• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
insan doğası iktidara karşı adalet - michel foucault & noam chomsky
yüzyılın iki büyük düşünürünün yıllar önce yaptığı bu tartışma iki konu etrafında odaklanır: bilimsel bilginin gelişimi nasıl yorumlanmalıdır? siyasal mücadelede adaletin, bir başka deyişle etiğin yeri nedir?

foucault'ya göre, tarihte bilgi üretimini farklı çerçeveler belirlediği için, her çağda farklı bilimsel söylem tipleriyle karşılaşırız. chomsky ise kendi dilbilim kuramından hareket eder ve insanın doğarken beraberinde getirdiği bir yaratıcılık kapasitesi olduğunu savunur.
siyasal mücadele, bir sınıfın tarihsel haklılığına dayandığı için mi, yoksa daha adil bir toplum hedefi güttüğü için mi meşruluk kazanır?
görüşlerin en çok ayrıldığı konu bu olacaktır.
  1. 1971 yılında uluslararası felsefeciler projesi kapsamında naom chomsky ve michel foucault'nun karşı karşıya geldiği meşhur bir münazara düzenlendi. bu kitap, ikilinin konuşmalarının yazıya dökümünden oluşuyor.

    chomsky'nin iddia ettiği insan doğası fikrine, varlıkların keşfedilebilir bir doğaları olmadığını söyleyen ve kısacası özcülüğe karşı çıkan michel foucault şu sözleri ile karşılık verir:

    siz ne düşünürseniz düşünün, bu insan doğası, adalet, insanların özlerini gerçekleştirme fikirlerinin hepsinin bizim uygarlığımız içinde, bize özgü bilgi tipi ve bize özgü felsefe biçimi içinde oluşmuş fikir ve kavramlar olduklarını ve bunun sonucu olarak bizim sınıfsal sistemimizin birer parçasını oluşturduklarını düşünmemi engelleyemezsiniz. ne kadar üzücü olursa olsun, toplumumuzun temellerini alaşağı etmesi gereken -ve ilkesel olarak edecek olan- bir mücadeleyi tarif etmek ya da haklı çıkarmak için bu fikirlere başvuramazsınız.

    foucault'a göre toplumsal olarak kişilerarası ilişkilerle yarattığımız kavramlar üzerinden nesnel, evrensel tanımlamalara ulaşmak mümkün değildir. bu düşünce üzerinde bir dilbilimci olarak chomsky'i endişendiren ise sözün eylemselliğini kaybedeceğidir.