• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
Yazar uğur dolgun
işte büyük birader - uğur dolgun
şifresi çözülen dna ve elektromanyetik dalgalarla kontrol edilen zihinler. deri altına yerleştirilen çipler yoluyla uydudan takip edilen potansiyel suçlular. beyin parmak izleri, infraruj yüz tanıma sistemleri… bilgisayarımızdaki casuslar, evinizdeki truva atları, elektronik olarak fişlenen arkadaşlarınız. ve sizi nerede olsa bulan siber alem jandarmaları…

karşınızda george orwell’in “1984” romanı ile tanıdığımız “büyük birader” (big brother)… ama bu kitapta bir roman kahramanı değil gerçeğin ta kendisi olarak çıkıyor karşımıza. yatak odanızda, beyninizde, mahrem olan her yerde… sizi sürekli gözetliyor. gözetlemekle de yetinmiyor, şüphelendiklerini tespit edip gerekirse ortadan kaldıran bir ölüm şebekesi gibi çalışabiliyor!

günümüzde bireyler, dünyaya geldikleri andan itibaren sistematik şekilde kayıt altına alınıyor. düşünün ki telefon konuşmalarınız, e-posta yazışmalarınız, internette ziyaret ettiğiniz siteler ve kredi kartıyla yaptığınız alışverişler birileri tarafından sürekli olarak izleniyor. bunun yanında, devlete ait bütün kurumlarda sizinle ilgili kayıtlar bulunmakta. kameralarla donatılmış şehirlerde, yaptıklarınızı devamlı olarak izleyen elektronik gözler mevcut.

“işte büyük birader” okuyucuyu sarsacak, şaşırtacak bir kitap. her türlü mahremiyetimize “göz” diken güçlerin “tüm” çalışma metotlarını “en yeni” versiyonlarıyla deşifre ediyor. bütün bunlar ne için yapılıyor, kimler bundan ne kazanç sağlıyor? dünyamızı, bizi ve ailemizi nasıl tehlikeler bekliyor? “işte büyük birader” bütün bu sorularımıza ilk defa çok açık olarak yanıt veriyor. gözetim toplumu denen paranoyayı derinlemesine analiz ediyor ve o’ndan nasıl korunacağımızın da ipuçlarını veriyor.
“işte büyük birader” bilgisayar, cep telefonu ve kredi kartı kullanan herkesin okuması gereken bir kitap!
  1. uğur dolgun'un 2005 yılında yayınladığı kitap. kitabın yetmişli sayfalarındayım şuana kadar komplo teorilerinden demeçler yoktu. iktidarın daha doğrusu otoritenin insanları nasıl hayal ettiği ve bu konuda yaptıklarıyla ilgili yazılar mevcut. internetin ve teknolojinin otorite tarafından nasıl kullanıldığı, insanlar hakkındaki bilgilerin toplanarak nasıl işlendiği ve insanların kendi istekleriyle evlerine nasıl hapis olduklarıyla ilgili bilgiler bulmak da mümkün.

    insanları izleme konusundaki teknolojinin ne kadar kuvvetli olduğunu görmek insana korku verebiliyor. daha da korkuncu bu kitabın üstünden 10 yıl geçti ve teknoloji çok hızlı bir şekilde ilerlerdi.

    not: keşke herkes marsta kolonileşse de ben burada yalnız kalsam. orada ne bok yerseniz yiyin.

    edit: nickimin bu kitapla hiçbir alakası yok. :)