1. aslında internetten tanışma değil ama kızın internetten yürüyüp emri vaki şekilde baskın yapması ile gerçekleşen bir buluşma oldu. trollüyo falan derken metrobüsteyim selfisini görünce böbreğimi almaya geliyor sandım.

    asıl konu açık açık yürüdüğü bir ilk buluşmada 10 senelik kanka takıldığı çocukla olan cinsel aktivitesini anlatması ama biz hala çok iyi arkadaşız diyip bende eski sevgilimin kamera şakası yaptığı düşüncesini oluşturdu. kameraların olmadığından emin olduktan sonra bende ki ne bok yiyorum düşüncesi ile sohbet devam ederken bu konunun beni gerdiğini anlayınca ohooo sen benim leşlerimi duysan daha nasıl olursun kim bilir cümlesi ile kesin kamerayı götüme taktılar diye düşünmeye başladım. hani anlasın diye üstüne basa basa uzun ilişki severim 3,5 yıl falan dedikçe genelde bardan adam kaldırma kıvamında ilişkiler yaşadığından bahsetti. en fazla 2 hafta sürmüş 'rekor' ilişkisi ile ben biraz esra erolda ki emekli dayılar gibi kalsamda kızın yürümeye devam etmesi böbreğimin peşinde olduğuna emin oldum sözlük.
    tes
  2. bir dönem benim de deneyimlediğim durumdur.

    kanımca, sanal ortamda tanıştığınız biri ile iletişiminiz yazılı olacağından * kaleminizin gücü kadar kendinizi ifade edebilirsiniz. hatta öyle durumlar olabiliyor ki (bkz: yılmaz özdil) olabiliyorsunuz bir anda; kalemi anlaşılır, konuşması vasat gibi. zaten kalemi kuvvetli olmayan biriyle konuşacak bir şey de bulunamayacağını düşünerek buluşma ayarlanmayacaktır.

    hadi yazılı olarak anlaştığınızı varsayalım; bu durumda da artık konuşacak ne kalmış olabilir sorunsalı peydah oluyor. işte bu noktada "türk kanı" devreye giriyor. çok güzel yazan bir erkeğin/kızın fiziğini de merak eder oluyoruz. ya da yazdıklarından bir şey anlamadıklarımızı fiziksel olarak da merak etmeyebiliyoruz.

    gerçek dünyada tanıştığımız insanlara yaklaşımımızın tam tersi gerçekleşiyor aslında. ilk tanışmadaki ilk 10 saniyelik fiziksel temas ile bir yargı oluşturduğumuz gibi. konuşmalar derinleştikçe ilk tanışmanın etkisi yerini başka duygulara bırakır. "masadan kalkmak için en etkili mazeret ne olabilir?" gibi arayışlar başlayabilir.

    benim tavrım sanal ortamda iletişimi kuvvetli bir ilişki kurabilmişsem canlı bir buluşmaya ihtiyaç duymuyorum. hatta bu şekilde görüştüğüm kişilerin facebook ya da instagram gibi fotosunu görebileceğim hiçbir sitesini de takip etmiyorum. haa, hiç mi tanışmam? hayır tabii ki; fakat bu şekilde bir ilişki de mümkün benim için.
  3. günümüzün olmazsa olmazıdır artık malum iletişimi kopuk insanlar, belli çevrenizin dışında görüşecek çevrenizin kısıtlı olması konuları zamanla internet aracılığı ile tanışılan insanlarla görüşmeye iter. bu çağda yaşına belli bir nesil 16-30 yaş aralığı bunu illaki deneyimlemiştir. özellikle teknolojik çağın orasında doğan nesiller yani şu an da 16-20 yaş aralığındaki insanlar daha çok deneyimlemektedirler. çünkü teknolojinin getirdiklerinin yanında yalnızlıkta vardır her zaman.
  4. oldum olası dalga gectigim bir durum. gercekten anlamiyorum bunun kafasini. lise 3'teyken sıra arkadasim yapti boyle bir sey, internette tanisti bir cocukla sonra bulustu. yemin ederim su an evliler.
  5. internetten tanıştığım bir arkadaşımla tanışmamızın üzerinden 5-6 yıl geçtikten sonra buluşmuştum. internetten tanıştığım arkadaşım başka bir şehirde yaşıyordu. ama ben o şehre başka bir arkadaşımı görmeye gitmiştim. gitmişken onu da gördüm. yazıştığım insan karşımdaydı ve ben hiç yabancılık çekmemiştim. hatta evlerine kahvaltıya bile gitmiştim. güzel zaman geçirmiştik.
  6. bir zamanlar bir arkadaşımla bu şekilde tanışmıştım ve ilk buluşmayı ilginçtir okulda lisede yaptık. benim bir alt dönemimdi okulda onun bana seslenmesiyle onu farkettim, mesajlaştığımız halde ben internetteki karakterini onunla eşleştiremediğim için ben farkedememiştim. çok ilginç bir durumdu internetteki samimiyet bir anda canlanıp aramıza girmiş gibiydi. derken aradan onu internetten tanıyalı 10 okulda ilk gördüğüm günden beri 8 sene geçmiş. hala görüşüyorum kendisiyle, yakın çevremden birisidir. internet hayatımı gerçek hayatımla tanıştırmak gibi büyük bir önyargımı kırmamı sağlamıştır, dostluk açısından. sevgili aşk açısından mı hala çalışmalara devam (bkz: *swh)
  7. yüz şeklini görünce korkup kaçmaya çalışan olmuştu.

