1. mentaliteye dayanmayan tamamen duygusal bir fikir. kadın erkek eşitliği değilde toplumun cinsiyet adaleti denildiğinde ise daha mantıklı olan amaç.
  2. dünyada eşitlik kavramini belki de en iyi jean jack rousseau sorgulamıştır: "insanoğlu özgür doğar, ama her yerde prangalar giymiştir"

    dünyada aynı cinsler arasında bile eşitlik yokken farklı cinsler arasında eşitlik aramak bir ütopyadır. mühim olan kanun önünde adaletin adil taksim edilmesidir.
  3. aslı kadın erkek eşitliğinin olmaması. damacana taşıyan kızlar varsa tabi eşitiz. beyin eyq açısından bakarsak bazı kızların erkeklere oranla daha zeki, bazılarının daha düşük olduğu gerçeği varken bizim soracağımız soru neye ve kime göre eşitlik kıstasını belirlemek olacaktır.
  4. kadin ve erkegin esitligi gibi bir sey soz konusu olamaz. bi kere erkek kadindan fiziksel olarak daha guclu bir varliktir. bu yuzdendir ki eski caglarda erkekler avlanmis, kadinlar ise yemek, cocuk gibi ihtiyaclarla ilgilenmislerdir. ancak kadin ve erkeklerin hukuki ve sosyal olarak esit olmasi ve ayni degeri gormeleri, bazilarinin zoruna gitsene zorunlu olarak saglanmalidir.
  5. doğanın kanununa ters olan bir durum.
  6. kadının daha üstün olması nedeniyle mümkün olmayan eşitliktir.

    edit: birilerinin çok zoruna gitmiştir, yazık.
  7. zirvadan ibarettir. zira esitlik adalet demek değildir. madem erkekler fiziksel olarak daha güçlü veya sosyokulturel olarak daha rahat o vakit kanunlar karşısinda da kadin ustun tutulmalı ki toplum içinde adaletin varlığından bahsedilebilsin. burda bahsettigim kadinlarin dogum izini almalari yahut erken emekli olmalari degil. erkeklerin isledigi kadin cinayetlerine, erkek cinayetlerine nazaran daha fazla ceza verilmesinden tutunda toplumda iki farkli cinsi karsi karsiya getiren her hususda kadin ustunlugu temin edilmeli ve bu kistaslara riayet etmede noksanlik gosterilmemeli.