1. insan mekaniktir. çağrışımlarla öğrenir , ne kendine en çok bir şey çağrışıtırıyorsa ona meyleder. beş duyu, zeka , akıl bunlar insandan çıkarıldığında geriye kalan şey, bir kuklanın vantriloğu öldüğünde aldığı halden farksızdır. sessizliğe gömülür. dış algı yolları kapandığında kendiliğinden bilmek (omnipotentlik) ancak bu mekanikliğe çelme takan ender kişilerin yetisidir ki bu da uzun uğraş isteyen meşakkatli bir iştir. zafer ve yenilgi gibi celdiricilere esit muamele yapmayi ogrenmenin ilk adımı gerçeği kabullenmektir ki , kişi eğlence arayışıyla gün doldurma alemindeyken bu uğraş gayet sıkıcı gelecektir. fakat gerçeğin kendisi sıkıcıdır zaten. bir kitabı ikinci kere okurken , ilk okuyuşta ki duygu yoğunluğunu yaşamak güçtür. olabilecek her seyin yazili olduğu sıkıcı ihtimal recetelerini hizla yok etmek yerine , ezberden takliden yaşadığımız hayatlarımıza duyguyu katmazsak gerçek de eğlenceli hale gelebilir. her sey progralamadan ibarettir.kendi bütünlüğünü kaybeden kişi sokaklara insanlara koşup herkeste her seyde kendini arar. kim kendisini daha cok hatirlatiyorsa ona ilgi duyar. bunu yaparken türlü duygulari isin icine katarak hipnotik bir hava olusturur. adına ask, sevgi , merhamet , vefa, kiskanclik , ofke vs dedigi bu gerceklikten uzak mizraklarla av büyüsü yapar. hem kendini hem karsisindakini inandirip uyutup, kör gafil alkislarla bu kapanın içine sokmaya calisir. sonra ne mi olur? havvayla ademden beri aşka düşer kendilerini cennetin egretilemesi bu dunyada bulurlar. koklamalar, opusmeler, sevismeler bi sure sonra mekaniklesmeye baslar plastik tadi alirlar. cennete geri gitmek icin bütünlüklerini korumak yerine, bütünleşmeye devam ettikçe ayri düşerler. orgazm cennete en yakin mesafeden kendine el sallamaktir. seviserek diger insandaki 'kendi'ligini deneyimlemeye calistikca, kendilikleri avuclarindan kayiverir her seferinde. digerlerinde ki kendilerine dokunamaz, erisemez, tekrar tekrar bu hipnotik mucbir uykuya dalip gercege eremezler. nefret biriktirirler. ruhlari bosaltilmis taciz edilmis yerine sehvet ve cehennem konulmus suskun kuklalar.. dünyadan kacis haritasi sevisme eylemi ve çarpıtılmış butunluk hezeyani bir sure sonra cehenneme donusmeye baslar. sonra bahaneler siralanir. zamana yayilir. hikayelestirme sureci bitince ayriliklar kacinilmaz hale gelir. falan filan hep ayni hikaye. gercek anilarinin olduğu yere gitmek, asil mutlak ve gercek oldugu an'a ulasmak icin yapilmasi gereken kendi merkezinde dengede kalip, olmayan seyleri duygu, kisilik, ego vs. türlü sacmaliklardan sitkini siyirip ihtiyacsizlasarak kendi butunlugunde durarak bir kartal gibi yukselmektir. bir kumandayla beynin cesitli merkezlerine gonderilen degisik frekansli enerjilerle psikoloji bile duzeltilebiliyorken kendini ruh kanseri etmenin mantigi yoktur. bizi maceradan maceraya sürükleyen ruhtur. birine yaklasmak icin olmayan seyleri beslemek (ego) aptalliktir. aptallar yakinlasmak icin övgüyü kullanir, akillilar suphelerinde israrciliklari kendilerini hakli cikarana kadar elestirir, hic biseyi olmayanlar digerlerini satarlar. bütünlüğü bedensel ve somut olarak algilamamizi isteyen terk'i dikte eden her turlu dogmadan ayilip , mutlak olan inisiyatik terke yonelerek ruhumuza yatak hazirlamaliyiz. kaos ortamlarinda kendimize şablonlar hazirlayip kimin neyi ne icin yaptigini suratle anlayacagimiz hizli farkindalik gelistirmeliyiz. genelleme iyidir.hiclestirme iyidir. en azindan bütünlüğümüze mudahaleleri en aza indirir. çünkü kisi yalniz kendini sevebilir. sizi kendinden uzak tutmaya calisan her insani iyi gozlemleyin. antagonistinize tesekkur edin. dunya sizi kendinize itmek icin durmadan cabalar. sembollerin dilini çözün. acimasiz olmak iyidir.