1. insan neden kışı sever ? neden kışı seviyorsun ? mal mısın kar kıyamet ne yapıcaksın ki ?

    bu sorular gerçekten cevap verirken bile huzuru hissettiğim sorulardı. bugün gelen yağmurla tekrardan cevaplamak zorunda kaldım. madem öyle başlığını da gireyim dedim.

    öncelikle aslında yazı sevmediğim için değil , kışı çok sevdiğim için böyle diyebiliyorum. yoksa kim sevmez biraz dinlenmeyi biraz tatili yüzmeyi eğlenmeyi ?

    kışa giriş aylarında , eylülde , ekimde yaşadığım o huzuru hiçbir zaman hissetmiyorum çünkü. ne çok soğuk ne çok sıcak ancak birazcık serin havanın yüzüme yüzüme yüzüme çarpmasınj seviyorum. uzun süren bir sıcak bunaltının ardından giyilen hırkaların rahatlığını seviyorum. uzunca bir moladan sonra yavaş yavaş başlayan yoğunluğu seviyorum.

    o aylar bitiyor. yavaş yavaş kışa doğru adımımızı atıyoruz. şiddetli yağmurlar ve kar fırtınaları başlıyor. orada da üşüme hissini seviyorum. yağmurun sesini , o ses eşliğinde kitap okumayı , yapmam gereken ne varsa onu yapmayı seviyorum. hiçbir zaman evimizde bir klima ya da merkezi ısıtma olmadı. ayaklarımın altı öyle şeylerle ısınmadı. bizde en rahatından kömür sobası vardı hep. yakardık. geçerdik arkasına uzuuun uzun otururduk. onun arkasına geçip de uyumadan durabilene helal olsun :)

    bu yüzden kışı seviyorum. bu yüzden kışı daha çok seviyorum.

    kış candır. kışı sevin.
  2. benim için, toplu taşıma araçlarının ter kokmaması veya görece daha az kokması, sokaktaki seslerin farklılaşması ve daha az gürültü, insanlar sokaklarda oturamadığı için sokakların daha az pislenmesi, sineklerin ve böceklerin görünür halde olmaması, aslında hep var olan yoksulluğu normalde hatırlamayan insanlara kendi üzerinden hatırlatması gibi söylemlerle cevap verilecek sorudur.