1. "izmir'de dokuz eylül üniversitesi tıp fakültesi son sınıf öğrencisi 25 yaşındaki ceren öznur, evde kimsenin olmadığı bir sırada geçirdiği bunalım sonucu kendini asarak yaşamına son verdi."

    gencecik bir yaşamın böyle bir sonla bitmesi gerçekten çok zor dayanılacak bir durum. özellikle ailesine başsağlığı dilemekten başka ne yapılır bilmiyorum.

    haberin içinde bunalım geçirdiğinden falan bahsediyor. ama hepimiz biliyoruz ki eğer bir eski sevgili'nin cinayeti ya da kıskançlık gibi bir durum çıksaydı, bu duruma hiç şaşırmayacaktık. bu olaylara karşı tepki gösterme eşiğimiz yükseldi. şimdilik çok bilgi yok, yine de polisin soruşturma başlattığından bahsediliyor.

    başka ne diyebilirim bilmiyorum.

    kaynak: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1222883-izmirde-tip-ogrencisi-genc-kiz-intihar-etti
  2. intihar saçmalık. dünyaya bi kere geliyorsun. seni bunaltan, canını sıkan neyse zamanla geçip gidecek zaten. dünyaya bi kere gelmişken tadını çıkarın, fazla takmayın.

    tanım : üzücü durum.
  3. bu konularda fazla da büyük konuşmamak lazım gelir. herkesin iç dünyası kendine. öte yandan hayat zaten herkese ayrı ayrı koyuyor.
  4. gençler, yaşamaktan ne kadar kolay vazgeçebiliyor.
    arkadaşları hiç anlamamış mı? derdini hiç kimseyle paylaşmamış mı?
    dersleri ağır gelmiş, tus'a hazırlanmak gözünü korkutmuş olabilir mi?

    duygu durumunu bozan bir hastalığı yoksa canları kurtarmayı iş edinen birisinin kendi canına kıyması çok hazin...

    gençler! kendinizde veya bir arkadaşınızda olağan dışı davranış ve depresif duygu durumu farkettiğinizde ne olur profesyonel yardım alın.

    zülfiyare editi:
    son paragrafın zülfiyare dokunduğunu farzederek açıklama gereği doğdu.
    şizofreni genellikle 17 yaş civarına kadar hiç bir belirti vermeyebilir.
    üniversite tıbbiye kazanıp da ikinci sınıfta şizofreni teşhisi ile hastaneye yatırılan ve bir daha çıkamayan vaka biliyorum.

    yine köklü bir üniversitede matematik okuyan bir genç okulunu bitirememiş ve şizofreni tanısı almıştı. bu örnekler sosyo kültürel yapısı yüksek ailelerin çocuklarıydı.

    alt sosyo kültür aileden gelen bir vakada genç ' askere gidene kadar çok sağlıklıydı, ne olduysa askerde oldu' diye anlatılıyordu.

    çalıştığım kuruma gelen genç kadınların şizofreni tanısı ' evlenene kadar bir şeyi yoktu, evlilik ağır geldi' anamnez bilgisi ile kolayca konabilir.

    diyeceğim o ki lütfen okulda, yurtta bir arkadaşınızın davranışları olağan dışı ise onu terketmeyin ve psikiyatrik muayene olması için yardım edin. bazen aileler bu durumu farkedemeyebilir.
  5. " intihar etmek, yaradanın yüzüne tükürmektir."

    insan kendini aramaya başlayınca böyle yitip gidebiliyor bazen. bazen hiç bir anlamı kalmıyor sınırın bu tarafında olmanın, yok olmak, var olmaktan iyidir bazen.
    hayat, bize göre olmayan bir partidir belkide.
    bu partiyi terk etme hakkı olmalı insanın.
    intihar eden insan için genellikle yüzleşemediği sorunlar olduğu kanısına varılır.
    sorunla yüzleşmek istemediğinden bahsetmez kimse.
    arayan kendini kolaylıkla kaybeder.
    cesaretini tebrik ediyorum arkadaşım.
    işıklar içinde yat.

