1. kürdistan'ın kurulmasını hızlandıran , pkk ve diger yapılanmaların batıda cici olarak gosterilmesini sağlayan örgüt.işgal ettiği yerleri pyd ve diğer kürt örgütlerin "işgal" etmesi için ön ayak olup meşrulaştırıyor . tarihi ,geçmişi kürtlerin bilip özümsediği ortak kahramanlık destanlari olmayan kabileleri aşiretleri abd'ninde desteğiyle uluslaşmaya zorlamaktadir.
    edit: başlık ışid olacaktı.
  2. irak şam islam devleti olarak da uzatabileceğimiz, zincirleme vahşet tamlamasıdır. irak ve şamda ayrı olarak kurulmuş olan el-kaide uzantılarının merkezden izinsiz birleşmesi ile meydana gelmiştir.

    el-kaide tarafından bile afaroz edilmişlerdir. komutanları arasında saddamın eski askerleri bolca bulunmaktadır.
    dini motifli terör örgütlerinin klasik yöntemi ile adam toplar; cihat ayetlerinin keyfi yorumlanması.
    kafa kesmenin ötesinde planlı, bilinçli, sansasyonel ve full hd cinayetler işler.
    bu aşağılık insanlara bakıp da müslümanları yargılayanlar ise yanılırlar. çünkü islamiyeti geçin, hiçbir dini referans ile bağdaşmayan katliamlar gerçekleştiren azgın bir topluluktur kendileri.
    yalan
  3. ırak şam islam devleti eski adı şimdiki adı ise islam devleti olan kalleşler sürüsü. öncelikle bunlar yüzünden islama saldıranlar tamamiyle embesil ki birçok ekşici öyle :)

    neyse bunlar hakkındaki görüşlerimi anlatayım ırak-suriye siyasetini çok yakından takip etmeyen insanlar için şerefsiz ana akım medyanın yalanları dışında bir kaynak olsun.

    bir müslüman olarak herhangi bir olayın arkasında abd, israil var demek bana göre ciddi bir eziklik ve geri kalmışlığın göstergesi ancak bu adamların bir proje olduğuna yada bu kadar palazlandırılmasının bir proje olduğuna adım kadar eminim. neden eminim, çünkü bu adamlar klasik 'cihatçılar' gibi takılmıyorlar, yanlış bilmiyorsam şu ana kadar direkt islam adını kullanan bir oluşum olmadı taliban, el-kaide, boko haram gibi amaçlarına yönelik isim kullandılar ama bunlar direk islam devleti diyorlar kendilerine.
    örgüte katılanlardan bahsetmek istiyorum örgütün kuruluşu 2000li yılların başına kadar gidiyor, örgütün kurucuları ve belkemiği saddam'ın subayları ve ıraklı sünniler. saddam'ın subayları baas ideolojisini benimseyen ırkçı diktacı bir grup ıraklı sünniler ise çaresizlikten katılıyorlar. amerika ırak'a girdiğinde ıraklılara akla hayale gelmeyecek pislikler yaptı şuanda ışid videolarında izlediklerimizin aynısını tecavüzler katliamlar. ve işgal sonrası ırakta sünniler yalnız ve korumasız kaldılar, amerikadan sonra bu kez şiiler sünnilere zulme başladı, ırak'ı biraz anlatmak gerekirse adınız ömer olduğu için işkence görebilir ve öldürülebilirsiniz, şiiler tarafından. diğer yandan ise kuzeyde kürtler iyice güçleniyor, şiiler abd, iran desteğiyle güçleniyor, sünniler ise bir başına bu durum ışid'in yükselişini ve omurgasını oluşturdu çünkü sünniler de refleks olarak kendilerini korumak istedi ki sırf bu yüzden ileride çok daha kötü duruma düşecekler.

    ışid saflarında savaşan suriyeli sayısı çok çok az sizlere terörist cihatçı diye yutturulan diğer muhalif oluşumlarda ise suriyeli sayısı %90larda.

    ışid yüzünden ırak ve suriyedeki müslümanlar ve masum siviller çok zarar görüyor ve görecek. şu sıralar da türkiyeyi suriye bataklığına çekmeye çalışıyorlar umarım devlet bu salaklığı yapmaz ama ışid'in muhaliflerle olan cephelerini obüslerimizle uçaklarımızla vurursak çok iyi olur. neyse umarım bu şerefsiz örgüt daha fazla kürtlerin, batının ve şiilerin ekmeğine yağ sürmeden yok olur.
  4. mutlu
  5. korku ve cehaletle yayılan şirk dininin son temsilcisidir, son ve en acımasız temsilcisidir. ayrıca "gerçek islam bu değil" cümlesinin güncel kullanım alanıdır. "gerçek islam bu değil" diyenler şunu bilmeliler; 'gerçek islam' asr-ı saadet'in bitişiyle bir anda ortadan kayboldu, hatta onun varlığı bile kesin değil.
  6. gerçek islam bunlar değildir çünkü küçük gruptan büyük grup hakkında bir yargıya varamazsınız. (bkz: logic 101)
    mustafa kemal ve şürekası tunceli'de kadın çocuk demeden alevileri katletti diye tüm laikler alevi düşmanıdır diyebilir misiniz?
    diyarbakır cezaevinde orospu çocuğu bir müdür kürtlere akla alınmayacak işkenceler yaptı diye işte türklük bu diyebilir misiniz?
    myanmar'da budistler müslümanlara saldırdığı için işte budizm bu şiddeti teşvik ediyor diyebilir misiniz?
    israil'de olanlar yüzünden işte musevilik bu diye bişey duydunuz mu hiç?
    batı'nın yaptıklarına ise hiç girmiyorum.

