john berger

Kimdir?

john berger (d. 5 kasım 1926, londra) ingiliz yazar, sanat eleştirmeni. g. isimli romanı 1972'de man booker ödülü'nü kazanmıştır.
john berger, mesleki kariyerine ressam olarak başladı. 1940'lı yılların sonlarına doğru londra'da birçok sergiye katıldı. 1948-1955 yılları arasında sanat eleştirmenliğinin yanı sıra, resim dersleri de verdi.
ingilizce yazan en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olarak tanınır. senaryo yazarlığı ve belgesel yazarı olarak da tanınır. bunun yanı sıra, romancı kimliği de vardır. ilk romanı zamanımızın bir ressamı (a painter of our time) 1958'de yayımlandı.
kaynak: wikipedia
  1. "görme biçimleri" kitabı sinematografi ile ilgilenmek isteyenlerin abecesidir.
  2. vefat ettiği haberini bir önceki yazıyla aldığım, ölümüne inanmak istemediğim güzel insan, huzur içinde uyusun...
  3. ölen annesi için yazdığı ağıt şöyledir;

    "sana çok yakışan güzel giysilerinle canlanıyorsun gözümde,yüreğimde gömülü o kendine has tebessümle gülümsüyorum.

    bir zamanlar,daha ben dünyaya gelmeden yaşadığın noel road karşımda uzanıyor.dudaklarından eksilmeyen tebessümde o yolda yürüyüşünü,köşeyi dönüşünü hayal ediyorum.

    pek çok şey eskisi gibi,pek çok şeyse bambaşka.hayat böyle anne.bana hep dediğin gibi"roma bir günde inşa edilmedi."yse eğer,belkide doğduğumuz günden ölene değin en hayati şeyleri benliğimizin derinliklerinde taşıyoruz.yani,senin bundan elli yıl önünde otururken taşıyorum.ve resimlerim bir yerlerden geldiyse eğer,bu yerin seninle benim aramda,o zamanla bu zaman arasında olduğuna inanıyorum."

    sonsuz huzur seninle olsun üstad.

    düzeltme : bir youser tarafından bu paragrafları annesi için değil, oğlu ile birlikte ölen eşine yazdığını öğrendim.doğru bildiğim yanlışlardan biri daha yıkıldı.
  4. ölümüne çok şaşırdığım kültür abidesi. yeni kitapları basılıyor diye sevinirken büyük üzüntü yaşattı.

    "umut günümüzde elden ele, bir hikayeden ötekine geçen kaçak bir mal."

    "geleneksel ihtiyati tedbirler ve tavsiyeler geçersizleşti. tüketimcilik tüm itirazları tüketti. geçmiş değersizleşti. kişiliklerini, kimlik algılarını yitiren insanlar sonuçta kendilerini tanımlamak adına düşman arayıp buluyorlar."
    sezgi