    not: intiharı doğru ve iyi göstermek, özendirmek gibi bir amaç taşımamaktadır bu entry.
  6. kimsenin intihar konusunda büyük konuşmaması gerektiğini düşünüyorum. en sağlıklı insan bile hiç ummadığı zamanda hiçbir sebep yok iken intihara kalkışabilir. varoluşunuzun dayanılmaz ağırlığına dayanamadığız, bu sorunla karşılaştığınız anlar gelebiliyor. hiç intihara kalkışmadım, merak ettiğimden bu konuda birkaç makale okumuştum, unutmayın intihar etmek aslında kendinizden bir kaçıştır.

    mesele yaşamdan vazgeçmek değildir intiharda, hayatın son bulması intiharın bir sonucudur. intihar son eylemden çok önce başlar. zamanını kestiremediğin bir an varlığından haberin olmasa bile seni bulabilir.

    çok üzüldüğüm bir haber oldu bu, başımız sağolsun.

    edit: profilindeki fotoğraflara bakarken sen aydınlatırsın geceyi adlı filmdeki sahneyi gördüm. yasemin'e şiir okuduğu kısım. filmi izleyenler benim şuan söylemediğim şeyi anlayacaktır. çok üzüldüm
  7. izmir’de dokuz eylül üniversitesi tıp fakültesi son sınıf öğrencisi 25 yaşındaki güzel kızımız ceren öznur, evde kimsenin olmadığı bir sırada kendini asmış.

    insan düşünüyor; ilkokul ortaokul lise hadi okudun. onca kişinin arasından sıyrılıp tıp fakültesine girdin, sonra orada da başarılı oldun, 6. sınıfa kadar geldin.

    neden peki intihar etti?

    belki sevgilisinden ayrıldı, belki ekonomik problemleri vardı, belki hiç bilmediğimiz psikiyatrik bir sorunu vardı bilemem ama aklının bir köşesinde şu olduğu kesin:

    tus baskısı, zorunlu hizmet baskısı ve intörn doktorların ağır çalışma koşulları olabilir.

    edit: başlık "25 yaşında intihar eden tıp fakültesi öğrencisi" olarak değiştirilmeli.
  8. "uyuduk mu eşit oluruz.
    ne tutku, ne gurur, ne umut..
    üşüyorsan ısıtır seni.
    birçoğu ölüme benzetti,
    belki de rüya görmek, dedi hamlet.
    ya don quijote ne demek istedi;
    ölsen ölünmüyor, yaşasan yaşanmıyor."

    melih cevdet
  9. tanım: üzücü bir olay kesinlikle yakınlarına sabır versin.

    intihar etmenin sadece birşeylerin sonucu olarak görüyorum ben, yaşadığı sorunlar neyse bunlarla başa çıkamayacağını anlayınca birşeylerden 'vazgeçme' aşamasına geliniyor. bu kişinin ruh haline, sorunlarına, psikolojisine göre değişebilecek bir durum.

    belki de bir çoğumuz espirili bile olsa 'bıktım artık ölmek istiyorum' diye yakardığı dönemler olabiliyor ister istemez ama bunu oturup düşündüğümüz zaman çoğumuz için yapılabilecek bir durum olmaktan çıkıyor.

    intihar edenlere küçük yaşlarda ters gözle bakardım ama sanırım yaş ilerledikçe bunun bir tercih meselesi olduğunu ve kimsenin kimseye karışmaması gerektiğini düşünür hale geldim. ne kadar doğru yanlış bilemem.

    son olarak günden güne bu tip vakaların artabileceğini düşünüyorum ne yazıkki; herkeste bir mutsuzluk, bıkkınlık var artık
  10. dün tanıştığım birisi bahsetti bu olaydan. arkadaşlarıymış ve bipolar rahatsızlığı varmış intihar eden arkadaşın. intihar etmek, yaradanın yüzüne tükürmektir bakış açıları saçmalık. en baskın içgüdümüz bile pes edebiliyorken, mental bozuklukların ne denli ciddi rahatsızlıklar olduğu anlaşılmalı.