1. bir arkadaşım burada yürürken kendimi sokak köpeği gibi hissediyorum dediydi. sanırsam benim için bundan daha iyi bir açıklama olamaz. kafamdaki örümcek ağını aydınlattığı için kendisine teşekkürler. artık istiklal caddesi'nde yürürken kendimi daha iyi tanıyorum. böylelikle acıma katlanabiliyorum. çünkü bu saçmalığın artık bir ismi var.
  2. yanlış hatırlamıyorsam hafta içi 2 hafta sonları ise 3 milyon insanın geçtiği yer.*
    mnb
  3. galata civarı daha huzurlu gibi. sokak müzisyenleri oranın tadı tuzu.
  4. bu caddeden girilen ara sokaklar var. yolum düşerse bazen bazılarına girip 40-50 metre yürüyorum içeride ne var diye merak ederek. arkadaş müthiş binalar, tam oturmalık. sadece en alt katlarında bir dükkan, üst komple boş. camlarda perde bile yok. bu şekilde onlarca bina var. bunların sahibi kim? neden bunlarda kimse oturmuyor? bilen bildiren yok mu?
  5. istanbulu son ziyaretimde gidip vaziyetini görünce üzülerek ayrıldığım güreba
  6. her geçen gün gittikçe çirkinleşen, artık eskisi gibi zevk vermeyen.
  7. bugün oradaydım.biraz düzelme var gibi hissettim.ama sıkıntılar yok mu elbette var hala.düzeltilir umarım zira istiklal caddesinin havası çok farklıdır.çünkü her milletten insan cümbüşü var burada.
    beyoğlu belediye başkanını gördüğüm ve istanbulun en pahalı dükkan kiralarına sahip olan caddedir.
  8. gitgide daha da kötü hale gelen yer. eskiden ülkenin en eğlenceli yerlerinden biriydi. ortasından nostaljik tramvay geçerdi, sokak müzisyenleri müzik yapardı, kenarlarda ağaçlar vardı... noldu onlara? mizisyinlir hili vir diyeceksiniz. var ama eski tatları yok kabul edin.

    tadilat yapılıyor diye ne zamandır koca istiklal şantiye halinde resmen. kaç tane mağaza, bar, cafe kapandı. gezi zamanı iş yapamıyoruz diye bağıran esnaftan şimdi ses çıkmıyor. o zamanlar "dolar tavan yaptı be allah belanızı versin" diyenler vardı. dolar şimdi neredeyse o zamanın iki katı. yandaş kanallar her gün "turist gelmiyor" diye bağırıyordu. şimdi araplar dışında giden yok. o yüzden her yere eşarp dükkanı açıldı zaten.

    peki neden kimse bir şey demiyor. çünkü o zamanlar sebep olarak gösterdikleri kişileri hükümet de sevmiyordu. şimdi ise bunu yapan zaten hükümet. o yüzden sessiz sedasız kepenkler indiriliyor.

    eski günlerini özlüyorum. inşaat yüzünden değil kalabalık yüzünden yürüyemediğim günleri...
    jimi
  9. yıllarca ortamlarda yapılan tüm "istiklal çok bozdu yea" "uf kitlesi çok kalitesiz ama" "kadıköy daha güzel abi" muhabbetlerine rağmen inatla sevmeye ve gitmeye devam ettiğim, istanbul'un benim için en güzel ve renkli parçalarından biri istiklal caddesi. hala yağmurlu bir günde, öylesine bir pazar sabahında ya da ne bileyim bir cuma akşamüstünde yürümekten, kitapçılarında saatlerce dolanmaktan ya da ara sokaklarındaki güzel kafeleri, lokantaları keşfetmekten delice keyif alıyorum. şimdilerde bu toz toprak içinde darmadağın ve gittikçe grileşen halini gördükçe eski bir dostumun gözlerimin önünde eriyip gidişini izliyormuşcasına içim acıyor.
    çok yazık, böylesine güzel, özel ve binlerce hikayeyle dolu bir değer hırslarında boğulan bir hükümetin elinde başarısız politikalarla yitip gidiyor. önce sembolik önemi olan yerlere saldırarak kimliğinden ve insanlarından koparmaya çalıştılar, örselediler ve istenen amaca ulaşamayınca çürümeye terk ettiler. bu "benim değilsen kara toprağın ol" mantığı değildir de nedir? bir daha eskisi gibi büyük bir keyifle bir aşağı bir yukarı yürüyemeyeceğim diye çok korkuyorum.