    ne insanlar var dedirtir her anımsayışta.*

    garip bir acısı var bu anının.
  8. amiyane tabirle şaftı kaymak böyle bir şey olsa gerek.. bir yandan da diyorsun ki; bu ne sevgi ahh bu ne ızdırap.. sonra aynı gönül telin ben böyle aşkın ızdırabını severim.. hızını alamayıp ben sevdim eller aldı.. diye devam eden bir isyan şeklinde aşkından düştüm ne hallere diye gelip geçen zamanlar..

    içim parçalandı adamın haline. hayır, hatunda estetik operasyon mu ne geçiriyormuş, halinden gayet memnun; bu adam da belli ki platonik aşkın seline savrulmuş gidiyor.

    kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına şimdi sizlerle... buyrun
  9. ulan hepiniz oradaydiniz be! illaki con babanizi konusturacaksiniz...

    kendine guvenen hicbir insan yeni birileriyle tanismaktan cekinmez. zaten direkt damdan atlar gibi bulusmaya karar veriyorsaniz, ya malsiniz ya da abaza. once biraz konusun, kafa yapiniz uyusuyorsa ve karsidakinin organ mafyasindan olmadigina emin olduysaniz, hic tereddut etmeden bulusun, sevisin, sekis yapin. (aklima oktay dede geldi yine, tanri rahmet eylesin)

    yeni insanlari kesfetmek icin kullanisli bir ortamdir internet ve sirf sizinle ayni mahallede buyumegi, ayni okula gitmedigi, ayni parkta oynamadigi icin bi'ihtimal leyla'nız ya da can dostunuz ya da yoldasiniz olabilecek kisilerden boyle sacma bir onyargi yuzunden, bu arada onyargilarin hepsi sacmadir, mahrum kalmayin. etkilesimde kalin beybiler, hayat kisa, parleament uzun, bir de benimki..
  10. internette tanışılan kişiyle buluşmak, kişileri bu noktaya getiren paylaşımın son bulması anlamına gelir. (yazar burada pi'yi üç almış ve internette tanışılan kişiyle yapılan muhabbeti entelektüel yazışmalar olarak farzetmiştir. manita arayışı motivasyonuna sahip internet tanışmaları hesaba dahil edilmemiştir.)

    entelektüel paylaşım tam olarak o anlardan itibaren son bulur. takriben iki seçenek var ya karşılarındaki kişiden hoşlanılır ya da hoşlanılmaz. çocukken tercihimize göre farklı yollardan ilerleyen hikaye kitapları vardı hatırladınız mı? şimdi size bir demo yapacağım.

    hoşlanmamazlık durumunda son sayfaya gider ve bütün muhabbeti çöpe atarsınız. hoşlanırsanız yirmi sayfa atlayıp arada bir sürü paylaşılacak şey varken bunların yerine flörtleşme,sevgililik ya da seks allah ne verdiyse artık... bu aşamadan sonra her şey çok uyumlu ilerlese bile bi daha o kişiyle bir şeyler konuşabilmek ondan bir şeyler öğrenebilmek için fiziksel olarak doymayı yeni oyuncağınıza alışmayı beklemelisiniz.

    bu yüzden fırtınalar koparsa kopsun da tanışmayın, bira falan da içmeyin. hayatta daha az bulunan daha tatlı şeyler var açlığını çekmeniz gereken. hem sinemadaki artizler bizi görüyor mu? görmüyor mu? (swh)

    -recycle is important-