1. bugün hocamız yıllardır ekşisözlük de yazar olduğunu ve ekşide bu başlığı gördüğünü söyledi. biraz içerlemişti sanırım. çünkü konumuz dna nın üç boyutlu modeliydi. kendisi watson ve crick in rosalind franklin in hayatını nasıl kararttığını anlattı. arada

    nickini sordum tahmin ediceğiniz gibi söylemedi. onun yazdığını düşündüğüm entry yi alt tarafa yazıyorum.

    !---- spoiler ----!

    yanılgıdan ibaret önerme benzerimsidir.

    dna yı keşfeden aslında herkesin bildiği gibi watson ve crick değil, rosalind elsie franklin dir.

    dna molekülünün ilk fotoğrafını x ışını kırınımı metodu ile çekmeyi başarmış ve sarmal halde olduğunu ilk gören ve öğrenen kişi, "nobel ödülü sahibi" kişidir kendileri. tabiki o zamanlarda şimdiler gibi kadını hor görme ve "elinin hamuru ile bilim işine karışma" mantalitesi bu dahi kadının arka planda kalmasına neden olmuş, uyanık watson ve crick rosalind elsie franklin'in çektiği ve herkesten sakladığı fotoğrafı çalarak dünya tarihine geçmeyi başarmışlardır.

    watson ve crick, uzun süredir dna üzerine kafa yormaktadırlar. fakat şekli hakkında bir türlü doğru yorumu yapamamışlardır. dna nın 3 boyutlu görüntüsünü görüntülemeyi başaran rosalind elsie franklin in çekmiş olduğu fotoğrafı gördüklerinde, dna ile ilgili kayıp halkayı tamamlayarak makale haline getirmişler ve dünya tarihine geçmişlerdir.

    bilim hayatının büyük kısmını x ışını kırınımı çalışmaları ile geçirdiğinden yumurtalık kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiş "bilim emekçisi kadın"dır.

    detaylı bilgi için: rosalind elsie franklin

    özet: erkekler hep hazıra konsun, kadınların emeği hep sömürülsün..

    !---- spoiler ----!

    bu yorumu neden yazdım bilmiyorum ama sanırım nispeten entel sözlüklerden birinde tanıdığınızın olması insanı biraz mutlu ediyor.

    unutmadan söyleyeyim. ekşicilere "oradakiler kendilerini çok entel sanıyorlar. yok kadınlar anca ev işlerini yapar, elinin hamuruyla bilime giremezler falan yazmışlar." dedi. sanırım ekşinin son halinden pek haberi yok.
  2. yapmamış diyen taş olur. lakin malesef doğruluk payı vardır ve nispeten daha az katkı sağlamışlardır. bunun sebebi ise kadınların eğitim hayatının yakın tarihe kadar kısıtlanmış olmasıdır kanımca. hadi bakalım şimdi görelim marifetinizi hanımlar döktürün hünerinizi.
  3. az sayıda da olsa kadın bilim adamı var. hala sayıları az ama giderek artıyorlar.
    onların dışında her başarılı erkeğin arkasındaki kadın olayı var, doğruluğuna inanmasam da. edison'un annesi var mesela, oğlunun başarılı olacağına inanıp onunla ilgilenmeseydi edison gibi bir bilim adamı yetişmeyecekti. bu durumda oğlunun başarılarını annesine de mal edebiliriz bence. her bilim adamı için geçerli olmayabilir ama annesinin karısının desteğiyle bir çok başarıya imza atmış bilim adamları olduğuna eminim.

    eğer anaerkil bir toplum olsak aynı girdiyi tersten yazabilirdim.


