• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.43)
kader - zeki demirkubuz
bekir uğura aşıktır. uğur zagoru sevmektedir,zagor ise suç işlemeyi. zagor hapisten çıkar. boğucu bir yaz gecesi aksilikler birbirini takip edince mahallede cinayet işlenir. aynı gece uğur da kaybolur. bu cinayet, o güne kadar genç ve zengin cevatın koruması altında yaşayan uğurun genç ve güzel annesi, felçli babası ve küçük erkek kardeşi için zor ve karanlık günlerin habercisi olsa da, uğura delicesine aşık olan bekirin kurtuluş umudu olur. ailesinin bulduğu bir kızla evlenip, yeni bir yaşama başlar. ama aylar sonra, zagorun izmir'de iki polisi öldürüp yakalanması ve uğurun istanbul'a dönmesiyle yeni bir umut belirince, bu acımasız aşkın peşinde yıllar yılı sürecek amansız bir takip başlar. bekir, taşra pavyonlarında, üçüncü sınıf otel odalarında, esrar alemlerinde uğurun izini sürer.
  1. hikaye o kadar gercek duruyor ki izleyip de kendinden pay bulmayan yok sanirim. imkansiz aski acik secik ancak boyle anlatabilirdi.

    filmi bir cumle ile ozetleyecek olursak su cikar: olmayinca olmuyor.
    abi
  2. bir üstteki entry görüyorum ve artırıyorum olmuyorsa zorlamıcaksın...
  3. (bkz: masumiyet - zeki demirkubuz)

    masumiyet filminin background hikayesini anlatan filmdir. ufuk bayraktar'ın birkaç ödül toplamasını beklerdim bu filmle.
  4. bazen siz de bir şeyin peşinden bekirin uğurun peşinden gittiği gibi gitmiyor musunuz?
  5. haluk bilginer'in 8 dakikalık tiradından uyarlanmış, masumiyet'in öncesini anlatan devam filmi. ne tiradmış arkadaş. resmen film çıktı içinden.
  6. başrolde ki bekir'in gerçek hayatı da bu seviyede diye bir yerden duymuştum.
  7. zeki demirkubuz filmleri arasında benim için ilk sırada olandır. hayatın bir şeyin peşinde sürüklenmekten ibaret olduğunu insanın beynine kazır resmen.
    (bkz: yine geri sar yine sarhoş)
    mavi
  8. bir zeki demirkubuz filmi.

    !---- spoiler ----!

    bu yaşımda bana bağzı şeyleri yeniden sorgulatan bir film.

    film yer altı dünyasını, arka sokakları buram buram tüm gerçekliğiyle koklatıyor bize.

    filmdeki american psycho havası, kimilerine göre gayet sıradan yaşantımızda göz ardı ettiğimiz psikopat insaların varlığını yeniden sorgulatmıştır. aynı kentlerde, aynı mahallede ve belki de aynı apartmanda çok başka hayatlar yaşıyoruz. ne kadar izole olmuşuz, kendi süpersonik yaşamlarımızda, nasıl öyle olduğunu sanıyoruz da, temkini elden bırakmışız esasen. ne çabuk unutuyoruz, her gün boy boy maruz kaldığımız tecavüzleri, şiddeti, cinayetleri.

    başka hatta daha beter saykopat hikayeleri de okudum, izledim. orasını burasını kesen, intihara teşebbüs eden arkadaşlarım, sevgililerim bile oldu. küçüklüğüm sokaklarda geçti, öyle ana kuzusu da büyümedim.

    ama bu filmi izledikten sonra kendimi, sokağa çıktığında ilk defa bir sümüklü çocuk görüp irkilen pembe yanaklı, ana kucağında ipadlerle büyüyen bir çocuk gibi hissettim.

    korktum. ölmekten değil, bir hiç uğruna, bok yoluna ölmekten korktum...

    bir hiç uğruna mı yavaş yavaş ölüyoruz bir yandan?

    !---- spoiler ----!
  9. yureginin pesinden suruklenenlerin yuregini sizlatan film.
  10. zulu