır. çünkü hedefler başarılmak için konur. sizi, başarmak ya da bir işi bitirmek motive eder. azim ise; sıkıldığınızda, güçlüklerle karşılaştığınızda, yaptığınız işleri anlamlandıramadığınızda (bunu nerede kullanacağım demek gibi) sizin dayanma ve devam edebilme yeteneğinizi gösterir. yukarıda da belirtildiği üzere, azim = kararlılık demektir. bu aynı zamanda kendinizi tanımak için de önemli bir yoldur. nereye kadar devam edebileceğinizi anlarsınız. ayrıca, deneyimlerim gösterdi ki, azim ile mantık ters orantılı işler. eğer sorgularsanız azmetmeniz zorlaşır. sadece sonuca odaklanıp o işi ya da o iş parçacığını bitirmeye odaklanmalısınız.

    hedeflerinizi başardığınızda, en azından sonuçlandırdığınızda, ve hedef koyup başarmayı alışkanlık haline getirdiğinizde azim, motivasyon gibi kavramları düşünmenize gerek kalmıyor. nefes almak gibi siz farkında olmadan yapmayı sürdüreceğiniz alışkanlıklardan biri haline dönüşüyor.
  5. farkli basliklara da yazmistim, idolum obradovic'in asagidaki sozlerinde cevap mevcut: sevmek

    "motivasyonu yüksek olanın limitleri yoktur, ben mesleğimi çok seviyorum,birşeyi seviyorsanız uyandığınız andan itibaren onu düşünmeye başlarsınız,uyandığınızda artık onun için birşeyler yapmaya hazırsınızdır amacınıza doğru yürürsünüz ne olduğu önemli değildir"
  6. koşulsuz, sebepsiz sadece sevmekten daha büyük azim ve motivasyon olamaz.
    sadece sevmek ama. hiçbir nedene dayanmayan, nedeni sorulunca yalnızca seviyorum diyebileceğiniz bir sevmek.
    safi sevdiğinizde, ayın yörüngesini değiştirebilme kudretine bile haiz olursunuz.
    ve bunların hiçbiri düşünsel değil, direkt yazılan cümleler.