1. ihtiyaç duymak dediğimiz şey şartlanmadır.düzen bize şöyle yaşayacaksın diyor öyle yaşamak istediğimizi sanıyoruz.kendi kendimize mutsuzluk çıkarıyoruz. öyle derinliği yok yaşamın.her şeyden biraz olacak hepsi o.amaçların peşinde araç olmuş maymuna dönmüşüz.istediklerini satın alabilecek kadar sürekli para ama buna sahip oldukça bu sefer zaman olmuyor.
    fiziksel veya ruhsal bir sağlık sorunu yoksa insan şikayet etmeyecek, o kadar. fazla duygusallık çocukluktan çıkamama sendromudur.bu duygusallıktan çıktığınız an özgür ve keyifli olursunuz.düşünceleri üretime geçirebilecek kadar da motivasyon yeter.hayat ne öyle dram ne de öyle şölen.nasıl baktığına göre değişir.bakış açımız tamamen şartlanmamızla ilgili bu bilinçli bir şey değil.duygularımızın esiri olmuşuz.korku ve heyecanlarımızın.temel duygu korku bize bir şeyler yaptıran da yaptırmayan da bu bundan bağımsız olunca gerçekten neye ihtiyacımız olup olmadığımızı daha iyi görmeye başlarız.
  2. bazen sadece birine güvenebilmeye
  3. diğerleri neye "ihtiyaç duyuyorsa" insanların ihtiyaç dediği şeyler birer deneyim bütünüdür, birey bunları talep etmez diğerleri bunu talep etmelisin diye baskılar zira onlar da öyle deneyimlediler.

    ihtiyaç duymak, tamamıyla illüzyondur. "temel hak" dayatması elde edildiğinde hissedilecek şey kıvanma olmamalıdır.
  4. samimi ilgiye. sevildiğini hissetmesine. en çok da huzura.
  5. sanırım, o an sahip olmadığı şey ne ise ona ihtiyaç duyuyor insan.
    basit bir ifade gibi geliyor ama öyle.

    yani "insan şuna ihtiyaç duyar" demek fal bakmak gibi.

    örneğin; şu an nefes alıyorsun... alamadığın noktada nefes almaya ihtiyaç duyarsın. buradan yola çıkarak aslında şunu da görüyoruz: aslında sahip olduğun şeyler de ihtiyaç duymadığın şeyler değil. yani sahip olduğun şeyler de ihtiyaç olma potansiyeline sahip.

    velhasıl; insan, ihtiyaç duyduğu veya duyacağı her şeye karşı ihtiyaç duymama gücüne ihtiyaç duyar.
  6. abi
  7. insanoğlu doğumundan, çocukluğuna, çocukluğundan ergenliğine ve erişkin dönemine kadar öyle farklı, devamlı yenilenen ve asla bitip tükenmeyen şeylere ihtiyaç duyar.
    fizyolojik, duygusal bütün ihtiyaçları bir yana, insanın asıl ihtiyaç duyduğu şey bir başkasına bu ihtiyaçlarını ifade edebilmek.

    ihtiyacını ifade edebilmek için ise en temel şey iletişim.
  8. kendini görmeye, bunun için bir ben e ve bir sen e.
    derimdeki koyu renkli ben, adı neden ben? farklı çünkü, derimin renginde değil, şekli farklı, yapısı farklı, kendisi farklı, tıpkı benlikler gibi.
    farklılık bir ilüzyondur.

    havaya, suya ve doymaya; yaşamak için, var kalmak için, ışığının sönmemesi için.
    oysa yaşam da bir ilüzyondur.

    sohbete, sevgiye, saygıya; varlığını değerli kılmak için.
    oysa sadece, tek ve sonsuz bir, var olanın dışında başka bir şeyin var olamayacağını bilince, sohbetler, sevgi ve saygı da balon gibi ego şişirici nefesler sadece.

    zamana; düşlerini gerçek kılmak için. peki düş kimin düşü, senin mi yoksa onun mu? düşlerin bile senin değil. süt içerken süt boğazını yakmıştı ya, söylesene yakan süt mü yoksa o mu?

    kıyasa; anlamak için, asimetrik simetriye; bilmek için. neyi bileceğiz?
    insanın ihtiyacı olan tek şey kendini bilmesidir. var olan her şey bunun içindir.