    ee dünyada herkes bir şekilde pislik yaparken, pisliği yapan müslüman olunca bu nasıl bir buçuk milyar insana mal edebiliyorsunuz? e hadi islam bu olsun, bu bir buçuk milyar insan niye böyle yapmıyor?
    yüzyıllardır müslüman ülkelerde hristiyanlar yezidiler hindular yahudiler nasıl yaşayabildi gerçek islam buysa?
    bu kronik islam düşmanlığını bırakınız batı yapsın, siz müslüman olmasanız bile en azından türk olduğunuz için yapmayın, alet olmayın.

    yaptıkları yüzünden ne islam nede müslümanlar sorumlu olmayan çete.
  7. gerçeklikten uzak siyasi görüşlerin etkisinde kalmış yorumlardan sıyrılıp ciddi bir şekilde analiz edilemesi gereken yapılanma ;

    körfez savaşları sonrası yeniden dizayn edilen bölgede , bu zamana kadar denklem dışı kalan iki aktör oldukça önemli elemanlar olarak denkleme dahil edildiler ; şiiler ve kürtler.

    şiiler ırak devlet yönetimi ve ırak ordusu, kürtler ise bölgesel yönetim ve peşmerge aracılığı ile siyasi ve askeri güç unsurları haline geldiler. bu iki grup saddam döneminin zulüm uygulamalarından ırak genelinde yaşayan sunni halkı sorumlu tutup , saddamı aratmayacak politikalar izlemeye başladılar. bu durum ıraklı sunnileri doğal olarak bölgenin en radikal yapılanmasına itti ; ırak el kaidesi.

    ırak el kaidesi 2007-08 yılları sonrası iyice zayıflamış , neredeyse bitme noktasına gelmişti. ama bu destek örgütü tekrar güçlendirdi. saddam dönemi askeri unsurların , aşiretlerin desteğini alan örgüt 2011 yılında tabiri caizse tekrar doğdu. görünürde el kaide merkeze bağlı olsa da tamamen bağımsız politikalar izlemekteydi.

    bu süreçten sonra örgüt suriye'ye sıçradı , önce ayrılık ardından devlet ardından da hilafet ilan etti.

    velhasıl kelam ; bölgede hızlı bir şekilde gelişen bu önemli aktörü bir takım sığ yorumlar ile ele almak , bu örgütü güçlendirip ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramayacaktır.
  8. türkiye'de örgütlüdür. bir haber siteleri var. faaliyetlerini bir ölçüde oradan takip etmek mümkün. bayramlarda toplanabiliyorlar, seçimde boykot çağrısı yapabiliyorlar. ülkedeki gizli hücreleri, silahlı eylem kapasiteleri nedir bilemiyoruz. bölgedeki ve suriye'deki dengeler, ittifaklar, konjonktür dönem dönem değişebiliyor. şam'da namaz kılma hevesleri taze iken türk devletinin lojistik, sıhhi, ekonomik, politik, askeri desteğine mazhar olduğu yönünde ciddi göstergeler var. ismail saymaz gibi güvenilir muhabirler, türkiye'den bilhassa da iç anadolu ve karadeniz'den katılım olduğu yönünde saha çalışmaları yaptılar. kısacası, yok başka cehennem yaşıyorsunuz işte... yok yok, daha bir şey yaşamadınız asıl bundan sonrası fena olabilir...
    mutlu
  9. ebu musab el-zerkavi’ yi, dünyaya tanıtan kişi, colin powell’ dır. (5 şubat 2003)
    aynı tarihli basın açıklamasında, irak kuzeyinden, zerkavi ve örgütünün, el-kaide bağlantılı ve saddam rejimi ile (dolaylı) bağlantısı olduğunu söyledi.
    zerkavi, powell’ ın bu açıklamasından bir yıl sonra, aralık 2004 tarihinde kuzey irak’ a yerleşti. aslında dünya, bu basın toplantısı ile zerkavi’ yi tanıdı ve ortadoğu’ da bir popülarite kazandı. böylece, zerkavi’ nin kariyerine dair karar vermesi ile yönlendirilmesi sağlandı.
    zerkavi, abd’ nin irak işgali ve sonrasındaki powell’ ın açıklaması zamanında değil, daha sonra el-kaide’ ye dahil oldu. bu tarih, resmi olarak aralık 2004 olarak bilinmektedir. (powell açıklamasından sonra)
    nisan 2004 tarihinde, abd’ nin irak direnişçileri arasında yaşanan ve adına, “birinci felluce savaşı” denilen çatışma döneminde, zerkavi, bir şekilde aradan sıyrılarak, direnişçilere önderlik ettiği çeşitli kaynaklarda belirtilmiştir. ancak asıl mesele onun bu noktadaki önderliği ile başlamaktadır. iraklı direnişçilerin onu kabul etmesi, karizmasının arkasından gitmesinin en büyük sebeplerinden biri, colin powell’ ın 2003 yılında zerkavi için yaptığı tanıtımın büyük payı söz konusudur. felluce’ de meydana gelen çatışma, bir şekilde abd askerinin geri çekilmesi ile sonuçlanınca, zerkavi’ nin zaferi ve konumu kesinlik kazanmıştır.
    bu noktadan bakıldığında, abd’ nin yenildiğinin bütün dünyaya lanse edilmesi, zerkavi’ nin iran’ dan kuzey irak’ a kadar gelmesi ve sonrasında da aralık 2004 yılında resmi olarak açıklama yapması ve işid’ in temellerini atmasına kadar geçen süre, abd yönlendirmesinin izlerini taşımaktadır.