1. birkaç hafta önce sabahın 8 sularında jazz müzik dinlemek için bilgisayardaki arşivimi kurcalarken "amaan kızım bunları tek tek listeye koyana kadar bir de aralarındaki konsept farklılıklarını ayırana kadar hazreti youtube dan açıver de uğraşma dedim kendime. sonra masanın başına oturup google'a jazz radyosu yazıverdim. pek hoşuma giden bir site çıktı karşıma sizinle paylaşıp yararlanmanızı istedim

    buyrun sömürün sevgili sözlük yazarları;
    jazzradio
    içinde jazz'ın kendi arasındaki ayırımlarında ayrıca kanallar oluşturulmuş. isteyen bass jazz isteyen bossa nova isteyen piano smooth vs bir sürü tarzda kanal var. ha benim sabahları kahvaltı eşliğinde tavsiye ettiğim paris cafe kanalıdır.umarım beğenirsiniz.

    herhangi bir sosyal medya ortamıyla giriş yapmanızı tavsiye ederim. zaman zaman anons olarak sizi premium üyeliğe davet ediyorlar ama onun da ayrı havası var. reklamlar gibi oluyor. çok fazla takılmazsanız bu eksi yöne ya da bu gariban öğrenci gibi züğürt değilseniz premium üyelik alıp keyfini sürebilirsiniz.
  2. favori kanalım paris cafe, anonsları rahatsız edici ama olsun.
    ne zaman huzur bulmak istesem açıp dinlerim.
  3. şu şekildeki android uygulama ile gönülleri fethetmiş radyodur. uygulama ekranından çıkınca çalmaya devam ediyor.
  4. paris cafe test çözerken o kadar güzel gidiyordu ki ne zaman ders çalışsam açıyordum. ayrıca jazzradio.com anonsu bile çok güzel.
  5. benim de kitap okurken genelde dinlediğim şeydir kendileri. hatta üyeliğimi paralı hale getirmeyi de düşünüyorum. bu sayede hem ses kalitesi artacak hem de ara ara olan anonslar olmayacak ama biraz pahalı gibi sanki.
  6. yillar once itunes'daki radyolari karistirirken abalone adinda bir radyo vardi. itunes falan da populer degildi, bir arkadasin ipod'a sarki atma vesilesiyle pc'mde yer edinmisti. inanilmaz keyifliydi abalone dinlemek. evde surekli abalone calar olmustum, 2-3 hafta sonra tum sarkilar ayni olmaya basladi. sonra biraktim, baska radyolar baska siteler vs. kesfedildi zamanla.

    gel zaman git zaman iphone populer oldu, herkesde bir iphone olmaya basladi, sonra akilli telefonlar, android falan derken, benim de elime bir iphone 3gs gecmisti, iphone 4un yeni ciktigi zamanlardi.. app.lere bakarken radyo app.leri gorunce aklima yillar oncenin abalone'u geldi. hemen inceledim radyo app.lerini ve bu jazzradio.com appi ile karsilastim, harikulade bir aplikasyondu. duzeni tasarimi.. kanallarin cesitleri, zenginligi.. (su anki kadar kanal da yoktu hani o zamanlar) hemen indirdim, dinlemeye basladim, hatim ettim tum kanallari.. sonra dedim ki kendime jazz arsivi yapayim, dinledigim sarkilari indirmeye basladim, covers kanalindan indirdigimi covers adli klasore, paris cafe'den indirdigimi yine paris cafe altinda klasore atiyordum.. sonra git gide sarkilar arttikca sanatci ismi vs koyarak gruplamaya basladim. hatta o kadar abartmistim ki, ogrencilik ve issizlik derken, bir deftere buradaki sarkilari yaziyordum, youtube'dan bulduguma tik koyuyordum vs.. simdi bu basligi gorunce deftere baktim da.. eski gunleri hatirlamak guzel.

    jazzradio.com mu? hala guzel hala super. yeni kanallar eklendi, tasarimi degisti. premium uyelik de zamaninda almistim, sonra gerek duymadim. e sonra spotify falan cikti.. hayalim bir kafe acip jazzradio premiumu alip gunun saatleri ve kitleye gore tarz degisimleri yapip, mesela sabah kahvaltilarinda daha sakin paris cafe calarken, aksam daha jazz trio sekline burunecek performanslar sergilemekti. insanlar cosacak sarkilar bitince sanatcilari alkislayacak, saraplarini yudumlayip beni muzik secimlerim icin tebrik edeceklerdi, ben de "teveccuhunuz efendim, dinliyoruz biz de, arti bir sey yapmiyoruz" diyecektim.. siradaki sarki baslayinca herkes "aa bu da superdir." diyen gozlerle bakacak, herkes mutlu olacakti o kafede. olmadi.. belki bir gun olur..

    tanim: jazz turleri seviyorsaniz kacirmamaniz gereken bir radyo dinleme servisidir. her platformda uygun versiyonu bulabilirsiniz.