    *girdinin başındaki "kadın bilim adamı" kısmı için bir kaç kişiden mesaj aldım. tdk'ya göre adam insan demektir. tdk bütün cinsiyetçi açıklamalarına rağmen adam kelimesi için erkeklerle bağdaştıracak bir açıklama yapmamış.
    ben de adamlığı erkeklere atfetmek istemiyorum. adam olmak xy kromozomu taşımakla, penisinin olmasıyla ilişkili bir durum değil. deyim olarak kullanıldığında da güç sahibi olmak, kendine yetebilmek, bir işi başarabilme yetkinliğine sahip olmak anlamlarına gelir. şimdi ben bunu bilim insanı olarak düzeltirsem kadınlara hakaret etmiş olurum. böyle bir kavramı daraltıp sadece erkeklere ait yapmayayım.
  4. bu tür tartışmalar genelde bilimsel gelişmenin erişilmez faydalı olduğu önkabulü ile yapılıyor. bana sorsalar bilim yerine felsefe, edebiyat ve sanat derdim. bilim çok gelişti de ne oldu? tiranların işine yaradı. felsefenin ötesinde bir keşif de olmadı hala kozmik yasalardan bahsediliyor, canlılık oluşumu hakkında bilgi yok, bigbang kavramı bile muallak, maddenin oluşumu da net degil. nedir yani bu bilgiler eksik kalınca zaten felsefe düzeyine inmiş oluyoruz. teknoloji desen zaten bir ton zırvanın müdavimi olduk olmasa da olurdu. kadınlar bilimde ön plana çıkmamış keşke erkekler de çıkmasaydı da huzur içinde yaşasaydık.
    abi
  5. bir örnek vermek gerekirse, güncel olarak; apollo 11'i ay'a götüren assembly kodunu yazan margaret hamilton'a özgürlük madalyası bugün verildi. yazılım mühendisliği tabirinin de mucididir.
    özgürlük madalyası
  6. eksi su an bir kitap okuyup alim olan, ya da aklina bir an bir fikir gelen ve bunu süper birsey ya da ilk defa kendi buldugunu sanan insan dolu. bunlarin actigi basliklardan biri.
  7. erkek bilim insanlarını dogurmalari, bilime katkı sayılmaz mı?
  8. simdi ilginc olmayan bir olgu olarak soylemis olayim; kadin bilim insani vardir. hem de az falan degil baya vardir.

    lakin eksi'de olsun burada olsun gordugum bir arguman var "erkek bilim adamlarini dogurmalari" diye. bu tipki seye benzemis, "savaslarda en cok yara alanlar kadinlardir. kocalarini, cocuklarini savas sirasinda kaybederler.". yahu arkadas; feminizm, kadin erkek esitligi falan derken kafayi yediniz herhalde.

    birincisi, savaslarda bir defa erkegin kendisi oluyor. adam olmus!! dunyada artik olmayacak. yok. kadin sag ama durumundan sikayetci oldugu dile getirilmis. madem oyleydi, kadini da erkegin yanina askere alsaydiniz da acilari son bulsaydi. ama yok.

    ikinci olarak da "erkek bilim adamlarini dogurmasi" argumani. peki ben de firinci olayim. erkek bilim adamlarina ekmek urettigim icin bilime katki saglamis olur muyum? hatta erkek olayim, erkek bilim adamlarini doguran kadinlarin yumurtalarini dollemesi icin sperm olusturayim. bilime katki saglamis olur muyum?

    hatta durun. bilime katki saglayacak adami doguran kadina sperm ureten adama ekmek yapan firinciyi yapan kadinin yumurtasini dollemek icin sperm ureten adam olayim. bilime katki saglamis olur muyum? bu hesaba gore olurum. hatta bu hesaba gore ilk insanlar su anda gelistirilmis butun bilim ve patentlerde payi olan adamlar. sonucta sperm yumurta vs. anladiniz siz onu.

    kadin bilim insanlarinin boyle het hot argumanlara ihtiyaci yok ki, zaten her yerde varlar. "her basarili erkegin arkasinda hede hodo" olayi da artik sikmaya basladi. yahu kadin neden erkegin arkasinda olsun? otursun kendi yapsin bilimini, korkuyor mu? elinden alan mi var?

    bugun kiz olsam ve bilim yapmak istesem; isvec'in haberi olur ve beni ulkesine cagirirdi. o kadar kadin-erkek esitligi var bizde demek icin yapilan esitsizlik var ki saysak bitiremeyiz. bu bildigin sey olmus: "esitlik saglanana kadar kadina pozitif ayrimcilik taniyoruz."

    rosalind franklin var mesela dna'yi goruntulemisti yanilmiyorsam. o ikili sarmal yapisini kesfetmisti.

    ada lovelace, bilgisayarlar ortaya cikmadan yaklasik 150 yil once bilgisayar program yaziyordu. dunyanin ilk yazilimcisi olarak geciyor.

    marie curie var, yaptigi radyoaktivite calismalari yuzunden kanser olarak oldu...

    bunun bir de 2010 kreasyonu var. onlar henuz bir sey bulamadiklarindan kayitlara gecmediler. 20 yil sonra gorebilirsiniz.
  9. yanlış bir önermedir, tarih uzun yıllarca kadınların yaptıklarını umursamamış ve kayda geçmemiştir. bundan öncesinde de bilim ağacı altında kadınlara yer tanımadıkları da olmuştur.

    bilim - kadın ilişkisi radyoaktif ışınlar sebebiyle ölen madam curie'den ibaret değildir.
    kuz