1. ev veya evde bulunan biri ile ilgili önemli bir durum olduğunda eliniz kolunuz bağlanır. iş sonrası toplantı/yemek vs faaliyetler gözünüzde büyür. dışarda halletmeniz gereken şahsi işleriniz kabus olmaya başlar. mesai sonrası çıkarken 10 dakika dahi trafiğe geç çıkmanız eve dönüş sürenizi önemli şekilde etkiler. hergün güne erken başlar ve gidiş-dönüşte trafikte daha çok zaman geçirirsiniz. akşam ailenizle geç saatlere kadar vakit geçiremezsiniz çünkü uykusuz kalırsınız. hafta içi akşam faaliyet yapmadan önce iki kez düşünürsünüz. ekmek kavgası yüzünden, benzer şatlarda başka iş bulamama yüzünden eliniz kolunuz bağlanır..
    yaza
  2. maalesef yaşamak için değil de çalışmak için yaşadığımızın dolaylı emaresidir.
    ozee
  3. istanbul özelinde çalışanın aldığı maaş eğer ki işyerine yakın bir muhitte tek başına ortalama bir bekar hayatı yaşayabilecek düzeyi karşılayamıyorsa, adil olan yolda geçirdiği sürenin de iş saatine eklenmesidir. bunun en büyük nedeni işe gitmenin istanbul şartlarında keyifli bir yolculuk değil ızdıraplı bir zorunluluk olmasıdır.
  4. beni acı acı gülümsetendir.

    şişli'den güneşli'nin en son ucuna (bilmeyenler için "neredeyse edirne") sabah iki, akşam iki saat git gel yapılmaz diyerek teklif sunulan işi kabul etmemiş olan hollywoodyolcusu'nun, şimdi işsiz olmasından daha iyi bir durumdur sanıyorum.

    "ekmeğinin peşinde olmak" ile "hayatının düzenine tükürecek ekmek kapısı bulmak" arasında ne yazık ki çok ince bir çizgi var bu ülkede. hele bir de kendi mesleğinizi yapamıyorsanız, o çizgi bayağı bir ince.
  5. insani hayattan sogutan seylerden biri. gunluk yolda gecen 3-4 saat belki bazen daha fazla. ne icin yasiyorum ben dedirtir.
  6. her ne kadar, evin iş yerine değil de iş yerinin eve uzak olduğunu düşünenlerden olsam da , beyaz yakalı köleliğimin gerçekliği tartışılamaz.
  7. egzantrik bir durum söz konusu burada. sabahları pendik- kadıköy istakemtinden daha yoğun; kadıköy-pendik istikameti. akşamları da tersi oluyor haliyle. yani şöyle bir düşündüğümüz zaman istihdamı aynı yakalar veya aynı yaka da bile olsa yakın yerlere doğru rotasyon şeklinde oluştursaydık ne olurdu? böyle bir düzenleme geldiğini düşebiliyor musunuz? ben düşündüm her ne kadar saçma ve ütopik bir fikir de olsa. işim gücüm ne hem, günde 4 saatim yollarda geçiyor. işte bahsettiğim gibi bir düzen olsa ve bundan sonra işverenlerin iş yerine yakınlığı gözeterek eleman alma durumu olsa emin olun trafikteki bu çile bu derece olmazdı. bir kere toplu taşıma araçları daha çok kullanılırdı diye bir düşünce hasıl oluyor haliyle. yol uzadıkça daha daha fazla aktarma yapmak mümkün.

    tüm bunların dışında canınızdan bezdiğinizi anlarsınız yıllar geçtikçe. 4 saati daha nasıl faydalı bir biçimde geçireyim diyerek kitap okumak istersiniz ama ayakta bile zor durduğunuz yolculuklar yaparken ne mümkündür bu.
  8. istanbul'da ömür törpüsü hayatını bitirir süründürür ya benim evim işyerime yakın 5-6 km göreceli yakın sayılır. yine trafik yine trafik yine trafik