1. mbti kişilikleri içinde daima soğuk olmakla suçlanacak yegane tip.

    sorunu olduğu zaman kimseden destek beklemez, başkalarının sorunlarına da destek olmayı sevmez. sorun varsa çözümü de vardır ve o çözümü kendi bulmalıdır. duygusal destek olarak olsun be oğlum ne olacak tipi şeyleri bu yüzden sevmez. istediği şey rahatlamak değil çözüme ulaşmaktır.

    verdiği kararlar genelde iyi düşünülmüş, ince ince hesaplanmış, duruma en uygun kararlar olurlar. eğer öyle değillerse zaten en baştan söylenmezler. zaten genel olarak da boş laf yapan ve salak insanlardan hoşlanmazlar. kendileri de boş laf yapmazlar. eğer kendi fikrine rakip başka bir fikir sunulursa hayır öyle olmaz demekten geri kalmazlar. dışarıdan bakıldığında başkalarının fikirlerini hiç önemsemiyor ve hor görüyor gibi görünürler. oysa sunulan fikirler hakikaten saçmadır ve sebepleriyle birlikte de saçma olduğu dile getirilmiştir. arkalarından kibirli, çok bilmiş diye atılıp tutulur...

    bunlarla muhabbet etmesi de çok güzel olmaz. konuşmaları çoğu zaman can kulağıyla dinler. cevap/teselli vermemesi demek umrunda olmaması demek anlamına gelmez. konuşmanın akışı sırasında söyledikleriniz habire sorgulanıyor, analiz ediliyor, yargılanıyor olur. eğer tutarlı veya ilgi çekici olmazsanız ilgisi hızla düşer. eğer fikirler değil de kişiler üzerine konuşuluyorsa(*:dedikodu) bayağı sıkılır, bana ne lan bundan diye sitem edebilir. ha yok ilgisini çeken bir fikir üzerinde tartışma yürütülüyorsa ona katılımı tamdır. aynı şekilde kendine ilgi duyduğu bir konu hakkında soru sorulursa saatlerce anlatabilir.

    iş sahasında karşısındaki bir asker veya söylediklerini harfiyen yapan biri değilse çok yüksek olasılıkla iletişim sorunu yaşar. yaşamamak için, konuştuğu süreyi minimize etmeye çalışır. öyle ya, bunların her düşündükleri doğru. adam başkasına ait saçma bir fikir duymaya dayanamıyor, duyarsa düzeltmeden edemiyor. düzeltirse de "ooof bu da amma kendini beğenmiş" oluyor. dolayısıyla olabildiğince objektif ve az konuşuyor.

    kompleks ve başkalarının anlamayacağı şeyleri öğrenmeyi severler. matematik, tıp, bilgisayar bilimleri, mühendislikler, ekonomi, siyaset, askeri vb. işlerin birine ikisine aynı anda el atabilirler. (*:i)'den de anlaşılabileceği gibi(*:introverted) bu alanlarda da zirveye ve tek başına kalmaya oynarlar. takım çalışmasından ya tiksinirler, ya da grubun lideri bunlardır.

    karşı cinsle ilişkileri özetle bok gibidir.

    (bkz: mark zuckerberg)
    (bkz: friedrich nietzsche)
    (bkz: karl marx)
    (bkz: vladimir lenin)
    (bkz: elon musk)
    (bkz: nikola tesla)
    (bkz: bobby fischer)
    (bkz: stephen hawking)
    (bkz: john keynes)
    (bkz: isaac newton)
    (bkz: jean-paul sartre)

    ve tabii:

    (bkz: varg vikernes)
  2. kendine göre bir plan oluşturup, insanları hayatından o planla çeliştikleri takdirde uzak tutabilen fazla kararlı ve neyse ki oldukça da mantıklı kişilik tipi. hedeflerinden sapmamalarına çok saygı duysam da, uzlaşmayı, umursadıkları şeyler arasında saymayan tutumlarına zaman zaman "keşke" ile başlayan söylediğim cümleler oluyor. fakat en azından içlerinden biriyle, şahsi görüşüm olsa da, pek de fena anlaşmıyorum. zaten analist grubunun kendi içinde anlaşamaması içlerinde mantıksız tipler barındırmaları anlamına gelir ki bu analisti kendi olmaktan çıkarır.*